Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 1.415

1 EKİM BEKLENTİSİ

Değerli okurlarım; bildiğiniz gibi 01 Ekim’de Avrupa Birliği devlet veya hükümet başkanlarının katılacağı iki günlük bir toplantı başlayacak.. Bu toplantılarda büyük bir ihtimal ile Türkiye ve Yunanistan ilişkileri ele alınacak….

1 EKİM BEKLENTİSİ

Değerli okurlarım; bildiğiniz gibi 01 Ekim’de Avrupa Birliği devlet veya hükümet başkanlarının katılacağı iki günlük bir toplantı başlayacak.. Bu toplantılarda büyük bir ihtimal ile Türkiye ve Yunanistan ilişkileri ele alınacak..

Yunanistan’ın yıllardır süren dış politikası; Türklerin Avrupa’ya saldıracağı ve bu saldırıyı ilk göğüsleyecek olanın Yunanistan olacağını ve dolayısıyla Avrupa devletlerinin Yunanistan’ı her açıdan desteklemesi gerektiği üzerine kurulmuştur… Yunanistan ikide bir:” Amaniiin Türkler geliyor!” diyerek, günümüze değin kendilerince, başarılı bir dış politika izlemiştir!.

Ancak; Çin’in ve Rusya’nın eski imparatorluk sınırlarını hedef alan açıklamaları dünyayı ne kadar rahatsız ediyorsa; Türkiye’nin de Halifelik dahil Osmanlı topraklarını gündeme getirmesi ve de eski Osmanlıyı canlandırma iddiaları başta orta doğu ülkeleri arasında tedirginlik yaratmakla birlikte, Avrupa devletleri de Türkiye’nin bu açılımcı yaklaşımını kendilerince bir tehdit olarak algılamakta ve bu yüzden Yunanistan’a ayrı bir önem vermektedir.

Peki bu şartlar altında AB toplantılarından ne sonuç çıkar:

1-Yunanistan’a teşekkür edilir ve daha ne kadar para istiyorsun diye sorulur!

2- Yunanistan’a bir görevin daha var: Şimdi Türkiye ile bir masaya oturacak ve iktişafi (sonu açık) görüşmeleri başlatarak, Türkiye’yi uzun zaman oyalayacaksın.. Böylece; Türk Hükümeti’nin gönlü de alınmış olacak!.

Peki; adalar-modalar ne olacak? Onların durumu Avrupa destekli iktişafi görüşmeler ile yılan hikâyesi gibi uzayıp, gidecek!..

Türkiye de;” Bakın gördünüz mü? Yunanistan en sonunda bizimle masaya oturmayı kabul etti!’” diyerek, Seçmenine el sallayacak.. Merhabalaaaar!

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL