Güncel Köşe Yazısı Manşet Okuma Sayısı: 16

DÜNYA TEHDİT ALTINDA

31 Aralık 2019’da içinde kendisini gösteren koronavirüs çok geçmeden tüm dünyayı etkisi altına almış, insanların hayatını tehdit etmeye başlamıştır. Virüsün ortaya çıkmasıyla ilgili bir sürü söylenti dönüyor ortada. Çin’in kendi..

DÜNYA TEHDİT ALTINDA

31 Aralık 2019’da içinde kendisini gösteren koronavirüs çok geçmeden tüm dünyayı etkisi altına almış, insanların hayatını tehdit etmeye başlamıştır. Virüsün ortaya çıkmasıyla ilgili bir sürü söylenti dönüyor ortada.

Çin’in kendi nüfusunu aza indirmek istemesinden tutunda, virüsün yarasa ve yılanlardan bulaştığına dair söylentilere kadar bir sürü efsane… Peki ya gerçekler neler? Aslında bir çoğumuz bunun biyolojik III. Dünya Savaşı olduğunu biliyoruz. Çünkü, şimdiye kadar hiçbir virüs bu kadar hızlı yayılıp, neredeyse tüm dünyayı öldürücü etkisi altına almamıştı. Eğer bu, çıkarlar için başlatılan bir biyolojik savaş değilse, neden o zaman bu oyunu başlattıktan sonra, oyundan ayrılan Çin hükümeti ortaya çıkan virüsü dünyaya duyurmadı ve neden insanların hayatını tehlikeye attı? Bu sorunun cevabı nerede saklı?

Koronavirüsü gizemini korumaya devam edecek mi bilinmez, ama yeni bir dünya kurmak adına başlatılan, parmak izi bırakmayan bu savaşta her gün hastalanan ve ölen insanların sayısında artış gözlenmekte olup, tüm dünya tehdit altında kalmaya devam ediyor.

Çeşitli sorular akılları meşgul ederken, sosyal hayatımız tamamen kısıtlanmış durumda. İnsanlar evlerinden çıkamıyor, gurbette çalışanlar ailelerine kavuşamıyor, yakınlarıyla sadece telefon sayesinde irtibat kurabiliyor. Bundan daha büyük, ölümden daha küçük sorun ise alışveriş merkezlerinden tutunda fabrikalara, restoranlara, kafelere, sinema, tiyatrolara kadar bir çok iş yeri ve kültür merkezleri kapatıldı. Ekonomi yerle bir olmak üzere işsizlik ise teker teker kapıları çalmaya başladı bile.
Bizler hayatın durduğu bu zor günlerde, “EVDE KAL,” duyurularını ciddiye alıp, virüsün yayılmasına engel olmalıyız. Çünkü bu durumdan kurtulmamız tamamen bizim elimizde. Elbirliğiyle kurallara ne kadar sadık kalırsak, bu musibetten o kadar çabuk kurtulur, en kısa zamanda özlediğimiz normal hayatımıza, sevdiklerimize dönebiliriz diye düşünüyor ve umut ediyorum.

Evde kaldığımız süre içinde sanata yönelip bol bol kitap okuyabilir, müzik dinleyebilir, film izleyebilir, varsa hobilerimizin üzerine eğilebilir, çocuklarımızla vakit geçirebilir, vücudumuzu ve beynimizi dinlendirebilir, kendimize evimizde küçük bir dünya kurabilir sabırla bu tehditkâr günlerin geçmesini bekleyebiliriz.
Zaten, maalesef bundan başka yapacak pek bir şeyimiz yok şu anda.
“ Evde Kal Türkiye’m,” sevdiklerin için, sağlığın için, hayatta kalmak için…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL