Köşe Yazısı

AKP’NİN KÖKLERİ

“DEVRİM ÇOCUKLARINI YER!..” sözü; ünlü 25 ekim 1917 Rus Devrimi sonrasında Lenin’in yanında Dış İşleri Halk Komiseri olarak yer alan ve Stalin’in emri ile Sovyetler Gizli Polisi (GPU) tarafından Meksika’da..

AKP’NİN KÖKLERİ

“DEVRİM ÇOCUKLARINI YER!..” sözü; ünlü 25 ekim 1917 Rus Devrimi sonrasında Lenin’in yanında Dış İşleri Halk Komiseri olarak yer alan ve Stalin’in emri ile Sovyetler Gizli Polisi (GPU) tarafından Meksika’da öldürülen, ünlü yazar TROÇKİ’ye aittir.

Sayın bir büyüğümüz, Son anayasa değişikliği ile ilgili olarak: “Bu Anayasa yakın geçmişin ürünü değil, uzun bir geçmişe dayanmaktadır!” Diyerek, konuya bir açılık getirmeye çalıştı!.

Ben ve benim gibi düşünenler, önümüze konulan bu son anayasayı bir karşı devrim anayasası olarak görüyor ve bu nedenle;  Sayın Büyüğümüze hak veriyorum.

Karşı devrim bu güne kadar birçok çocuğunu yemiştir ve Kaynaklar AKP’nin 2001 yılında kurulduğunu söylese de; ben (1870’lere gitmeyerek)AKP’nin sahip olduğu sabit fikir (İde-fix) veya ideolojisinin temellerini 4 Eylül Sivas Kongresi esnasında atıldığına inanıyorum. Çünkü: Söz konusu kongrede Atatürk’ün: “Ya istiklâl, ya ölüm!” çıkışına karşın; Osmanlı’nın Padişahlık düzeni içerisinde kalıp, İngiliz veya Amerika mandası olarak, yaşamını sürdürmesini isteyen gurubun savunduğu sabit düşüncenin günümüz Türkiye’sinde AKP tarafından temsil edildiğini görüyoruz. Yani; AKP’nin kökleri (AKP bununla gurur duyuyor olabilir!) Cumhuriyet öncesine dayanmaktadır.

Gelin, bu konuyu daha iyi anlamak ve hafızalarımızı tazelemek için; Cumhuriyet sonrası olaylara kronolojik bir sıralama ile bakalım:

Cumhuriyet’in ilanı Atatürk ve silah arkadaşları arasında görüş ayrılıklarına, dolayısıyla tepkilere yol açmıştı. Bu ayrılıklar Atatürk tarafından kurulan, Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’na karşı ilk muhalefet hareketini doğurdu. Bu gelişmeden sonra Milli Mücadele döneminde M. Kemal Paşa’nın yakınında yer alan ve onu destekleyen Kazım Karabekir, Ali Fuat (Cebesoy), Refet (Bele), Rauf (Orbay) ve Adnan(Adıvar) gibi önemli komutan ve şahsiyetler  Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adıyla yeni bir parti kurdular. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Şeyh Said İsyanı sonrasında, programındaki  “fırkamız itikad-ı diniyeye ve fıkriyeye hürmetkardır”  maddesinden dolayı isyandan sorumlu tutularak 5 Haziran 1925’te kapatıldı.

Serbest Cumhuriyet Fırkası: Cumhuriyet döneminde kurulan ve çok partili siyasal yaşama geçiş yolunda ikinci deneme olan siyasi partidir. Ali Fethi Bey,  Paris  büyükelçiliğinden dönüşünde Mustafa Kemal’in önerisi ve onayıyla Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurdu (12Ağustos1930).

Programında,partinin cumhuriyetçi, milliyetçi ve lâiklik ilkesine bağlı olduğu vurgulanıyor, yabancı sermayenin ülkeye girmesinin özendirilmesi isteniyor, ekonomik yaşamda sürekli devlet müdahalesine karşı çıkılıyordu!..

SCF kısa sürede geniş bir destek kazanarak Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF) yönetimini kaygılandırdı. SCF’nin iktidara ancak cumhurbaşkanıyla çatışarak gelebileceğini kavrayan Fethi Bey bunun çok ağır sonuçlar yaratacağı inancıyla 17 Kasım 1930’da Dahiliye Vekâleti’ne başvurarak SCF’nin feshedildiğini açıkladı.

Görülüyor ki; Atatürk’ün yaşadığı dönemde çok partili demokratik sisteme geçme girişimleri bulunulmuş, ancak; Sivas Kongresinin mandacıları hemen Cumhuriyete karşı örgütlenmişler ve Cumhuriyeti tehdit altına almaları sonucu bu partiler Atatürk’ün bekası için değil, genç Cumhuriyet Devrimlerinin bekası için kapatılmıştır..

İkinci dönem olan İnönü dönemini de; bir başka gün konuşalım..

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL