Yıldırım,neden 1 yıl geçtikten sonra bunları konuştu?

        Erdoğan DEMİR edemir@kesanpostasi.com       15 Temmuz 2016 Hain darbe kalkışmasının ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bile bombalandığı karanlık gecenin tarihi. Bu karanlık gecenin ardından bir çok şey konuşuldu. Dile getirildi. Herkes bir şeyler söyledi. 8 Eylül 2017 tarihindeki Sözcü Gazetesi’nin manşetinde Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamaları dikkatleri çekti. Yıldırım ,...

Yazar: Erdogan Demir - Yazının Tarihi: 12 Eylül 2017 - Okunma Sayısı:105 defa okundu.

16806928_10210820950252574_1427127085550355732_n   

    Erdoğan DEMİR

edemir@kesanpostasi.com

 

 

 

15 Temmuz 2016 Hain darbe kalkışmasının ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bile bombalandığı karanlık gecenin tarihi.

binali-yildirim-15-temmuz-aciklamasi

Bu karanlık gecenin ardından bir çok şey konuşuldu. Dile getirildi.

Herkes bir şeyler söyledi.

8 Eylül 2017 tarihindeki Sözcü Gazetesi’nin manşetinde Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamaları dikkatleri çekti.

Yıldırım , 15 Temmuz Gecesi ile ilgili olarak “Genelkurmay Başkanını aradım cevap vermedi. İçişleri Bakanı’nın aradım, telefonu kapalıydı. MİT Müsteşarını aradım, ulaşamadım” şeklinde bir açıklama yapıyordu.

Peki darbe girişiminin üzerinden 1 yıldan fazla bir zaman geçmişken bu açıklamayı Sayın Yıldırım niçin bugün yaptı buna bir anlam veremedim.

Sayın Yıldırım, bu açıklamayı 15 Temmuz gecesinin hemen ardından 1 gün sonra değil de niçin üzerinden bir yıl geçtikten sonra bu açıklamayı yapıyordu gerçekten bu anlaşılmaz bir durum.

Belki sayın Yıldırım, bu açıklamayı neden 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra yaptığı ile ilgili de bir açıklama yapar ve bu sorunun cevabını verir ve kamuoyunu da bilgilendirir.

****

15 Temmuz darbesinin kilit isimlerinden olan ve o gece bir çok AKP’linin “Ağbi neler oluyor? “ sorusunu sordukları Tümgeneral Mehmet Dişli’nin ağabeyi olan AKP Milletvekili Şaban Dişli’nin Cumhurbaşkanı tarafından Ekonomiden Sorumlu Başdanışmanlığa getirilmesi de son günlerde kamuoyunun en çok tartıştığı konulardan biri olmaya devam ediyor.

Bir çok FETÖ’cünün ve kalkışmaya katılanların yakınlarının bile gözaltına alındığı bir ortamda böyle bir atamanın yapılmış olması, “Birileri koruma altına mı alınmaya çalışılıyor” , “Bu atama ile Mehmet Dişli’ni yargılanmasında hakimlere ve adalete bir şifre mi veriliyor? “ gibi soruları da beraberine getiriyor.

Ayrıca bir milletvekilinin Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına atanması da bir ilk olarak yaşanıyor  maalesef. Hem milletvekili hem danışman gerçekten ilginç bir durum. Acaba sayın Dişli, gönüllü olarak mı danışmanlık yapacak yoksa bir maaş karşılığı mı bu da maalesef kamuoyuna açıklanmadı.

Yine Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu’ da Sayın Cumhurbaşkanı’nın danışmanlarından birisi.

Bu da çarpıcı bir durum. Türkoğlu, sayın cumhurbaşkanın desteğiyle federasyon başkanı oluyor daha  sonra da Cumhurbaşkanı’nın danışmanı burada da ilginç bir durum yaşanıyor.

Keza Türkiye Futbol Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören’de yine Cumhurbaşkanının desteğiyle Futbol Federasyonu Başkanı olurken satın aldığı Milliyet Gazetesi de yayın ilkelerinden uzaklaşarak yandaş bir gazete haline geliyor.

Yine Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı olan ve çiftçinin hakkını savunacak olan Rafet Sezen de, hem bu görevine devam ederken hem de AKP Edirne Milletvekili oluyor.

Sezen bu iki görevini yine birlikte halen sürdürüyor.

AKP döneminde yaşanan bu tür davranışlar maalesef ki ülkede bir çok kesim tarafından gayet normalmiş gibi karşılanmaya devam ediyor.

Sana makam vereyim sen de benim yanımda ol beni destekle mantığıyla yapılan bu tür işlerin sona erdirilmesi gerektiğine inanmaktayım.

Bu konuda siyasi partilerin de bu konuya el atması ve artık buna bir dur denmesi gerektiğine inanıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı yine zamanında kendisine muhalif olan Keşanlı olan Gazeteci-Ekonomist ve kendisine ekonomi konusunda büyük eleştirilerde bulunan Yiğit Bulut’u danışmanlığına getirerek bu eleştirileri sonladırdı.

Numan Kurtulmuş Has Parti Başkanlığı döneminde , Süleyman Soylu Demokrat Parti Başkanlığı döneminde  ve Tuğrul Türkeş MHP Milletvekili iken  Recep Tayyip Erdoğan’a eleştiri de bulunan isimlerdi.

Bugün baktığımızda bu isimler AKP saflarında Erdoğan’a toz kondurmayan isimler oldular.

Yani verilen koltuklar ve payeler maalesef ilke, duruş ve görüşleri bir anda unutturmuş oluyor.

Bu durumun takdirine de kamuoyuna bırakıyorum.

Yorum Kapalıdır.

Arşiv

Reklam Alanı