KUZULARIN SESSİZLİĞİ

    Tahsin ATAİZİ tataizi@kesanpostasi.com     Bizleri uyandırmak adına bizlere dokunsalar da; anlayana o dokunuşlar bir saz… Ancak bazılarına da davul zurna bile az diyorum!  Haksızlık ve adaletsizlikler kalınan SESSİZLİKTE ki tepkim; Maksadım, kimseyi provoke etmek, kışkırtmak asla değil. Sadece düşüncem. (Zira ülkemde düşünce özgürlüğünde (!) düşüncemi yazmanın, söylemem suç olmasa gerek…)  Ancak iyi...

Yazar: Tahsin ATAİZİ - Yazının Tarihi: 23 Ağustos 2017 - Okunma Sayısı:291 defa okundu.

tahsinyazar2 

  Tahsin ATAİZİ

tataizi@kesanpostasi.com

 

 

Bizleri uyandırmak adına bizlere dokunsalar da; anlayana o dokunuşlar bir saz… Ancak bazılarına da davul zurna bile az diyorum!  Haksızlık ve adaletsizlikler kalınan SESSİZLİKTE ki tepkim; Maksadım, kimseyi provoke etmek, kışkırtmak asla değil. Sadece düşüncem. (Zira ülkemde düşünce özgürlüğünde (!) düşüncemi yazmanın, söylemem suç olmasa gerek…)  Ancak iyi niyetle yorumlayarak; sessiz kalanların sessizliğini de “ sükût ikrardan gelir.” (Atasözüyle, yani kabulleniş doğrulama olarak)  teselli buluyorum.

Atatürk’ümüz, Türk milleti için;  Türk milletini övücü, bizleri onara edici” Türk Milletini ASİL, KAHRAMAN, ZEKİ, CESUR, ÇEVİK’tir, sıfatlarıyla toplumu motive edici sözleri ile manevi gücümüze adeta POZİTİF İVME kazandırmıştır.

Milletimiz için ATA’ mızın sözleri son derece doğru ve tartışılmaz olmasına rağmen! Benim naçizane düşüncelerimi de yansıtsa dahi; bazı yayın organlarında medyada “KOYUN gibi KUZU gibi bir toplum mu olduk” sözleri beni tenakuza düşürüyor…

Neden mi?

Yaa ( Yahu)! Koyunlar kuzular bile aç susuz  yemsiz  kaldıklarında: ME-ler  kuzu kuzu!… KOYUN da olsalar bir ses bir tepki verirler MEee leyerek… Haksız davranışlar karşısında…

Toplumu %49- %50 diye ayırmadan ayrıştırmadan;  Acaba diyorum bu toplum gördükleri haksız uygulamalarda,

  • Adaletsizlikte,
  • Gasp yapanın( ispatı yoksa serbest bırakıldığı),
  • Yolsuzluk yapanın( ispatı yoksa serbest bırakıldığı),
  • Azmettiricinin( ispatı yoksa serbest bırakıldığı),
  • İddianamesi 2 aydır hazırlanamadığı halde medya mensubu yazarların, çizerlerin içeride tutulduğu, zorunlu istirahat ettirildiği…
  • Lozan’ın inkâr edildiği adeta 2. Sevr denildiği,
  • ATATÜRK Orman Çiftliğinin arazisini Amerika’ya toprağımızı tarihimizi satanlara hesap sorulmadığı,
  • Okullarda Andımızın okunmadığı,
  • ATA’mızın isimlerinin silindiği Arena dediğimiz statlarda,
  • ATA’mızın anılmadığı,
  • Atatürk’ümüzün açılan hiçbir yeni tesiste baraj, Havaalanı, Köprü, Stat, Hastane ’ye vs. isminin verilmediği!
  • Başka ülkeye ( İngiltere’ye) İngiliz gemisiyle iltica eden Abdülhamit adının GATA Hastanesi’ne isminin verilmesine! Bu nedir ne iştir nasıldır diyen olmadığı! ( Genel Kurmay herhalde izinde idi bu isim verilirken)
  • Yunanistan’a kaptırdığımız ( Bir taşına canım feda dediğimiz ülkemiz için ) kaybedilen adacıklara KAYA parçası diyenlere! Adeta bu kaya parçacıkları dedikleri adacıkların( en küçüğü Büyük Ada’mız kadar olduğu) Yunan Genel Kurmay Basın ve Halkla ilişkiler Sorumlusu Ve Askeri heyeti toplarını Türkiye’ye çevrilmiş bu adeta SİRTAKİ yaparken ilgili yetkili ağızlar nerede duymak istiyorum! Bir şeyler yapmasanız yağmasanız dahi, gürleyin be! Ses verin ses!

Biz emekliler, EMEKLİYİZ ama EMEKLEMİYORUZ!

GÜÇLÜYÜZ- CESURUZ-HAZIRIZ! Ya Sizler Yetkililer, Ne olur bir söz bize yeter.

“ Atatürk’ün dediği gibi ilk Hedefiniz AKDENİZ ileri”  gibi… Sözümün arkasındayım benim gibi sizlerde suskunlar  sessizler!… Ben kuzu gibi ME demiyorum! Siz NE diyorsunuz?  Lütfen bir açıklama.

Bir teselli ver özünüzle sözünüzle hiç olmazsa bari Orhan GENCEBAY’dan bir şarkı gibi olsun…

Çok değerli E.Kur. Alb. Ümit YALIM silah arkadaşımın çok güzel, toplumu bilgilendiren açıklamaları medyadan lütfen takip edilirse; Adalarımızda apaçık SİRTAKİ oynayanlara, adeta şov yapanlara bir HARMANDALI bir ZEYBEK’le karşılık verebilen asil milletim var. Yetkililer lütfen açıklama ve toplumu aydınlatan ferahlatan beyanatlarınızla içimize, yüreğimize su serpin.

KOMUTANLARIM ve EN YETKİLİLER: Bu uygulama ve haksızlıklara ben ( kuzu gibi) ME lemiyor! ME demiyorum… NE diyorum? Aydınlanmak adına!

Sessiz kalışlarda;  milletime, koyun gibi kuzu gibi benzetme yapmam yapamam… Kuzuların masumiyeti yanlış anlaşılır sonra… Zira haksızlıklar karşısında ( ahırlarında yemsiz susuz ve ilgisiz bırakıldığında)  hiç olmazsa  “ME” diyen MELEYEN kuzularıma da hakaret olur diye düşünüyorum şimdi köyümün ( adeta) mütevazı bir ÇOBANI olarak…

“Kuzularım benim” derken; onların Besmele ile kurban edilmesinde bile ”ME!” diye seslerini çıkartabiliyorlar… Bu şartlarda yazan ben bile bir şey söylemiyorum. “ Korkuyor muyum nedir bu iş?” sadece “Meee;  değil “ NE” diyebiliyorum. Etkili olacak en YETKİLİ ve İLGİLİLERE!

Köyümden Hür basına(!)

Dürüst kalemlere, kalemini dik tutanlara icabında doğru kararlarda üslubu ile yanlışı kalemiyle kırıp YANLIŞI kesip, kestiği yerde doğruyu bulan BASIN MENSUPLARINA BAYRAMLARI kutlu ve de SELAM olsun. SELAM OLSUN HÜR BASINA HELAL OLSUN.

Yorum Kapalıdır.

Arşiv

Reklam Alanı