Güncel Manşet Siyaset

Dibek,”Başbakan için Trakya Trakya olalı böyle zulüm görmedi”

Dibek,”Başbakan için Trakya Trakya olalı böyle zulüm görmedi”

CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Trakya ziyareti ile ilgili olarak 9 Aralık 2013 Pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir konuşma yaptı.

turgutdibek1

Dibek’in konuşması şöyle;

 

TURGUT DİBEK (Kırklareli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Arkadaşlar, 33’üncü madde üzerinde verdiğimiz önergeyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi adına söz aldım. Öncelikle sizleri saygılarımla selamlıyorum.
Önerge önemli bir önerge ancak önergenin içeriğiyle ilgili düşüncelerimizi açıklamadan -Sayın Bakan da burada- hafta sonu bizim bölgemizde yaşanan bir gelişmeyi burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Sayın Bakanın da katıldığı, Sayın Başbakanın, yine, bazı bakanlarla beraber Trakya’da yaptığı bir gezi vardı hafta sonu. Cuma günü benim ilim Kırklareli, sanıyorum cumartesi Tekirdağ, pazar günü de Edirne’yi Sayın Başbakan ziyaret etti. Şimdi, öncelikle şunu söyleyeyim: Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi, bizim Trakya’da da, benim ilimde de insanlarımız misafirperverler. Sayın Başbakan dilediği zaman, istediği kadar Trakya’ya gelsin yani o konuda hiçbir sıkıntımız yok, memnun da oluruz, mutlu da oluruz. Yalnız, değerli arkadaşlar, bana gelen şikâyetlerin ben Sayın Bakana gelmediğini hiç düşünmüyorum yani mutlaka ona da gelmiştir. Sayın Başbakan cuma günü Kırklareli’ne geldi, bizden başladı, Pınarhisar’dan başladı. Biliyorsunuz, yani Pınarhisar’ın özel bir anlamı var Sayın Başbakan için çünkü orada, cezaevinde belli bir süre misafir olmuştu yani Kırklareli sınırlarında bir dört ay kadar; oradan başladı. Ama, arkadaşlar, bir hafta öncesinden bizim Trakya’da, benim ilimde bir olağanüstü hâl ilan edilmiş âdeta; hani, şöyle bir terim var ya sık sık kullanılır: Yani “Trakya Trakya olalı böyle bir zulüm görmedi.” diye. İnanın, gerçekten öyle bir olay. Yani, Başbakan nereden geçecek? Şu caddeden geçecek. Başbakan nerede konuşacak? Şurada konuşacak. Yani, bu emniyet, işte, korumayı yapacak olan yetkililer artık durumdan vazife mi çıkarıyorlar yoksa talimat mı öyledir onu da bilmiyorum ama evlere tek gidiliyor, ziyaret ediliyor “Misafir almayacaksınız, dışarı çıkmayacaksınız…” Yani, insanların en doğal olan anayasal hakları değerli arkadaşlar, hürriyetleri, yani konut dokunulmazlığı, seyahat özgürlüğü, kent içerisinde gezme yani öyle bir hâl aldı ki, cuma günü, Kırklareli’ne geldiğinde… Önleyici gözaltılar diye, bir ara -biliyorsunuz- yani, bu yasada da değişiklik yapılsın diye kamuoyunda bir tartışma yapılmıştı. Yani, işte, daha sonra birtakım eylem yapabileceği, tavrıyla tarzıyla, protesto edebileceği düşünülen kişiler önceden gözaltına alınsın mı alınmasın mı diye? Böyle bir yasal düzenlemeye hiç ihtiyaç duyulmadan çok sayıda insan benim ilimde göz altına alındı.
Şimdi, bana cuma günü biri telefon etti, bu kişi önemli bir kişi, Demokratik Sol Partinin il başkanlığını yapmış bir ağabeyimiz, diyor ki: “Benim kardeşimi kent içerisinde -bizim Yayla Meydanı’mız var, orada- bir parkta polis hapsetmiş durumda. “Parkın içerisinden çıkmayacaksın.” diyor. Sivil polisler kenarda bekliyor. Niye? “Sen meydana inersen Başbakanı protesto edersin çünkü senin ağzın durmuyor, sen konuşuyorsun, eleştiriyorsun.”
Değerli arkadaşlar, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olmaz.
VEDAT DEMİRÖZ (Bitlis) – Siz de inandınız!
TURGUT DİBEK (Devamla) – İnanmadın mı? Tamam. Bakın, bir gelin Kırklareli’ne, görün bakalım neler olmuş.
Gençler… Ben, bunların isimlerini de paylaştım yani zaten değerli arkadaşlar, gerçek olmasa bunları burada ben konuşmam. Beni tanıyan tanıyor zaten, üslubumu da biliyorsunuz ama insanları da göz altına aldılar. Bunu şunun için söylüyorum: Bakın, bu doğru bir yaklaşım değildir. Şimdi, Başbakanın bundan haberi var mı yok mu, onu da bilmiyorum, az önce söyledim yani o, meydanlara gittiğinde herkes onu alkışlasın “Vay Sayın Başbakan, hoş geldin.” desin diye bekliyor olabilir ama demokratik toplumlarda, ülkelerde eleştiri de protesto da en doğal haktır. Anayasal hak değil mi silahsız ve saldırısız insanların gösteri yapma hakkı? Şimdi, bu, çok ciddi bir tepki yarattı Kırklareli’nde, Edirne ve Tekirdağ boyutunu bilmiyorum. Sayın Bakan buradayken, belki bununla ilgili bir açıklama da yapabilir. Bunun, tabii, örnek alındığını görüyorum. Şimdi, bazı kamu görevlileri diyor ki: “Sayın Başbakan böyle korunuyorsa benim neyim eksik?” Bazı valiler var, hepsini kastetmiyorum ama şu anki Adana Valisi benim ilimde dört yıl valilik yaptı, ben bir kısmında İl Başkanıydım, bir kısmında milletvekiliydim, nasıl korunduğunu görüyorum arkadaşlar, biliyordum. Ben de diyordum ki: “Niye böyle koruyor kendini?” Meğer Başbakanı örnek alıyormuş kendisine yani Sayın Başbakanın böyle bir kötü örneği de var. Bu konuyu burada dile getirmek istiyorum. O insanlar mağdur oldular. Sayın Başbakan, Trakya’dan ne umdu, ne buldu, onu da bilmiyorum, sandıkta her birini göreceğiz. İnşallah, 30 mart günü, Trakya’da umduğunun ne kadarını bulacak, hep beraber göreceğiz.
Önergeyle ilgili de şunu söyleyeyim, zamanım geçmiş: Bakın, eczacıların -burada Sayın Domaç’ı göremedim- haklı talebi, aldıktan sonra ilaç fiyatları düşüyor ya da kamu kurumu iskonto artışlarından dolayı stok zararı görüyorlar eczacılar. Onu telafi etmeye yönelik bir önergedir. Sayın Domaç, bunun mutlaka doğru olduğunu görür…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURGUT DİBEK (Devamla) – … yani ona bakarak el kaldırabilirsiniz diyecektim ama Sayın Domaç’ı da göremedim. Önergenin de çok haklı bir önerge olduğunu burada belirtiyorum ve saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL