Öküze Kravat Takmanın Alemi Yok

    Şenol KOCATEPE skocatepe@kesanpostasi.com       Biz 3 kişiyiz; Ben…Keyfim ve Kâhyası…   Kimse pahalıdan satmasın kendini, biz biliriz herkesin indirimli günlerini…   Gidene üzülme başkasına gidiyordur?   Gelene sevinme başkasından geliyordur…   Biz 3 kişiyiz; Ben; Keyfim… Ve kahyası…   Beni tanıyan bilir. Bilen anlar. Anlayansa susar… Anlamayan uzar….   Ayık ol...

Yazar: Şenol KOCATEPE - Yazının Tarihi: 10 Aralık 2014 - Okunma Sayısı:3896 defa okundu.

skocatepe

    Şenol KOCATEPE

skocatepe@kesanpostasi.com

 

 

 

Biz 3 kişiyiz; Ben…Keyfim ve Kâhyası…

 

Kimse pahalıdan satmasın kendini, biz biliriz herkesin indirimli günlerini…

 

Gidene üzülme başkasına gidiyordur?

 

Gelene sevinme başkasından geliyordur…

 

Biz 3 kişiyiz; Ben; Keyfim… Ve kahyası…

 

Beni tanıyan bilir. Bilen anlar. Anlayansa susar… Anlamayan uzar….

 

Ayık ol panik yapma… Rahat ol bak dalgana…

 

Giden dönmek ister bırak dönsün… Ne kaybetmiş bir daha görsün…

 

Kimseyi kırmamak üzmemek şartıyla, dilediğin her şeyi yaşa.

 

Bir gün çekip giderken geride ne aklın kalsın, ne de senin yüzünden kırılmış bir yürek…

 

Ama şunu da unutma ki hiç bir şey hiç kimse vazgeçilmez değildir…

 

Hiç kimse ama hiç kimse için üzülmeye değmez…

 

Bakın size bir öykü anlatayım?

 

Bir gün bir doktora, gerginlik ve tedirginlikten şikayetçi olan bir hasta gelmiş.

 

Yapması gereken çok işinin bulunduğunu, Fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş.

 

Doktor:

 

“Bu işleri başka biri yapamaz mı, ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı?” diye sormuş.

 

Adam, “Onları yalnız ben yapabilirim. Bütün işler bana bakıyor!” diye cevap vermiş.

 

Doktor; “Sana bir reçete vereceğim. Bu Reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor!” diyerek, yazıp eline vermiş.

 

Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış.

 

Reçetede; Her gün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin yazıyormuş.

 

Hasta adam; “ Yürüyüşü anladık ama, neden Mezarlık?” diye sormuş.

 

Doktor: “ Oraya gidip Mezar taşlarına bakmanı istiyorum. Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce,

kendinden başkasının yapmasına imkan olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin.” demiş.

 

Evet, bulundukları noktada kendilerini vazgeçilmez gören; Halbuki orada, problem çözmek yerine problemin bir parçası olduğunun farkına varmayan insanlar için de, doktorun reçetesi geçerli değil mi?

 

Aslında, kendini bu Hasta adam gibi gördüğü sürece, herkes için geçerli bir reçete…

 

Unutma değer verdiğin insan sana değer vermiyor ve kendi değerini anlamıyorsa, bırak kendi değeriyle kalsın?

 

Bir yazar ; “ Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra ya da hayallerdeki ümittir. Hüsranı ise tek bir yerde kabul ediyorum. Yaşamak ve mümkünken yaşayamamış olmaktadır.?” demiş.

 

Değersiz olmak istemiyorsan sadece sana değer vereni bul ve Ona öyle bir değer ver ki nefes dahi alamasın…

 

Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var.. Kazandığın her şeyde, biraz yitirdiklerin…

 

Bu yüzden; birileri ısınıp dururken, unutma senin hiçbir zaman dinmeyecek üşümelerin?

 

Hiçbir şey için “Benimdir” deme. Sadece de ki;  “Yanımdadır”

 

Çünkü ne altın, ne toprak, ne sevgili, ne hayat, ne ölüm, ne huzur, ne de keder…

 

DAİMA SENİNLE KALMAZ, KALMAYACAKTIR DA…

 

O nedenle Öküze kravat takmanın bir anlamı yok…

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı