Köşe Yazısı

3 ARALIK ÖNEMLİ GÜN, YA DİĞER GÜNLER….

3 ARALIK ÖNEMLİ GÜN, YA DİĞER GÜNLER….

Uluslararası Engelliler Günü 1992 yılından bu yana 3 Aralık günü Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası bir gün olarak kabul edilmiştir.

Bu günde dünya çapında organizasyonlar düzenlenmektedir.

Bu aktiviteler genellikle ücretsiz olup, gönüllülüğe dayanmaktadır.

Hükümet desteği ve sivil toplum organizasyonlarıyla birlikte bu günün kutlanması çeşitlilik göstermektedir.

Her yıl bu gün için değişik bir tema edinilmektedir.

Ülkemizde engelli olan kişilerin genel nüfusun yüzde 12.29’unu oluşturan engelli nüfusu yaklaşık 10 milyon civarındadır.

10 milyon engelliyi aileleri ile düşünürseniz bu sayı 40 milyonları buluyor.

Neticede her ailede çocuk, torun, kuzen, yeğen, komşu derken bu konu 85 milyonu ilgilendiriyor.

Engeli olan kişilerin, onlar ile yaşayan, bakımlarını sağlayan ailelerinin eğitimlerinin yanı sıra, toplumun bakış açısının değiştirilmesi amacıyla her hangi bir engeli olmayan kişiler de engellilik kültürü hakkında eğitilmeli.

Çok naif olan toplumumuzda zaman zaman da dile getirilen yardım ve acıma duyguları yerine tanıma, kabul etme, empati kurma fikirlerinin yerleştirilmesi gerekiyor.

Söz ile söylediğimiz, hepimiz birer engelli adayıyız kelimesini aklımızda yer ederek,  engelliye yaşamında sahip çıkmamız gerektiğini unutmamız gerekiyor.

Bunun için kişileri birer birey olarak kabul etmeli ve toplum içine katılımlarının artırılması, bir başka ifade ile entegrasyonları sağlanmalı.

Engelli bir gün, bir ay, bir yıl kutlama ile anılmamalı, engelli üzerinden prim, reklam yapılmasına hep birlikte karşı olmalıyız.

Peki engelli ne istiyor?

Kendisine olan engellerin kaldırılmasını istiyor.

Doğduğundan itibaren 2-3 yılda bir yenilenen raporunun aylarca işkence içinde çıkarılması yerine süresiz olmasını istiyor.

Herkesle eşit haklara, fırsat ve olanaklara sahip yurttaşlar olarak yaşamak istiyor.

Nitelikli ve erişilebilir bir eğitim istiyor.

Haklara, hizmetlere ve bilgiye erişimin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyor.

Herkes için tasarlanmış kentler, sokaklar, konutlar, toplu taşıma araçları, ürünler istiyor.

Toplumsal yaşamda, bilimde sanatta ve siyasette etkin olarak yer almak istiyor.

Temsil organlarında sadece engelli sorunları için değil ülke ve dünya sorunlarının çözümüne katkı sunabileceğimiz için de yer almak istiyor.

Her şeyden ücretsiz ve indirimli yararlanmak değil, ilave giderlerimizi karşılayacak düzenli bir engelli aylığı almak istiyor.

Törenlerde ödüller, güzel kuru sözler, ağlamalar, sızlamalar, şak şaklar istemiyor.

Günlük, aylık, yıllık anılmak yerine sorunlarına çözüm,  yaşam sürecinde önlerine konulan engellerin kaldırılmasını istiyor.

Engelliler sizden çok şey değil,  en doğal anayasal haklarını istiyor.

Rasûlullah Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

Bir insan, bir hastanın halini hatırını sormaya gider veya Allah için sevdiği bir kişiyi ziyâret ederse, ona bir melek şöyle seslenir:Sana ne mutlu! Güzel bir yolculuk yaptın. Kendine cennette barınak hazırladın!” (Tirmizî, Birr 64. Ayrıca bk. İbniMâce, Cenâiz2)

Allah bizi ziyaretten memnun edip ayrılanlardan eylesin inşallah…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL