TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 151.342
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.862
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 164
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 7.905
Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 471

“Av Peşinde Bir Gazeteci “

Sevgili dostlar, bu haftaki Çarşamba yazılarımda, 08.09.2009 tarihinde kaleme aldığım ve “Av Peşinde Bir Gazeteci “ adlı kitabımda yayınlanan bir yazımı sizlerle paylaşacağım. Keyifli okumalar dilerim. ———————- Ezine Köprübaşı Köyünde..

“Av Peşinde Bir Gazeteci “
Sevgili dostlar, bu haftaki Çarşamba yazılarımda, 08.09.2009 tarihinde kaleme aldığım ve “Av Peşinde Bir Gazeteci “ adlı kitabımda yayınlanan bir yazımı sizlerle paylaşacağım. Keyifli okumalar dilerim.
———————-
Ezine Köprübaşı Köyünde Domuz Avı
Gece saat 23.30 Çanakkale’nin, Ezine ilçesine bağlı Köprü Başı Köyü’nün kahvesindeyiz.
2008 yılının Şubat ayının son günleri, sezonu kapayacağız.
Bizi davet eden Sami Sağdıç ve arkadaşları karşılıyor bizleri.
Sarmaş dolaş olduktan sonra ortada duran sobanın ateşi de, çaylarda tazeleniyor.
Köprü Başı Köyünün kahvesinde, bir taraftan çaylar, bir taraftan laflar kaynıyor.
Erdoğan İslamoğlu, Kasım dayı, Günay ve Gökhan, Sami’ye soruyorlar.
” Yarın domuz vuracağız mı?,” diye.
Ciğerci Sami hoca kızıyor.
” Tabii vuracağiz lennn, böyle sorumu oluu?”
Gökhan:
”Geceden iyice bağlasaydınız domuzları,” diye espiri yapınca bu sefer İngiliz Niyazi kızıyor.
” İyi dinleyin beni bakem, domuzlar yanı başınızdan geçiverir de, attım vuramadım değseniz ZIBIK’ı yersiniz, ona göre ha,” diyor.
Zıbık denince kahvede gülüşmeler başlıyor.
Haydaaaa “Ne ola ki bu ZIBIK ?” şeklindeki sorumuzu, sobanın altındaki ucu korlaşmış, elli santimlik kazığı görünce geri alıyoruz. (Demek ZIBIK buymuş)
Bu arada doğa aşığı olan İş adamı Doğan Özdoğan söze karışarak.” Zıbık tan, mıbıktan bahsederek adamların gözlerini korkutmayın. Zıbık korkusuna atışta yapmaz bunlar vallahi,” diyor. Ve iki tane domuz vuracağımızı bir garanti senedine yazıp bana teslim ediyor.
”Eh bunca yılın avcısı yalan söyleyecek değil ya” deyip Sami’nin mekânında uykuya çekiliyoruz.
Köprübaşı Köyü, bir Yörük köyü. Sami’nin babası da avcıymış, dokuz tane çocuğu olmuş, dokuzu da erkek ve hepside avcı. Yalnız bir tanesi rahmetli olmuş.
Kahvaltıya Beykoz’dan iki arkadaşı ile birlikte gelen Tefik de yetişiyor.
Bu Yörükler çok misafirperver insanlar. Sağ olsunlar bizlere sabah kahvaltısı hazırlamak için, çoluk çocuk fır döndüler etrafımızda.
Kaz dağlarından kıvrıla kıvrıla inen Menderes çayının yanından geçiyoruz, üzerinden kalkan yeşilbaşlara hiç aldırış etmeden.
Eh, nede olsa bu av sezonunu domuz avı ile kapatacağız ya.
Yukarılara, Kır Dağına çıkıyoruz…
Geçen hafta bu dostlar 13 tane domuz vurmuşlar Kır Dağı’nda, bu nedenle bizlerde buradayız. Olur ya belki şansımız yaver gider.
Karabıyık Hüsamettin Sağdıç, tarihi Jeep’i ne yaşlı olduğumuz için Kasım dayı ile beni alıyor.
O tarihi Jeep ile yol olmayan yerlerden, tepelerden geçerek Kırağı’n da ki avlanacağımız meraya varıyoruz.
Hava serin ama üşütmüyor.
Birinci bağdan domuz çıkmayınca her kes dağılıyor.(Buralarda postaya bağ diyorlar)
İkinci bağda boş. Üçüncü ve son bağ kuruluyor ama ümidini kesenler den bazıları köye geri dönüyorlar
Biz devam ediyoruz ve Sami’ye soruyorum.
”Gecen hafta kaç tane domuz vurdun? ” diye.
”Üç dane domuz peş peşe gidiyodu, iki kere dokunu veğdim tetiğe, ücüde sönüveğdiler oğda.Bende anlamadım lenn nasıl iş buu?” dedi
Bende anlamadım ama şahitleri var doğru söylüyor.
Saat öğleni geçti. Hava bir kapıyor, bir açıyor. Bağın en üst yanında beklerken dağlardan üç el silah sesi yankılanıyor.
Kopoyların havlamaları yeri göğü yırtıyor. Yanımızdaki Muhtar Mustafa Özkan’ın telefonu çalıyor. Az ilerimizde Diş Teknisyeni Bahri azılıyı söndürüveğmiş.
Son yılların buralarda avlanan en büyük azılısı bizlere kısmet oluyor. Artık neşemize diyecek yok.
Av bitiyor ama Doğan Özdoğan’ın garanti senedinde belirttiği ” 2 domuz vurursunuz” garantisi boş çıkıyor. Senedin arkasında cezası da var ”Her hafta 2 domuz ” getirecek bize. Yoksa senedi tahsile veririm.
Köye döndüğümüzde şok oluyoruz.
Sami’nin, ailesi muhteşem bir ziyafet hazırlamış bizlere.
Bahçede kurulan masada bir kuş sütü eksik.
Fırında pişmiş iki tepsi pilav üstü oğlak ile lokmalar, midemizi de, gönlümüzü de bayram ettiriyor. (Bir tepsiyi de erken dönenler biz gelmeden götürmüşler.)
Vallahi helal olsun. Bunca yıldır dağlarda, köylerde, en lüks yerlerde yemek yerim, bu kadar lezzetlisine ilk defa rastlıyorum.
Teşekkürler Sami, teşekkürler Köprü Başı Köylüleri, teşekkürler av ve gönül dostları.
Not: Karabıyık Hüsamettin Sağdıç, yıllar sonra bir av kazasında hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin.
08/09/2009

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL