Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 7.745

Babacığım ve Babalar Günü

  21 Haziran tarihi her çocuk için çok önemlidir. Çünkü bu tarih Babalar Günü olarak kutlanmaktadır. Tabi kimileri şunu diyebilir. Ya sadece 21 Haziran’da mı babamızı hatırlayacağız ve onu sadece..

 

21 Haziran tarihi her çocuk için çok önemlidir.

Çünkü bu tarih Babalar Günü olarak kutlanmaktadır.

Tabi kimileri şunu diyebilir.

Ya sadece 21 Haziran’da mı babamızı hatırlayacağız ve onu sadece o gün mü hatırlayacağız. ?

Tabi ki öyle değil?

Bizleri annelerimizle bugünlere getiren en değerli varlıklarımız olan babalarımız da annelerimiz gibi bizler için her zaman değerlidir.

Ben bu yazımda sizlere kendi babamdan bahsetmek istiyorum.

1987 yılında vatani görevimi yapmak üzere Bingöl’e gittim.

1989 yılında askerliğimi tamamlayarak Keşan’a geldim.

Babacığım 31 Ocak 1993 yılında sabaha karşı bir gece ansızın bizleri bırakıp bu dünyayı terk etti gitti.

Ben o zaman Keşan’ın ilk yerel radyosu olan Gürer FM’de çalışıyordum.

Vefat ettiği akşam saatlerinde radyonun telefonu çaldı, telefonu açtım telefonun öbür ucundaki babacığımdı.

Bana “Oğlum ben kahveye gideceğim arkadaşlarımla beraber olacağım. Benim için Kırmızı Gülün Alı Var şarkısını çalarmısın” dedi.

Ben o şarkıyı ilerleyen dakikalarda “Babam ve kahvede bulunan arkadaşları için çalıyorum” anonsuyla çaldım ve gece saat 01.30 gibi radyoda yayın bitince eve gittim.

Babam beni bekliyordu “Bana oğlum sağol şarkımı çaldın. Kahvede arkadaşlarımla beraber şarkıyı dinledim sağol ” dedi.

Babamla o gece 1 saat kadar muhabbet ettik ve yattık.

Sabaha karşı annemin ağlama sesi ile uyandım ve babamı kaybetmiştik.

Yani 1989’da askerliği bitirmiş ve 31 Ocak 1993 tarihine kadar babacığımla ancak yaşayabilmiş ve ona daha doyamamıştım.

Babacığım 53 yaşında yani bugün benim olduğum yaşta hayatını kaybetmişti.

Ben bu dünyada babama doyamadan onu kaybetmiştim.

Ne evlendiğimi ne de torunlarını göremeden bu dünyadan göç etti gitti.

Keşke bu kadar erken dünyadan göç etmeseydi de babacığımı doya doya sevebilseydim. Ona daha çok sarılıp “Babacığım seni çok seviyorum” diyebilseydim.

İşte bilenler de bilir “Kırmızı Gülün Alı Var” şarkısı benim için çok önemlidir ve ne zaman bu parçayı dinlesem babacığımla yaşadığım o son gece aklıma gelir ve gözlerim dolar gider göz yaşına döner.

21 Haziran’da yaşayacağımız Babalar Günü’nde keşke babacığım sağ olsaydı da onun Babalar Günü’nü kutlayıp koronaya rağmen ona sarılıp elini öpebilsem ve onu doya doya yaşayabilseydim.

Babalar Günü’nde ilk işim uyanır uyanmaz babacığımın mezarına gidip onun Babalar Günü’nü kutlayacağım.

İnanıyorum ki o beni duyacak ve Babalar Günü’nü kutlamaya gittiğim için mutlu olacaktır.

Bu dünyadan göç eden Babalar ile tüm Babaların Babalar Günü kutlu olsun.

Siz de hayatta iken babalarınızı hiç bir zaman kırmayın, onlara her zaman sevgi ve saygıyla sarılın.

Ve bugün tüm çocuklar, kızlar Babalarının Babalar Günü’nü kutlasın.

Babalar Günü vesilesiyle babacığım ile yaşadığım bu diyaloğu sizlere naklederek kendisini de buradan bir kez daha rahmet ve minnetle andım.

Hepinize saygılar selamlar.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL