Siyaset Okuma Sayısı: 11

Değirmendereli, Genel Kurulda iki kez söz aldı “Çiftçi Borçları ertelensin” dedi

CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli İş Kanunu ve bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair kanun tasarısı üzerine 23 Temmuz 2014 Çarşamba günü iki kez söz aldı. Değirmendereli; konuşmasına başlarken görüşülmekte olan..

Değirmendereli, Genel Kurulda iki kez söz aldı “Çiftçi Borçları ertelensin” dedi

CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli İş Kanunu ve bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair kanun tasarısı üzerine 23 Temmuz 2014 Çarşamba günü iki kez söz aldı.

20140721_113414

Değirmendereli; konuşmasına başlarken görüşülmekte olan yasa ile kilitlenen piyasaların, özellikle de küçük ve orta ölçekli şirketlerin, mükelleflerin bir nebze olsun nefes alabileceği düzenlemeler getirilmekte olduğunu ancak esas itibarıyla gerçekçi olarak değerlendirecek olursak bir ekonomik kolaylık sağlamaktan öteye küçük ve orta ölçekli işletmelerin, mükelleflerin önlerini açmaktan öteye Sayın Başbakanın Çankaya yolculuğunda önünü açmaya yönelik olduğunu görmemiz gerektiğinin altını çizdi.

Değirmendereli sözlerine şöyle devam etti;

“Buraya çıkan veya değişik ortamlardaki iktidar partisi yöneticileri her zaman ekonominin çok çok iyi gittiğini, uçtuğunu ifade ediyorlar ama 2011 yılında 6111 sayılı Yasa’yla borçları yeniden yapılandırmış olmakla birlikte aradan geçen üç sene sonra yeniden böyle bir ihtiyaç içerisine girmiş durumdayız. Yani piyasalar gerçekten kan ağlıyor, buna yönelik olarak bu önlemlerin alınması doğru bir şey ama doğru olmayan ekonominin tıkırında gittiği.

Maliye Bakanının rakamlarından bir örnek vermek istiyorum: 6111’e göre yapılan yapılandırmalarda bugüne kadar gerçekleşen, yani 100 birimlik bir yapılandırma, 100 liralık bir yapılandırma oldu ise bugüne kadar 52 lirası gelmiş arkadaşlar, 52-53 lirası gelmiş. Yani neredeyse yarıya yakını üç yıllık bu yolculukta yani ekonominin çok çok iyi olduğu ifade edilen bu üç yıllık süre içerisinde bu insanlar tökezlemişler ve yeniden böyle bir ihtiyaç ortaya çıkmış.

Şimdi bu düzenlemelerin yapılması olumlu ancak burada önemli bir eksikliğin altını çizmek istiyorum. O da çiftçi borçlarının  değerlendirilmemesi, yapılandırılmaması. Bu konuda çiftçilere – AKP iktidarı döneminde- en mağdur olan kesimlere gerekli nefesin alacağı katkıların ortaya konmaması.

Şimdi burada dünya piyasalarıyla çiftçimizi yarıştırma anlayışında oluşan piyasa fiyatları çiftçilerin geçimini oldukça zorlaştırıyor. Bir de bunun üzerine yaşanan –geçen Edirne’de de yaşadığımız gibi- doğal felaketler, seldi, doluydu, kuraklıktı, eklenince çiftçilerimiz çok daha zor durumda kalmış.

Geçen pazartesi günü Edirne’de yaşanan sel felaketiyle ilgili olarak araştırma komisyonu kurulması önerimiz olmuştu. Benim konuşmamdan sonra buradaki sel felaketinin hasarlarına ve alının önlemlere ilişkin iki AKP’li milletvekili Sayın Tülay Kaynarca ve Sayın Ramazan Can da bölgedeki durumun vahametini kavradıklarını dile getirip komisyon kurulması yerine çiftçi borçlarının  ertelenmesiyle ilgili torba kanunun içerisinde bir düzenlemenin uygun olacağını ifade ettiler.

Bir de pazartesi günkü Bakanlar Kurulunda bu konunun ele alınacağını ifade ettiler. Ben de doğrusu bundan büyük memnuniyet duydum. Ancak Bakanlar Kurulu gündemini izlediğim kadarıyla Edirne Milletvekili Sayın Sağlık Bakanı Müezzinoğlu’nun böyle bir konuyu gündeme maalesef getirmediğini tespit etmiş durumdayız. Eğer yanılıyor isek ben bu konuda bir önlemler alındıysa mutlu addederim kendimi.

Edirne’de ve ülkenin dört bir yanında doğal felaketlerden etkilenen çiftçilerimizin tarım kredi kooperatiflerine ve Ziraat Bankasına olan borçlarının faizsiz olarak ertelenmesini, yapılandırılmasını bu tasarı içerisinde ele almamız çiftçilerimize büyük ve önemli bir katkı sağlayacaktır.”

Torba Yasa görüşmelerine bir önerge üzerine tekrar söz alarak devam eden Edirne Milletvekilimiz Değirmendereli şunları ekledi;

“Yine söylüyorum, bu çiftçilerin olağanüstü sıkıntılarını ele almamış olmamız önemli bir eksiklik.  Zira, çiftçilerin ürün fiyatları baskı altında. Tarımda bölüşüm ilişkileri sermayenin lehine değişiyor. Küçük ve orta köylü grubu eriyor. Ağa marabalığından şirket marabalığına bir dönüşüm yaşanıyor. Tarımsal destekleme ve kurumlar yok ediliyor. Tarımsal ürünlerde ithalat yıl be yıl artıyor.

Gerek Edirne’de olsun gerek ülkenin başka bölgelerinde bu Toprak Mahsulleri Ofisi kapılarını açmayıp buğday alımına geçmeyerek büyük bir mağduriyete sebep oldu. Edirne’de yaşadığımız sel de insanların arazilerinde, bahçelerinde depoladıkları buğdayların yemlik hâle gelmesine sebep oldu.

Bir veri paylaşmak istiyorum: Ofis açılmadı ancak sadece Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde 200 bin ton üretim var, buğday üretimi var. Tüccarın alabildiği sadece 21 bin ton, 180 bin ton çiftçinin elinde, deposunda, bahçesinde bekliyor. Ancak birkaç gün önce açtı Ofis kapılarını. Ama, güzel bir söz var: “Dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlarmış.” Yani, insanlar borçlarını, harman vadeli borçlarını ödeyemediler, ağır bir sıkıntıya düştüler.

Bir de biraz geçmiş ay içerisinde çıkardığımız bu Arazi Koruma Kanunu, 130 dönümün altındaki arazilerin satılmasını yasaklamıştı. Üstüne üstlük harman vadeli borcu olan köylüler “Hiç olmazsa elimdeki tarlayı çıkartayım.” diye tapuya gittiğinde böyle bir sürprizle karşılaştılar. Bu konuda da bir kolaylığın getirilmesi son derece önemli.

Bir diğer çok önemli konu ise, 6111 sayılı Kanun’la yapılandırılmış olan sulama kooperatiflerinin borçlarının burada ele alınmaması. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bunu gündeme getirmiş olmamıza rağmen bu önerimiz kabul görmedi. Ama, yine sadece Edirne ölçeğinden örnek veriyorum: 34 bin lira borcu olan bir kooperatifin faiziyle beraber bugün borcu 350 bin lira olmuş. 4 milyon lira borcu olan bir kooperatifler birliğinin bugün borcu 30 milyon TL’ye gelmiş. Yani, çiftçi bunları ödeme şansına hiç sahip değil bu saat itibarıyla. Bu nedenle, gerçekten yeni bir madde ihdasıyla bu konudaki sıkıntının da aşılması önemli olacaktır. Zira, günbegün artan tarım ürünleri ithalatımızın önüne geçmek için çiftçiyi destekleyip, onun üretim yapmasına, sürdürülebilir tarım yapmasına destek olmamız çok önemli. Bu, aynı zamanda bizim tarım ürünleri açısından dışa bağımlılığımızı da azaltmak bakımından çok önemlidir. Bu nedenle, bu konuda yapılacak düzenlemeye sayın iktidar partisi milletvekillerinin de destek vermesini dilerim.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL