Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...
HESABIM
Üye Ol

ÇOCUKTAN GELİN Mİ OLURMUŞ? !!!

  Sevtap GÜLEN sgulen@kesanpostasi.com   Aldığım haberler doğrultusunda bu hafta konuşacağımız ana konu çocuk gelinler. Aslında hiçbir yazar yazmak istemez herhalde bu konuyu ya da konuşulsun istemez hiçbir ülke ama yaptığım araştırmalardaki rakamlar çocuk gelinlerin ilk Mısır’da ardından bizim ülkemizde en fazla olduğunu gösteriyor. Hatta 15- 19 yaş aralığında bazı ülkelerdeki kızlarda evlenme oranı; İsveç’te...

Yazar: Sevtap GÜLEN - Yazının Tarihi: 23 Şubat 2014 - Okunma Sayısı:3470 defa okundu.

483_1

  Sevtap GÜLEN

sgulen@kesanpostasi.com

 

Aldığım haberler doğrultusunda bu hafta konuşacağımız ana konu çocuk gelinler.

Aslında hiçbir yazar yazmak istemez herhalde bu konuyu ya da konuşulsun istemez hiçbir ülke ama yaptığım araştırmalardaki rakamlar çocuk gelinlerin ilk Mısır’da ardından bizim ülkemizde en fazla olduğunu gösteriyor.

Hatta 15- 19 yaş aralığında bazı ülkelerdeki kızlarda evlenme oranı; İsveç’te yüzde 0.4, Japonya’da yüzde 0.7, Almanya’da yüzde 1.2, İspanya’da yüzde 2.3, Amerika’da yüzde 3.9, Şili’de yüzde 11.7, Azerbaycan’da yüzde 12, Peru’da yüzde 12.5, Mısır’da yüzde 15.9 ve Türkiye’de yüzde 15.5! ama gerçek oran bu değildir çünkü dini nikah ile olan evlilikler nüfus kayıtlarında yer almıyor bile gerisini siz düşünün…

           

            Doğu illerimizde çocuklara zorla yaptırılan evlilikler ile başlayacak olursak… Onlardaki ilk sebep geçim sıkıntısı. Ki geçerli bir sebep olduğunu da düşünmüyorum ben, ama bahane işte… Bir ailede 3 eşli bir baba, 20 küsur çocuk… Daha isimlerini bile tam olarak bilmeyen bir baba! Öyle adama baba derken asıl babalara hakaret olduğunu bile düşünüyorum. Çocuk yapmak sadece bir zevkten sonra gelen bir nefesi dünyaya getirmek değil. Çocuğu herkes yapar, önemli olan ona analık babalık yapabilmektir. Babalık henüz 13- 15 yaşındaki çocuğunu 50- 60 yaşındaki adamlara eş olarak vermekle olmaz! Konunun bir başka boyutuna bakmam gerekecek… Çünkü bu satırları yazarken o kadar yoğunlaştı ki duygularım, her an belli harfleri bir araya getirip kötü sözcüklerden bucaksız cümleler kurabilirim…

 

            Çocukların evlenmesine birde batıdan bakalım. Hatta biraz indirgemek gerekirse Edirne’den, İpsala’dan! … Hadi Doğumuza göz yumduk ( ki olası değil böyle bir şeye göz yumulamaz, sadece birazdan anlatacaklarımda yoğunlaşmanız için böyle bir cümle kurdum) ya Batıdakiler! En azından şöyle bir Karpuzluya bakıyorum da, ben 17 yaşındayım ve arkadaşlarımdan birkaçı nişanlandı, evlendi, ardından boşandı, birkaçı hala evli, bazıları çocuk büyütüyor… Şu an kendimi hayal ettim de… Yok, hayal bile edemiyorum özür dilerim! …

 Tek sorun evlenen arkadaşlarımda da değil ki. Evet, onlarda da var suç. Okumayı tercih etmeyip aşka meşke yordular bazı vakitlerini. Elbette okuyan kesiminde aşk hayatı var. Ama okuyan kesim aşka farklı bakıyor, okumayan kesim farklı.  Ortaokul bitiminden sonra evlilik!… 15 yaşındaki insanlar evlenir mi Allah aşkına! Evcilik mi bu! Hadi diyelim kız bir hata yaptı kaçtı. Peki, ailesi nerede bu kızın? Sen hiç mi görmedin be adam kızın nasıl? İyi mi? sorunları var mı? Sevgilisi var mı? oturup sordun mu hiç kızına? Bir baba gibi değil de arkadaşın gibi hiç karşına alıp dinledin mi sorunlarını? Dikkat ettin mi telefonu hep elinde mi? davranışları değişti mi? gece ağlıyor mu ağlamıyor mu kontrol ettin mi hiç? Sonra vay efendim kızım kaçtı gidip almam ben gururluyum namus meselesi… Peh… Derdini dinlediğim birçok insan kaçtığı andan itibaren pişmanlık duyuyor arkasını arasa ailesi, geç olmadan geleceği daha farklı yola girecek… Ama yapmıyor. Sonrasında daha bir yıl olmadan boşanılıyor ki boşanma da değil aradaki nikâh sadece imam nikâhı… Hadi boşanılmasa bile evli kalıyorlar çocuk büyütüyorlar o yaşta, hem çocuk hem kendilerini büyütüyorlar daha doğrusu…

 

            Bir de şöyle bir şey var. Baba can havli ile çalışıyor anne sabahın köründe kalkıp kızının okul üniformasını ütülüyor kahvaltısını hazırlayıp okula uğurluyor, her dediğini yapıyor gelin görün ki bizim arkadaşlarımız sizin çocuklarınız okumuyor!

 

            Şimdi sorun kimde? Çocuğuyla tam manasıyla ilgilenmeyen anne babada mı? Cahil düşünüp hata yapan gençlerde mi? Doğu ilimize bakacak olursak çaresiz kızlarımızda, düşüncesiz ( bu sıfatları çoğaltmamak için kendimi durduruyorum… ) babalarında mı?

            Yaşım 17 olsa da yaşıtlarıma birkaç önerim olacak. Kızlar, okuyun! Evlilik geç değil herkes bir gün mutlaka evlenecek ama evlilik ömür boyu peki bekarlık, özgürlük??? Aşk kör edecek bir süre gözünüzü seviyorum ölürüm ona diyeceksiniz. Peki, bir ömür geçecek mi böyle? Bir mesleğiniz yok. En basitinden pazara çıkacaksınız, eşinizden para isteyeceksiniz bu bir… iki.. üç… olacak ya sonra? Ya yıllar geçtikten sonra? Sizde utanacaksınız eşinizin eline bakmaya… İşte bu yüzden en azından ekonomik özgürlüğünüzü kazanmak için okuyun. İlerde boşandığınızda babanıza yük olmamak için okuyun. Kendi ayaklarınızın üzerinde durun.

 

            Çocuktan gelin olmaz! Çocuk büyür ondan doktor olur avukat olur bakan olur başbakan olur ama çocuktan gelin olmaz!

 

                        Erken evliliklerin yok olması, gelecek nesillerin; okuyan, kültürlü bireylerden oluşması ailelerin çocuklarıyla çok daha yakından ilgilenmesi ümidi ile…

 

Bir Yorum Yazın

*

Arşiv

Reklam Alanı