TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 356.636
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 29.643
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 215
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 31.467
Güncel

Aydın Özcan, “İzmir Duruşu tüm Türkiye’ye yayılmalı”

Haber: Erdoğan DEMİR- Kamera: Müjgan AYDIN-     Geçmiş dönem İzmir Baro Başkanı, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Geçmiş Dönem Başkanı, CHP İzmir geçmiş dönem milletvekili adayı ve sitemizin Hukuk..

Haber: Erdoğan DEMİR-

Kamera: Müjgan AYDIN-

 

 

Geçmiş dönem İzmir Baro Başkanı, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Geçmiş Dönem Başkanı, CHP İzmir geçmiş dönem milletvekili adayı ve sitemizin Hukuk Danışmanı Avukat Aydın Özcan, İzmir-Alsancak’taki ofisinde Keşan Postası’na açıklamalarda bulundu.

Özcan, kendisini ziyaret eden sitemiz Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Demir’e yaptığı açıklamada, İzmir Barosu başkanlığı döneminde yaptığı çalışmalardan, Balkan Türkleri Dayanışma Derneği Başkanlığı yaptığı günlerden ve CHP Milletvekili adaylığı ile ilgili süreçten bahsederek, “ İki dönem İzmir Barosu Başkanlığı yaptım. Sağolsunlar meslektaşlarım iki defa beni bu göreve layık gördüler. İki dönem güzel işler yaptık. Özellikle Çocuk Hakları ve Kadın Hakları anlamında birçok işlere imza attık. İzmir Barosu’nda Cumhuriyet ve Atatürk Devrimleri Komisyonu’nu kurduk. Ardından Atatürk Araştırma Merkezi’ni hayata geçirdik. İzmir’in 30 ilçesinde baro birimlerimizi yeniledik. Baro başkanlığı öncesinde de 13 yıl süren Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanlığı görevini de yürüttüm. Balkan Dernekleri Platformu oluşturduk. Orada kurucu başkanlık yaptım, sonra o platformdan iki federasyon çıktı. Biri Balkan Dernekleri Federasyonu biri de Ege Başkan Dernekleri Federasyonu çıktı. Şimdi yine Balkan Dernekleri ile çok güzel işlere imza atıyoruz.

DERNEKLERLE SICAK İLİŞKİLERİM VAR

                                              Bütün derneklerle sıcak ilişkilerimiz var. Balkan Göçmenlerle ilgili ağza alınmayacak ithamlarla ilgili suç duyurularında bulunduk. Balkan camiası olarak bir bütün halinde bir arada olmaya çalışıyoruz.İzmir’de 100’e yakın Balkan Derneği var. Balkan Dernekleri, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkan, cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmaktadır.

İZMİR DURUŞU

                                              Ben İzmir Duruşu diye bir cümle attım ortaya. İzmir Duruşu bana göre şöyle; Atatürk’ün kazanımlarına sahip çıkan, Atatürk İlke ve devrimlerine bağlı, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, yargı bağımsızlığına, basın özgürlüğüne, temel haklara, kadın ve erkek eşitliğine sahip çıkan bir anlayıştır. Ben hayatım boyunca bunu kendime ilke edindim. İzmir Barosu Başkanı seçildiğimde ilk işim Atatürk ve Cumhuriyet Devrimleri Komisyonu’nu kurmak oldu. Bu adeta bir ihtiyaç olarak ortaya çıktı. 2010’lu yıllardan sonra Türkiye’de her önüne gelen Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü hedef alarak , densiz açıklamalar ve ithamlarda bulunuyordu. İzmir Barosu başkanı olarak göreve geldiğimde biz bunlarla uğraşacağız dedim. Bu densiz ithamlarda bulunanlarla ilgili suç duyurusunda bulunmaya başladık.

İZMİR BAROSU’NDA ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ’Nİ OLUŞTURDUK

                                               Atatürk Araştırma Merkezi’ni oluşturduk. Öyle sanıyorum ki Türkiye de böyle bir baronun olduğu tek baroyuz. Atatürk’e ithamlarla ile ilgili bulunduğumuz suç duyurularında sonuçlananlar var ve ceza aldılar bu kişiler. Türkiye Cumhuriyeti Atatürk’ün kurmuş olduğu sistem sayesinde hayatta hala. Dünyaya bakarsak neler yaşanıyor görüyoruz. Ben İzmir Duruşu’na önem veriyorum. İzmir Duruşu’na bütün ülkenin dört elle sarılması gerekiyor. İzmir Duruşu bütün ülkede uygulanarak Türkiye Duruşu ortaya çıkmalı.

ATATÜRK’Ü BUGÜN DAHA İYİ ANLIYORUZ

                                              Bazı kişiler siyasi nedenlerle de olsa ülkenin yararına olan ülkeyi aydınlığa götürecek yolda ülkeyi saptırmak istiyorlar. Siyasi görüşü ne olursa olsun, isterse sol görüşte ister sağ görüşte, ama bir tek doğru var. En son örneği Afganistan örneği Mustafa Kemal Atatürk’ün ne kadar yüce bir kişilik olduğu tekrar tekrar bize ortaya koyarak yaşatıyor. Bu anlamda bu son örnekte de görüleceği üzere emperyalist ülkeler aynı şekilde bir zafiyet gösterdiğiniz takdirde sizin üzerinize kartal gibi çöküyor ve sizin bütün değerlerinizi adeta sömürüyorlar. Bir daha kafanızı dikilmeyecek şekile getiriyorlar.

AFGANİSTAN’DAN DERS ÇIKARMALIYIZ

                                              Bugün Afganistan’dan Amerika çıktı ama sorunlar yumağı bıraktı. İnsanlar ne şekilde orada mücadele ediyorlar, nasıl buradan kurtuluruz mücadelesini ediyorlar, dünyada hiç bugüne kadar görmediğimiz şekilde uçağın tekerine tutunan, sırf oradan uzaklaşsın diye kargo uçaklarıma doluşan insanları görüyoruz. Herhalde orada hukukun üstünlüğü olsa, yargı bağımsızlığı olsa, basın özgürlüğü olsa insan hakları temel insan hakları olsa, insanlar bu şekilde oralara koşmazlar. Yoksulluk olsa dahi, ben çalışırım, kendimi geliştiririm, çocuğumun nafakasını çıkarırım derlerdi insanlar ve  bu görüntüleri yaşamazdık. Bu görüntüler bile bize çok dersler çıkartıyor. Bugün tekrar tekrar Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun silah arkadaşlarına teşekkür etmemiz lazım.

                                          İZMİR’DE 2 MİLYON BALKAN GÖÇMENİ VAR

                                              İzmir’de yaklaşık 2 milyona yakın Balkan göçmeni var. Onlar da en büyük Balkanlı olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü görürler  ve  İzmir duruşunun meydana gelmesin de bu Balkan göçmenlerinin Mustafa Kemal Atatürk sevgisi vardır. Onlar da azınlık olarak yaşamış olup da,  anavatanın ne demek olduğunu bilme ayrıcalığı var.  Çünkü bir ülkede azınlık olarak yaşamışsınız, anavatanın ne olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Balkan göçmenlerinin 2 milyonu da direkt buraya gelmemiş ama kimisinin ninesi gelmiş,  kimisinin dedesi gelmiş,  kimisininin büyük dedesi gelmiş, büyük büyük dedesi gelmiş. Kimisi orada doğmuş buraya gelmiş,  Bulgaristan’dan gelen Batı Trakya’dan gelen Türklerimiz var. 1923’te Batı Trakya’nın Türk nüfusu 150 bindi Bugün de 150 bin var. Ama o tarihten bugüne kadar Türkiye’de 1 milyon  Batı Trakyalı var. Onlar orada azınlık olup yaşamışlar ve buraya gelmişler. O nedenle vatan sevgisi herkes de var, ama azınlık olarak yaşayıp da anavatana gelip tekrar 1. Sınıf vatandaş olmanın avantajı ve tabii ki yaşadıkları kültür her ne kadar Balkanlarda yaşamışlar sade orada Türk kültürünü hiçbir zaman unutmamışlarç Türk örf ve adetlerine anavatandaki gibi daha çok sıkı sıkıya sarılmışlar. Göç ettikleri 1200’lü 1300’lü yıllardan bugüne kadar o gelenekleri hala yaşatmışlar. Balkan göçmenleri Balkanlarda yaşayan Türkler anavatana geldiklerinde hiçbir kültürel sıkıntı ile karşı karşıya kalmamışlar 1200’ü 1300’lü yıllarda ki o Anadolu’nun kültür özelliklerine orada oraya taşıyorlar ve yaşatıyorlar Bu nedenle de hiçbir sıkıntı çekmiyor da.

Keşan Gençlik Kulübü’nün İzmir’deki maçlara gidiyorduk. O dönemdeki belediye başkanımız Mehmet Özcan’da geliyordu maçlara. Ona da bu vesile ile selamlarımı iletiyorum.

SİYASETE 2007 YILINDA MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI OLARAK GİRDİM

2007 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekili adayı oldum. Daha çok gençtim o zaman son sıralardaydım. Ama seçilecekmiş gibi çok çalıştım. Onun akabinde 2008 yılında Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl yönetimine girdim- orada 2 yıl çalıştım. CHP İl Hukuk Komisyonu Başkanlığı yaptım. Burada çok canlı ve faal bir şekilde çalıştım.

2009  seçimlerinde çok çok güzel çalışmalar çıkartmıştık. 2009 yerel seçimlerinde İzmir’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin 29 belediyeden 28’ine aldığı dönemde Ben il yönetim kurulu üyesiydim. Gerçekten o dönemde de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve 11 ilçe belediye başkanımızla birlikte Yunanistan Batı Trakya’ya  bir gezi düzenledik. Bütün Balkan derneklerinin katıldığı gezide Seçek Yağlı Gürelerine katıldık. O gezinin  de etkisiyle olsa gerek İzmir’de 2 milyona yakın Balkan göçmeni var. O seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi o zamana kadar tarihte görülmemiş büyük bir başarı elde etti. 29 belediyenin 28’ini kazandı. Kaybettiği  belediyede çok az oyla kaybetti. Siyasete böyle katıldım. 2011 seçimlerinde yine Cumhuriyet Halk Partisi birinci bölge 7. sırada idim. Bu seçimi 2124 oyla kaybettim.  İtirazlar yaptım bu oy farkı  672’ye düştü 672 oyla seçimi kaybettim. YSK’ya itiraz yaptık sonuç değişmedi.

SİYASETE ARA VERDİM 2 DÖNEM İZMİR BARO BAŞKANI OLDUM

Siyasete o seçimden sonra ara verdim. İzmir Barosu başkanı oldum İki dönem Baro Başkanlığı da yaptım. Bundan sonraki hedefim de Siyasete devam etmek benim ailem hala Yunanistan’da yaşıyor. Balkan Siyasetini iyi biliyorum. 2011 seçimlerinden sonra seçimi kaybettik diye partiye de küsmedim.

Fiilen siyasetin içinde yokum gibi ama özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sosyalist Enternasyonel’e tekrar katılması anlamında Yorgo Papandreu’nun büyük desteğini aldım. Papendreu Sosyalist Enternasyonel başkanıydı o dönemde CHP çok büyük katkıları oldu. Yorgo Papandreu ile çok yakın ilişkilerin vardı. Sayın Kışıödaroğlu’nun Sosyalist Enternasyonel de Genel Başkan Yardımcısı Yardımcısı olmasında katkım oldu.

Yorgo Papandreu’nu bir numaralı başdanışmanı benim çok yakın arkadaşım, halen de görüşüyorum. Bunları Sayın Kılıçdaroğlu da biliyor. 2012 yılında Atina’da Papandreou- Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesine ben de katılmıştım.

KILIÇDAROĞLU’NU KÖYÜMÜZDE AĞIRLADIK

Batı Trakya gezisi oldu yine akabinde Kılıçdaroğlu’nun kendisi için güzel bir Batı Trakya ziyareti oldu. Köyümüzde ağırladık, çeşitli ziyaretler gerçekleştirdi, başarılı bir ziyaret oldu. Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda destek olmak için varız bu anlamda güzel şeyler yaptık. 2012 yılında Balkanlar ve sosyal demokrasi paneline tüm Balkan ülkelerinden yoğun bir katılım sağlamasına yardımcı oldum.  Her zaman partimiz için bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Siyasette böyle varız ama ileriki dönemde daha aktif görevler aldığımızda daha güzel şeyler yapacağımıza inanıyorum.

CHP’NİN BALKANLARLA İLGİLİ AÇILIM YAPMASI LAZIM

CHP’nin Balkanlarla ilgili bir açılım yapması gerektiğini düşünüyorum. Seçim zamanı herkes göçmen oluyor göçmenlerin oyunu almak için. Seçilip belli bir göreve geldikten sonra göçmenlerin sorunlarını bilmedikleri için göçmen kitlesinin beklentilerine karşılık veremiyorlar.

2007-2011 yılları arasında uygulanan göçmenlerle ilgili bir karar gerçekten çok sıkıntı yaşattı. 40 yıllık 50 yıllık Türkiye’de olan göçmenlerin işyerleri kaçak işletme konumuna sokuldu. Balkan ülkelerinden gelen işletme sahibi basit meslek sahiplerine 2003 yılında bir yasa çıkarıldı. Bu yasa  2007 yılında uygulanmaya başlandı. Bursa’da çok acımasız bir şekilde uygulandı. SGK müfettişleri ile birlikte işyerleri gezilerek, tutanaklar tutularak, göçmenlerin işletmeleri kaçak işletme olarak kaydedildi. Yanında çalışan eşi ve çocuğu sigortalı olmasına rağmen kaçak işçi kaçak işçi olarak kaydedildi. Cumhuriyet Halk Partisi bunun meclis gündemine getiremedi 2012 yılında ben bu konu ile ilgili bir yasa teklifi hazırlayıp Cumhuriyet Halk Partisine verdim. 26 Ocak 2012 yılında teklif verildi ama bunu basına da duyuramadı. AK Parti 14 Şubat’ta benim hazırladığı yasa teklifinin 5 maddesinden bir maddesini alarak bunu meclise getirdi. Bu sayede şimdi Balkan göçmenleri daha kolay işçi alınıyor, çalışma izin alabiliyor, ikametgah alabiliyor. Bir çok hemşehrimiz bu yasa sayesinde işe girebilirler bu çok büyük bir ihtiyaçtır ve önlerinİ açmış olduk.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL