Sözcümüz Sözcüye

    Tahsin ATAİZİ tataizi@kesanpostasi.com Borç, Vefa, Teşekkür Vefa, Borç ve Teşekkür Cumhuriyetin kalemlerine teşekkür borcumuz Silahşörler değil Cumhuriyetin Kalemlerine, Hür Basına Sözcümüz olan Sözcü’nün adı ile Cumhuriyetimizi adeta tescilleyen CUMHURİYET gazetesinin ve Türkiye’deki BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE (!) tutsak olan ismini adını yazamadığım değerli basın (medya) mensubu yazar ve çizerleri: Sizlere borcum olan Teşekkürlerimle doğruların yanında...

Yazar: Tahsin ATAİZİ - Yazının Tarihi: 4 Ekim 2017 - Okunma Sayısı:430 defa okundu.

tahsinyazar2 

  Tahsin ATAİZİ

tataizi@kesanpostasi.com

Borç, Vefa, Teşekkür
Vefa, Borç ve Teşekkür
Cumhuriyetin kalemlerine teşekkür borcumuz
Silahşörler değil Cumhuriyetin Kalemlerine, Hür Basına
Sözcümüz olan Sözcü’nün adı ile Cumhuriyetimizi adeta tescilleyen CUMHURİYET gazetesinin ve Türkiye’deki BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE (!) tutsak olan ismini adını yazamadığım değerli basın (medya) mensubu yazar ve çizerleri: Sizlere borcum olan Teşekkürlerimle doğruların yanında olan bir vatandaş olarak “GEÇMİŞ OLSUN” demek istiyorum, Sözcümüz sözcü ile…
Kalemini de, bir asker gibi silahını dik tutan eğmeyen eğilmeyen değerli yazarlarımız, vatan savunmasında; Feto gibi hainlere karşı kalemleriyle savunanlar.
Tarih sizi de yazacak, BALYOZ ve ERGENEKON davalarında sahte delilleri Bavulla taşıyan bavulcu(!) ve davulcu, yalancı gazete ve gazetecileri de…
Silivri davalarında; haksız yargılanıp, sonradan beraat ve tahliyesine karar verilmesinde etken olan, TSK’lerinin yanında olarak silah arkadaşlarım ve Komutanlarıma destek veren GAZETECİLER değerli Basın mensuplarını da mutlaka tarih sizleri de yazacak. Çünkü Ben, “Allah’ın adaletine de, Türk Adaletine (!) de inanıyorum…”
Komutan olarak gerek rütbe gerekse makam itibariyle o meşhur davalar kendilerine sorulduğunda; “KASAPTAKİ ETE SOĞAN DOĞRAMAM” diyen Komutan ve aynı düşünce de olanlar hariç; TSK’lerini o zaman kalemleriyle yazılarıyla destekleyen, savunan, ancak şimdi maalesef iddianameleri hazırlanmadığı halde tutuklu olan basın mensuplarının, gelin biz de yanında olalım. Onlara hiç olmazsa ziyaretler yaparak yüreklere su serpelim bir teselli olalım.
VİCDANI, FİKRİ, İRFANI Hür Basına ADALET uğruna adeta kalemleriyle savaş veren yazarlara, çizerlere “SELAM OLSUN”. Bu satırlarımdan, Gönülden selam teşekkürler ki o kalemlerin menzili tüm silahlara göre mukayese edilemeyecek derecede adeta sonsuza kadar, nesilden nesile yaşayacak doğrular ve fikirler…
Evet, doğruları yazanların yanında olmak; ama sadece iyi günde değil! İyi günde kötü günde; yazarların adeta silahı olan kalemleriyle savunan kişilere TEŞEKKÜR-VEFA borcumuz yok mu arkadaşlarım. Basın mensupları için kalemleri hakkında kullandığım silah tabirini de “Teşbihte hata olmaz!” düşüncesiyle yazdım. Zira onlar kalemleri silah olsa da öldürme yok etmeye değil, sadece haklıyı doğruyu savunmak adına KALEMLERİNİ kullanmışlardır. ( Ve de korkusuz müdanasız olanlar ancak sadece doğru olanları kalemi olan silahlarıyla savaşırlar…)
Sonuçta; Bırakın yazsınlar. Yazanların doğru mu yanlış mı olduğunu zaman zaten gösterecektir. Gösteriyor da…
“Dün dündür bu gün bugündür.” sözlerini de herkes kendine göre yorumlayabilir. Ama dün başka bugün başka yazan yalakaları dün de, bugünde herkes görebilir… Bavulcu basın mensupları; yalancı şahit ve sahte belgeleri ile… Zira doğru Tekdir. İki noktadan da BİR doğru geçer diye biliyorum geometri dersim zayıf olmasına rağmen!
Günümüzde, rüzgâra karşı uçan kuşlar ( KARTALLAR da) vardır. Rüzgârı arkasına alıp uçmaya çalışan KARGALAR ve yavru SERÇELER de vardır. Dolayısıyla düne göre başka bugüne göre başka yazarçizerlerin olduğu gibi…
Düne, bugüne göre değil her zaman için doğru bildiğini yazan DİK DURAN kalemlere tekrar SELAM olsun.
Korkmadan yaşamak, doğruların yanında olmak; ölsek bile, yapılan ve yazılanlarla gönüllerde sonsuza dek YAŞAMAK… Korkudan yaşarken ölmekten iyidir, Zira ölümden sonra ( yapıtlarıyla yazılarıyla) anılmak bence yaşamak kadar güzeldir.
Adeta ölümsüzleşmek gönüllerde yaşayarak… Tıpkı Ulu Önder Atatürk’ümüzün hala gönlümüzde yaşadığı ve ilelebet yaşayacağı gibi…
VEFA dedim, BORÇ dedim. Evet, hiç tanımadığı alışveriş menfaat şu-bu bağlantısı olmadığı kişilere insan BORÇLU olur mu? OLUR. Bal gibi olur.
Nasıl mı? Haksızlıklara karşı toplum menfaatine de ( aklın yolu birdir derler) sizin de fikirlerinizi yansıtan serzenişlerinizi hissederek doğruları yazan yüreklere su serpen çocuklarımızı, torunlarımızın yolunu Atatürk’ün izinde geleceğe ışık tutanlara TEŞEKKÜR ediyorum.
İddianameleri hazırlanmadığı halde; içeride tutsak edilen, bizim için toplum için kullandıkları masum silahı KALEMLERİ elinden alınan YAZARLARIMIZ BASIN MENSUPLARIMIZA ÖZGÜRLÜKLERİNİ verin artık diyorum. Zira Türkiye’mizde ÖZGÜRLÜK ve ADALET var! Çok şükür ki…
İçeride basın mensupları sayısındaki rakamlara bakılırsa ne derece doğru bilmiyorum dünyada 1.liği almışız. Ben vatandaş olarak böyle birincilikleri istemiyorum arzu etmiyorum. Ötekileştirilenler ve ötekileştirilmeyenler… Madem gruplaştırılma var. Ancak her iki grupta bu birinciliği arzu etmez. Zira ADALET bir gün herkese gerekli ve lazım olacaktır.
Silivri’ye sadece ziyaret maksadıyla gitmiştim. Zamanında, bir kesimin el üstünde tuttuğu FETO’yu lanetlercesine yazılar yazana, gerçek ATATÜRK’çü basın mensuplarına, TEŞEKKÜRLER. Teselli ve moral olması bakımındandı ziyaretim…
Sanki Sezar’ın VENİ, VİDİ, VİCİ meşhur sözünden esinlenmişçesine Silivri’ye
VENİ (Geldim)

VİDİ (Gördüm) Maalesef kimseyi göremedim. Görüştürmediler. Adalet Bakanlığı 1. Dereceden akrabalık arıyormuş.

VİCİ (Yendim) Kimseyi yenmeye gitmedim ama 1. Derece akrabam olmasa da görüşemediklerin yazdıkları ile akrabam kadar yakın hissetmiştim. (Ama his ve duygular buralarda geçerli olmasa gerek!)
Adeta YENİLDİM bu ADALETE diyerek evin yolunu tuttum.
Emekli BİR asker olarak maziye daldım. Ceza evinde görevli ( görevlerini gerektiği gibi yapan) jandarma askerlerini de görünce; onlarla hatıra fotoğrafı ( selfi) çektirerek ziyareti yapamamanın burukluğunu da içime gömerek istikamet doğru evime!…
FETO ve fetocularla zamanında kalemleriyle savaş verircesine mücadele eden; Basın mensubu yazar, çizer ve onlara sahip çıkan gazete sahipleri, Demokrat, laik, ATATÜRKÇÜ Cumhuriyeti değerli kalemlere geçmiş olsun. En iyi temennilerimle özgürlük için dualar üzerlerinde olsun diyorum.
Onlara TEŞEKKÜR EDEMEDİM, Yazdıklarına karşılık teşekkürlerimle Vefa borcunu ödeyemedim. Ama, Tesellim SÖZCÜMÜZ SÖZCÜ vasıtasıyla en iyi dilek ve temennilerimi sunarım.
(TBMM Muhafız ve Tören Tabur eski komutanı)
(Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı eski komutan yardımcısı)
E.Albay Tahsin ATAİZİ

Yorum Kapalıdır.

Arşiv

Reklam Alanı