HESABIM
Üye Ol

ARADIĞIMIZ AMA BULAMADIĞIMIZ

        Nur KURT ndunyasi@kesanpostasi.com Bazı insanlar var; bittim dediğin de yanınızda biten. Hiç ummadığımız anda bize kol kanat geren. Bazen insanlığın öldüğünü zannedip hayatı size önemli kılan. Dostluğun hala bir yerlerde var olduğunu hatırlatan insanlar olur hayatınızda. Hırs ve arzuların doyumsuzlaştığı bu günlerde doyumsuz bir toplum olma yolunda ilerliyoruz. Güvensiz bir toplum,...

Yazar: Nur KURT - Yazının Tarihi: 14 Nisan 2017 - Okunma Sayısı:679 defa okundu.

10247418_760929307308210_921896425522909737_n2-3-1-5  

      Nur KURT

ndunyasi@kesanpostasi.com

Bazı insanlar var; bittim dediğin de yanınızda biten.
Hiç ummadığımız anda bize kol kanat geren.
Bazen insanlığın öldüğünü zannedip hayatı size önemli kılan. Dostluğun hala bir yerlerde var olduğunu hatırlatan insanlar olur hayatınızda.
Hırs ve arzuların doyumsuzlaştığı bu günlerde doyumsuz bir toplum olma yolunda ilerliyoruz.
Güvensiz bir toplum, güvensiz bir nesil yetiştiriyoruz.

İnsanlığın rol değiştirdiği bir çağda kariyer, para, şöhret ön saflarda boy gösteriyor.
Sahte gülüşlerin ardında ise menfaat sırıtıyor.
Ya ekonomik olarak mağdur, ya da işini kısa yoldan halledecek torpil arıyor mutlaka.
Bunun akabinde siz en samimi duygularla varınızı yoğunuzu koysanızda ,işler rayına girince bir daha bulamayacağınız bambaşka bir kişilikle karşılaşırsınız.
Bu da insanlığın yok olduğunun belgesidir.
Nedir bizleri bu hale getiren vurdumduymaz kılan?
Saygı, ahlâk, vefa sevgi ve en önemlisi manevi duygular nerede?
Oysaki sevgiydi saygıydı vefaydı asaletti en büyük zenginlik.
Modern çağ en son teknolojiyi rahatlığı konforluğu ayağımıza getirirken sanırım insanlığı elimizden aldı.
Artık samanlıkta iğne arar gibi çıkarsız menfaatsiz samimi insanlar arar olduk.
Nerede bu insanlar demeden edemiyor insan!
Dolmuşa binsek ayakta yolcu almayan şoför bulamayız.
Küçük esnaftan alışveriş yapıp siz istemeden fişini veren esnaf nerede.
Yaya geçicinden yaya geçerken durup ona yol veren şoförler nerede.
Yıllar sonra eşi gözüne çirkin gözükse de eşinden başkasını görmeyen erkekler nerede.
Bir konfeksiyona gidipte üzerinizde denediğiniz kıyafeti yakışmadı ama siz bilirsiniz diyen satış temsilcileri nerede.
İşi bilmeyen patronlar! İşe aldığı işçiyi erken mesai başlatıp geç saatlere kadar çalıştıran üstüne üstlük asgari ücret yerine gündelik ya da haftalık ile geçiştirenler.
Bunun gibi ve bu tür şeylere dur diyecek haklının alın terinin yanında durabilecek insanlar nerede?
İnsan olabilmek marka bir yerde pahalı şeyler almak, yemek değildir.
İnsan olabilmek tamamen yürektedir.
Aslında yitirdiğimiz sadece insanlık değil!
Bu tür davranış ve tavırlarla hep geleceğimizi geçmişimizi katlediyoruz farkında olmadan.
Hayatımız su misali akarken bir gün küçücük bir çukura bırakacağız,o çok sevdiğimiz arabamızı o çok sevdiğimiz dairelerimizi, kıyafetlerimizi, ziynet eşyalarımızı hatta “bir çift çorabımızı” bile sığmayacak…Bütün bunlar içinde biz hala geçici hevesler için sevgi,saygı,vefa manevi duygularımızı insanlığı heba ediyoruz.

Yorum Kapalıdır.

Arşiv

Reklam Alanı