Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...
HESABIM
Üye Ol

“GEÇMİŞİN MUHASEBESİNİ YAPARAK SANDIK BAŞINA GİDELİM”

      21 Eylül de yeni bir dönemin başlangıcı için 20 Eylül, pazar günü sandık başına gidiyoruz. 20 Eylül’de yapılacak milletvekili seçimleri öncesinde Batı Trakya Türk seçmeni olarak bilinçli bir şekilde Kime? Neden? oy kullanacağımızı idrak ederek gitmeli bunun yanında da siyasilerin oy avcılığı için kullandığı üsluba dikkat etmeleri gerekli!!! Yıllardır ülkede ekonomik krizle...

Yazar: Erhan İMAMOĞLU - Yazının Tarihi: 21 Eylül 2015 - Okunma Sayısı:1632 defa okundu.

 

 

11921691_1139942759354804_5291652376345580363_n

 

21 Eylül de yeni bir dönemin başlangıcı için 20 Eylül, pazar günü sandık başına gidiyoruz. 20 Eylül’de yapılacak milletvekili seçimleri öncesinde Batı Trakya Türk seçmeni olarak bilinçli bir şekilde Kime? Neden? oy kullanacağımızı idrak ederek gitmeli bunun yanında da siyasilerin oy avcılığı için kullandığı üsluba dikkat etmeleri gerekli!!!

Yıllardır ülkede ekonomik krizle boğuşan insanların yanında azınlık seçmeninin durumu her geçen gün daha kötüye gitmekle beraber özellikle seçim dönemlerinde Batı Trakya Türk seçmenini bazı kişilerin “Sözde birlik ve bareberlik” uydurmaları altında kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalışarak toplumu bazı siyasi görüş ve düşüncelerin dışında bırakmaya çalışarak izledikleri kısır siyasetin sonucunda bazı adayların“görev yapma anlayışına gölge düşürecek” her türlü hal ve hareketten kaçınmamaları azınlık toplumu üzerinde olumsuz izler bırakmaya devam etmektedir.
Özellikle son yıllarda seçimlerde izlenen yanlış politikalar uğruna azınlık seçmenini yönlendirenler artık yanlış yaptıklarının farkına varmalılar. Bu yapılan yanlışa da en ıyi örnek ülke genelinde ilk defa aynı iktidar partisinden 3 tane azınlık milletvekili çıkarmamıza rağmen azınlık toplumu için en zor günlerin başlangıcına imza attık. Azınlığa hizmet etmeyi görev edinme yerine parti çıkarlarını korumayı uygun gören bu milletvekillerimizin yaptıkları ortadadır. Bunlar, protokol masalarında birer piyon gibi oturmaktan başka bu topluma bir şeyler ne yazık ki verememişlerdir.

Siyasette kaliteli insan yoksa, siyaseti ele geçiren sıradan kişiler gelirler, başkalarının yaptığı icraatlar üzerinden kelam ederler, kendilerine ait olmayan hizmetler üzerinden rant devşirmenin mücadelesini yaparlar. Başka becerileri de yoktur zaten. Tıpkı yıllardır olduğu gibi.

Haa birde bizim mebusların başka bir önemli özelliğide marifetmiş gibi rençpere az da olsa arasıra verilen paraların bankalara yatış tarihini duyurmalarını hizmetten saymaları.

Milletvekilliği ve sorumluluğunun ne olduğunu iyi bilen, sorunların çözümü için yanımızda olacak ve Batı Trakya Türk seçmeninin sahipsiz olmadığını hissetirecek kişileri desteklemeliyiz. Sadece seçim dönemlerinde oy için ayaklarımıza kapanan ve seçildikten sonra azınlık seçmenini küçük görenler artık bilmelidirler ki bu oyunları tutmayacak.

Batı Trakya Azınlık davasının eziyetini çekenlerin bir kenara itildiği ve sonradan görmelerin sahneye çıkarak Donkişotluğa soyunduğu bu dönemde artık azınlık seçmeni kimlere oy kullanacağını öğrenmeli. Toplum olarak sorunlarımızı 7’den 70’şe bilmemize rağmen bildiğimiz bu sorunlara en iyi çözümü getirecek ve hakkımızı savunacak kişileri seçmekte neden yanıldığımıza gelin bir bakalım.

Bu toplumun birer ferdi olan yaşlısı, genci, esnafı, çiftçisi, köylüsü olmak üzere herkesin problemleri ortalıktayken ne yazık ki seçim dönemlerinde bu gibi problemlerle boğuşmayan ve alın teri nedir bilmeyen bir zümrenin kendi çıkarlarını korumak adına azınlık insanını seçimlerde yönlendirmeye çalışması asıl sorun. Çünkü bu zümre azınlık insanına hizmet edecek bir adayın kazanmasını değil onların çıkarlarını koruyacak bir piyon aramaktadır.Onlar için tarlada çalışırken elleri nasırlaşan, yarınlarına umutsuzca bakan azınlık gençlerinin ve işyerlerini ayakta tutmak için gecesini gündüzüne katan esnafların içler acısı halinin bir önemi yoktur. Onlar için fitne ve yalakalıkla seçtirdiklerinin siyaset arenasına çıkmaları arpalarının artması bakımından önemlidir.

Seçim dönemine girdiğimiz bu günlerde yine aynı tas, aynı hamam. Hali hazırdaki milletvekilleri aylardır yapamadıklarını yapacaklarına vaad ederken, bazıları ise liste başı olduklarında seçimlere gireceklerini ileri sürmeye devam ediyorlar.Yani anlayacağınız çözüm yerine vatan, millet ve azınlık edebiyatına devam.

20 Eylül, Pazar günü yapılacak erken milletvekili seçimlerine doğru yollandığımız bu günlerde özellikle SYRIZA ve Yeni Demokrasi Partileri arasındaki fark neredeyse kapanmış durumda.Bu partileri ise POTAMİ partisi takip ediyor.

Bu seçimde azınlık seçmeninden oy isteyenler arasında SYRIZA partisinden son seçimlerde milletvekili seçilen Mustafa Mustafa ve Ayhan Karayusuf, POTAMİ Partisinden birinci sıradan İlhan Ahmet ve son seçimlerde PASOK partisinden seçimlere katılmayıp SYRIZA partisine destek veren Ahmet Hacıosman tekrar PASOK Partisinden aday olma çabası veriyor. Yıllarca PASOK Partisinden milletvekilliği yapmış olan Ahmet Hacıosman’ın tekrar PASOK Partisinden aday olmasına özellikle Rodop ilindeki PASOK taraftarlarının tepkisine rağmen Hacıosman’ın bazı kişileri devreye sokarak yine aday olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ahmet Hacıosman’ın aday olamaması halinde ise yerini Rıdvan Molla İsa alacak. Yeni Demokrasi Partisinde ise Stilyanidis’in birinci sıradan aday olmasının getirdiği sıkıntıdan dolayı azınlıkdan aday olmak isteyenler düşüncede. Mustafa Katrancı’nın adının son günlerde sıkça telafuz edilmesine rağmen aday olmaması halinde partinin demirbaşı olan ve aday olmakla ömrü geçen İdriz Ahmet’in bu işe tekrar gönüllü olduğu ortada.

İskeçe Bölgesinde ise SYRIZA milletvekili olan Hüseyin Zeybek yine aday. PASOK Partisinden ise İhsan Ahmet Kehaya aday olurken eski Yeni Demokrasi Partisi Milletvekili Birol Akifoğlu’nun ise POTAMİ Partisi ile anlaştığı gelen haberler arasında. Burada Yeni Demokrasi Partisinin azınlık adayları ise Bandak ve İrfan Hacıgene. Çetin Mandacı ise hala parti aramakla meşgul, bulursa gireceğine kesin gözle bakılıyor.

Önümüzdeki erken seçimde Rodop ilindeki asıl amansız mücadelenin 3.ncü milletvekilliği için İlhan Ahmet ve Ahmet Hacıosman arasında geçeceği konusunda herkes hemfikir olurken bu ikili arasındaki rekabete bir kez daha tanıklık edeceğiz.Ama bunun için Ahmet Haciosman’nın küstürdüğü partisi PASOK’dan aday olmayı başarması lazım. Şimdilik ibre İlhan Ahmet’ten yana. İskeçe ilinde ise şanslı yine Hüseyin Zeybek olurken Rodop ilinde de Mustafa Mustafa’nın milletvekilliği kesin.
Evet durum şimdili yukarıda sizlere aktardığım gibi.
Asıl sorun ise seçmenlerin bir kısmının önümüzdeki seçimde sandığa gitmekte pek gönüllü olmaması.

Artık azınlık milletvekili adaylarının bazı gerçekleri görmeleri lazımdır. Batı Trakya azınlık siyaseti anlayışında halka hizmet için verilen bir makamı aile ve çevre için kullanmak asla kabul edilemez, ahlak dışı bir siyaset tarzıdır. Halka hizmet için seçildiğiniz bir makamı aileniz ve çevreniz için kullanarak kişisel hırs ve çıkarlarınıza hizmet ediyorsanız, yaptığınız siyaset değil, başka bir şeydir. Siyaset hizmet amaçlı olmalıdır. Çünkü azınlık toplumuna olan borcumuzu ancak sizleri o makamlara taşıyan halka halis niyetlerle hizmet ederek ödeyebilirsiniz.
Siyasete rant için, nüfuz elde etmek için girenlerden olmayın. Bu yüzden rant, çıkar ve nüfuz elde etmek için siyaset yapanları ancak yalakalık ve çıkarcılık yapanlar sever, seçmen de onları sevmez. Düzgün, dürüst ve birikimli insanlar siyasete girmeli.

Eyyy Batı Trakya Türkü…

Düzgün, dürüst ahlaklı insanların siyaset yapmadığı yer ve zamanlarda Batı Trakyada olduğu gibi minberlerden, kapalı kapılar arkasından yönlendirenlerden dolayı sıradan insanlar sizi yönetmeye başlar. Partiler kutsal değil, kutsal olan insandır. Bu yüzden partiler önemli değil, azınlık toplumu içinde asıl önemli olan kaliteli, dolu dolu insanların siyasete girmesi gerekir.
Tüm bunları gözönünde bulundurarak azınlık seçmeni olarak neden yıllardır hep aynı yerde saydığımızın bir geçmişe dönük bir muhasebesini yaparak ‘Neden böyle oldu, doğrularımız, yanlışlarımız neydi?’ şeklinde bir iç muhasebe süreci yaparak sandık başına gitmeliyiz.

Saygılarımla

Bir Yorum Yazın

*

Arşiv

Reklam Alanı