TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 125.716
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 9.193
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 71
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 8.938
Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 1.106

DİLİMİZ ELDEN GİDİYOR MU?

Türkçe, Türkiye nüfusunun % doksanı’nın ana dilidir. İnsanların memleketlerine göre çeşitli şive ve lehçeleri ile milyonlarca insan Türkçe konuşmaktadır… Ama ne yazıkki günümüzde Türkçe yabancı kelimeler tarafından kuşatılmış ve maalesef..

Türkçe, Türkiye nüfusunun % doksanı’nın ana dilidir. İnsanların memleketlerine göre çeşitli şive ve lehçeleri ile milyonlarca insan Türkçe konuşmaktadır… Ama ne yazıkki günümüzde Türkçe yabancı kelimeler tarafından kuşatılmış ve maalesef oynana oynana tanınmaz hale getirilmiştir.

Nedense hep bir özenti içindeyiz. Kendi kültürünü benimseme yani insanlar, yabancı memleketlerin kültürlerine yakınlık duymaya başlayınca da bazı durumların önüne geçilemiyor maalesef. Yabancı markalar, yabancı şarkılar, yabancı filmler, yabancı ülkelere yapılan tatiller, yabancı marka arabalar …
Derken Türkçeye giren yabancı kelimeler dilimizin bütün saflığını alıp götürüyor. Düşünseniz ya sürekli yabancı müzik dinleyen bir insan şöyle diyor, “ Hey bro biliyor musun, benim çok acayip bir müzik kültürüm var”… ya da tatillerini sürekli yurt dışında geçiren bir insanın mükemmel coğrafya bilgisi ile övünmesine ne demeli? Bu tür insanlar neyle besleniyor gerçekten çok merak ediyorum. Sakın yanlış anlamayın başka kültürlere, dillere, markalara ülkelere karşı değilim.
Yozlaşmış bir düşüncem de yok. Aksine modern düşünceye sahip bir insanım ve farklı kültürlerin bir ülkeye çok büyük zenginlik katacağının bilincindeyim ama bizi diğer sosyal toplumlardan özel kılan değerimizin kaybedilmesine de karşıyım. Ben bir insanın ilk önce kendi kültürünü, kendi coğrafyasını, kendi dilini tanıma bilme yoluna gitmesi ve öğrenmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer bir insan dediğim gibi önce kendi dilini, kültürünü benimserse üç aydır yaşadığı Amerika’da iki kültür arasında kalıpta 25 yıldır konuştuğu ana dilini unutmaz. Bu konuda da haksız olduğunu sanmıyorum.
Ülkemizi açılan işletmelere gelince kendi gördüklerimden duyduklarımdan örnek verecek olursam… Maraşberry, La Casa Kebap, Dürüm Theater, Brother’s Büfe, Pilav Station, Tıkın House, Cafe Dö Pilav ve daha niceleri… Her biri dikkat çekmek adına kendilerince haklı olabilir tabi…
Ama peki ya dilimiz? Şarkılar mesela, ben radyo programında hep yetmişlerin, seksenlerin, doksanların pop şarkıları çalarım. Neden? Çünkü her biri tıpkı saf duygular gibi tertemiz duru bir Türkçeyle yazılmıştır. Yeni şarkıların bir kısmının içine giren yabancı kelimeler, cümleler sanki Türk müziğini özünden uzaklaştırma çabasına girmiş gibi Türk popuna bile el atmış durumda.
Söyleyin bana özenti değiliz de neyiz? Ben söyleyeyim… Tıpkı fabrikalarının atıklarıyla kirlettiğimiz gölleri, denizleri, barajları, akarsuları zehirlediğimiz gibi Türkçemizi de kirletip zehirledik. Haksız mıyım? Türkçe yok oluyor.
-Ay bilemiyorum çok boring bir durum
-Senin father ne iş yapıyor bro?
-Hey, Hello!
-Aman tanrım harika bir fashion bu
-What dedin gülüm?
-Seni seviyorum darling🙃

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL