Güncel Spor

Ayaroğlu’ndan Çelik’e cevap …

Ayaroğlu’ndan Çelik’e cevap …

Keşanspor Kulübü eski müdürlerinden Hasan Ayaroğlu, 9 Ekim 2015 Cuma günü İlhan Pide Kebap Salonu’nda yaptığı basın toplantısında, bir süre önce basın açıklaması yapan Keşanspor Kulübü Başkanı Mustafa Çelik’e cevap verdi.

Ayaroğlu’nun açıklaması şöyle;

IMG_9360

BASIN AÇIKLAMASI

Liglerin başlamasına az bir zaman kala kura çekimlerine gidildiği halde lige katılma yönünde hiçbir hazırlığı bulunmayanlar,  gerçek konuların konuşulması gereken şu günler de  gündemi  değiştirmeye yönelik ve gerçekleri  tersinden okumak suretiyle 30 Eylül 2015 Çarşamba günü Mustafa Çelik tarafından yapılan ve benim ismimin de geçtiği basın açıklaması riyakarlıktan başka bir şey olmadığını belirtmek isterim. Er kim kendisine iftira atıldığını düşünüyorsa, iftara atan kişiler hakkında yasal işlem  başlatmak  hakkına sahipken gereğini yapmıyorsa kendisi ile ilgili bir şüphesi veya bir korkusu olduğundan mıdır diye düşünmeden edemiyorum. Ayrıca  iddia edildiği gibi; görev süreleri içerinde her er kim olursa olsun ne tür suç işlemiş  ise ve bunu dile getirenlerin de kendisinden korkusu ve şüphesi de yok ise talep etmeleri halinde kulüp iğneden ipliğe kadar incelenir, ortada suç unsuru var ise suçlular hakkında  gerekenler zaten yapılır.

Görev yaptığı dönemlerde şayet var ise belgeli alacağı olanların alacaklarını ödemeye hazır olduğunu, Allah’a can borcundan  başka kimseye borcu olmadığını söyleyenlere; neden benim 21 yıllık alın terim olan emeğimin karşılığı tazminat alacağımı şimdiye kadar ödemediklerini  hatırlatmak istiyorum. Allah katında işlenen en büyük günahlardan biride KUL HAKKI YEMEK OLDUĞUNU bilenler dürüstlükten, dindan ve iman dan bahsetmeleri ne kadar inandırıcı olur? Kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

21 yıl kulüp müdürlüğü yaptığım Keşan Spor Kulübünü bu durumlara düşürenleri ve bunların hesabını vermeden kaçıp gitmeye çalışanları Allah’a havale ediyorum. Basında son günlerde yazılan çizilenler Buz Dağının Sadece Su Üzerinde Kalan Kısmıdır Bir de Buz Dağının Su Altında Kalan Kısmı da vardır. Bu kısım ise bazılarının uykularını kaçırdığı için ve bunların kamuoyu tarafından bilinmesini engellemek için ayak oyunları ile KEŞAN SPOR KULÜBÜ fesih edilmek  isteniyor. Kulübün fesih edilmesinden kimin ve kimlerin ne gibi çıkarları olabilir? Diye düşünmeden edemiyorum.

KEŞAN SPOR BORÇ YÜKÜYLE YOLUNA DEVAM ETMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR  diyenler borçların toplamının ne kadar olduğunu neden söylemiyorlar.  Oysa  sözleşme gereği 2016 ve 2017 yıllarına ait düğün salonu kira gelirlerinin toplamı yaklaşık 300.000.(üç yüz bin)TL’ olup,sadece kira gelirinden elde edilecek para  kulübün mevcut borçlarına fazlasıyla yettiği halde;  borcunda fazla alacağı olan Keşan Spor; borcu bahane edilerek neden fesih edilmek isteniyor?  Bunu mantıkla izah etmek mümkün değildir. Ben buradan başta mülki amirlerimiz olmak üzere Keşan Spor’ a gönül  vermiş herkesi  bu konunun takipçi olmaya davet ediyorum. Kaldı ki çağrısına cevap veren ve Kulübün mevcut borçlarıyla yönetime talip olduğunu açıklayan eski başkanlardan Sadi Kuru ve Zafer Sarıkeçe’nin çağrılarına sayın Mustafa Çelik neden kulaklarını tıkadığını ve bu çağrılar karşında neden bu kadar paniğe kapıldığını yapmış olduğu en son basın açıklamasında hep beraber gördük. Basında iddia ettiği konuları görevim itibariyle birebir yaşayan biri olarak cevaplandırmak kamuoyunu bilgilenmekte şahsen her hangi bir sakınca görmediğimden kısaca değinmek istiyorum.

1-SENET KONUSU: 2011 yılında Mustafa Çelik tarafından futbolculara evrak üzerinde gösterilen ödemelerin gerçek rakamların üzerinde olduğu ve kendisinin istifa edip görevden ayrıldıktan sonra anlaşılması üzerine; futbolcuların mağduriyetlerinin giderilmesi için verilen senetler olduğu kamuoyu tarafından bilinmelidir. Ayrıca bu senetlerin her birinin kulüpte kayıtları mevcut olduğunu söyleyebilirim. Bundan sonra bu tür konular gündeme geldiğinde ilgili evrakların kayıp olabileceğini ben şahsen düşünebiliyorum. Yarın öbür gün Milli Piyango ile ilgili evrakların ve Karar defterinin kaybolduğunu duyarsak buna da hiç şaşırmam. Çünkü bu tür evrakların kaybolması bazıların kurtuluşu demektir.

2- KULÜBÜN BELEDİYEYE OLAN BORÇLAR KONUSU: Düğün salonu belediye ile davalık olduğu için borcundan dolayı tahliye sebebi olmasın diye, o döneme kadar mevcut borçlar 2009 yılında Zafer Sarıkeçe başkanlığı döneminde ödenmiştir.

3- TOMBALA KONUSU: 2011 yılında yapılmış bir Milli Piyangonun hesabını veremeden istifa edip kaçan sayın Mustafa Çelik tombalayı ağzına alabilecek Keşan’da ki en son kişidir.O tombalanın kulübe 85.000.(seksen beş bin)TL getirisi olmuştur ve bunun girdisi dönemin yönetim kurulu üyelerinin üzerine bağış makbuzları kesilmek suretiyle kayıt altına alınmıştır. Oysa 2011 yılında yapılmış Milli Piyangodan elde edilen 105.000.(yüz beş bin)TL parayı ve bununla ilgili banka dekontlarını ayrıca çekilişte büyük ikramiye olarak verilmeyi taahhüt edilen otomobili başta dönemin yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere Keşan’da gören oldu mu? Ben şahsen görmedim.

4- ZAFER SARIKEÇENİN KULÜBÜ İCRAYA VERME KONUSU:  Başkanlık yaptığı dönemlerde belgeli   (bu açıklamadan kendisinin haberi olmadığı için) benimde akılımda kaldığı kadarıyla 13.000.(on üç bin)TL alacağına karşılık Zafer Sarıkeçe’ye; halı saha işletmecisi Özgür Gürses’den alınmış 5.000.(beş bin)TL senetle ödeme yapıldıktan sonra  Zafer Sarıkeçe’degeriye  kalan 8.000.(sekiz bin)TL alacağından feragat etmek suretiyle kulübe bağış yapmasından dolayı o dönemlerde kendisine defalarca  teşekkür edenler, bugün bunu eleştiri konusu yapması bana göre tam bir riyakarlıktır.

5- SADİ KURU’YU VERDİĞİM PARAYLA HAPİSE GİRMEKTEN KURTARDIM KONUSU: Gerçekten sayın Çelik’in dediği gibi o parayı cebinden vermiş olsa bile bunu söylemesi çok ayıp bunun adına belden aşağı vurmak denir. Oysa verdim dediği paranın tek kuruşu kendisinin çebinden  çıkmadığını en iyi bilenlerden biri benim. O  para; Sadi Kurunun her hangi bir talebi olmadan, kendisinin de sonradan haberi olduğu üzere, başta Kubilay Alkan, Yılmaz Tuna ve  kendisinden iznini  almadığım için ismini zikretmek istemediğim hayır sever bir hanımefendi tarafından bahse konu ayır işi için ön ayak olan Mustafa Çelik’e teslim edildikten, Serkan Bayraktar tarafından Sadi Kuru ‘ya teslim edilmiştir.

5- SON ZAMANLARADA SIKÇA MUSTAFA ÇELİK’İN KAH KAYYUMDAN ALDIM, KAH KULÜBÜN ANAHTARLARI KAYMAKAMLIĞA TESLİM EDİLDİ MESELESİNE: Şunu öncelikle çok açık belirtmek istiyorum. Bu kulübün anahtarları ne kaymakamlığa teslim edildi, nede kulüp kayyuma devredildi, ne de birileri bu kulübü kayyumdan aldı. Bir an için konuşulanların doğru olduğunu kabul edelim. Kendisinden hiçbir şüphesi ve korkusu olamadan ister kayyumuma, ister Kaymakamlığa ve isterse de kendisinden sonra göreve gelecek olanlara aldıkları emanete ihanet etmeden teslim eden birini eleştirmek yerine, kendilerinin de aynı cesareti  sergileyerek, korkmadan aldığı emaneti  kendisinden sonra gelecek olanlara teslim etmek yerine aldığı emanete ihanet edercesine kulübü fesih etmelerinin altındaki gerçekler veremedikleri hesaplardan kaynaklanmaktadır. Hadi bunu da geçtim, geliyorum dilinden düşürmediği bu kayyum meselesine: Kendisinden başka kimsenin haberdar olmadığı bu kayyumda görev yapan kişilerin kimler olduğunu kamuoyunun bilmeye hakkı olduğunu düşünüyorum.

SÖZ BİLİRSEN SÖYLE İBRET ALDINLAR, SÖZ BİLMEZ İSEN SUS TA ADAM SANSINLAR’ atasözünü söyledikten sonra  basın açıklamasına son veriyorum.Siz değerli basın mensuplarına katıldığınızdan dolayı teşekkür ederim.

YORUMLAR (1)

  1. berkan diyorki:

    hasan ayaroğlu boş boş konuşacağına sigortanı kulüpte nasıl yüksek prim üzerinden yatırdığını ve öyle emekli olduğunu çevirdiğin dolapları anlat millete … birde atasözü söylemişsin.. aah hasan ayaroğlu ah bende sana bir atasözü söyleyeyim o zaman.. KİŞİ KENDİNDEN BİLİR İŞİ …

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL