TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 245.152
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 24.297
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 108
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 6.636
Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 143

DUR BAKALIM NE OLACAK(1)

  Rahmetli Demirel’in üzerine yapışmış olan “Du Bakalım!” sözünün üzerine yazdığım yazıdan son sonra : Rahmetli Aziz Nesin’in “Dur bakalım ne olacak!” başlıklı hikâyesi ile yazıma devam etmek istiyorum.. Efendim,..

DUR BAKALIM NE OLACAK(1)

 

Rahmetli Demirel’in üzerine yapışmış olan “Du Bakalım!” sözünün üzerine yazdığım yazıdan son sonra : Rahmetli Aziz Nesin’in “Dur bakalım ne olacak!” başlıklı hikâyesi ile yazıma devam etmek istiyorum..

Efendim, sağda solda memleket meselelerini konuşurken genellikle ortak söz şu olur: “Dubakalım,ne olacak!” Yani; hep bir beklenti içerisindedir toplumumuz… Bugün sizlerle büyük usta Aziz Nesin’in bu konuda yazdığı bir hikâyeyi kısaltarak ve yorumu sizlere bırakarak paylaşmak istedim.

Yetmiş yaşlarındaki işçi emeklisi “Dur bakalım, ne olacak deyip duruyorsunuz da, bana bir akrabamızın başına gelenleri anımsattınız…” dedi.
Hani hükümetimiz darda kalıp dünya cenneti Boğaziçi”nin en güzel tepelerini, korularını, yerlerini, petrol zengini Araplara satıyordu ya… İşte o sıra bir Arap zengini çıktı ortaya, şeyh mi prens mi, yoksa hepsi birden mi öyle bir şey. Adı Ebul-Fatık El-Mışki. Boğaziçi’nin seyrine doyum olmaz tepelerden birini satın almış. Oraya artık köşk mü, konak mı, saray mı, işte öyle bir şey yaptıracak. Derken bu EbulFatık, bir Türk kızıyla evlenme sevdasına düşmüş. Hangi Türk kızı olduğu belli değil, yeter ki Türk kızı olsun… Kendisine tepeyi bulan komisyoncular istediği şartlarda bir kız aramaya başlamışlar!. Sonunda bulunan kızlardan birini çok beğenmiş. İşte biz Ebul-Fatık’ı bu ilişkiyle tanıdık. Çünkü,Ebul-Fatık’ın ayılıp bayılarak beğendiği kız, bizim hanımın uzak bir akrabasının kızı… Kız tam da Ebul-Fatık’ın istediği gibi, on yedi yaşında, Kur’an kursunda yetişmiş, akça pakça, yandan çarklı kalçalar… Saflığına gelince, aptaldan bir parmak yukarıda saf…  Ebu-Fatık’ın memleketinde üç mü, beş mi – kesin sayısı saptanamadı- karısı olduğundan bu kızı hükümet nikahıyla değil, imam nikahıyla alacak. Her neyse efendim, bu Ebul-Fatık, kızla evlendi.
***
Saf kız, çok yoksul bir ailenin çocuğu olduğundan, evlenip de o lükse, o görkeme kavuşunca çok mutlu oldu. İsmi uzun olduğundan kızın ailesi O’na kısaca “Fıtık” diyordu. Boğazın tepesindeki o köşk yapılana dek, Nişantaşı”nda lüks daire satın almış, daireyi de kızın üstüne yapmış. Biz Fıtık Amca’yı orada tanıdık. Gel zaman git zaman… Bundan sonra olanları bana hanım anlattı. O da, Fıtık amcanın genç karısından duymuş. Çünkü kadın olup biteni her önüne gelene anlatıyormuş. Fıtık Amca’nın güzel ve küçük karısı sokakta hep çarşafla geziyor. Fıtık Amca çok kıskanç olduğundan, gencecik karısının kadın akrabalarıyla bile sık görüşmesini istemiyor. İyi ama, Fıtık Amca’nın evde olmadığı zamanlar kızın canı sıkılıyor. Kıskanç Amca, bir yandan da karısını eve hapseden koca izlenimi vermek istemiyor çevresine. Karısına güvenen bir koca görünümünde… İşte bu yüzden, kendisinin evde bulunmayacağı iki gün karısına alışveriş için, çok uzaklara gitmemek koşuluyla, sokağa çıkabileceğini söylüyor. Genç kadın buna çok seviniyor, ama sokakta ne yapsın tek başına? Sinemaya gidip gidemeyeceğini soruyor. Fıtık Amca uzun uzun düşünüyor. Karar vermek kolay değil. Gitme dese, karısına baskı yapmış olacak. Git demeye de içi elvermiyor. Birlikte gitmeleri hiç uygun değil. Sonunda şöyle diyor:
-Avet… Müsade var… Velakin avvalden ben görecek, bilahara sen…
Fıtık Amca, o dolaylardaki sinamalarda oynanan bütün flimleri seyredip “Hazreti Ömer”in Adaleti” adlı yerli filimi görebileceğini söylüyor. Necmiye… Genç kadının adı. Gidiyor sinemaya… Fıtık Amcanın içi pırpır… Ertesi akşam eve dönüyor. Oh, şükür Necmiye evde.

-Necmiyaa?
-Efendim.
-Ne yaptın ben yokken?
Necmiye yanayakıla anlatmaya girişiyor!
-Ah,sorma…
Nasıl sormasın, meraktan çatlıyor.
-Ne oldu Necmiya?
–Öyle bir şey geldi ki başıma, şaştım şaştım kaldım.
-Ne geldi başına?
Necmiya saf saf anlatıyor!
-Senin söylediğin sinemaya gitmek üzere çarşaflandım.
-Şok güzel.
-Çıktım sokağa
-Avet?
-Yolda giderken bir herif sokuldu yanıma?
-Bir harif?
-Evet… Ben gidiyorum, o da yanımda gidiyor. Ben gidiyorum o da gidiyor. Dur bakalım, ne olacak, diye merak ettim.
Fıtık Amca çok bozulur ama, karısına belli etmemeye çalışarak o da şaşmış görünür!
-Allah allah.. Ban da şok merak ettim. Dubakalimnolecak?
-Ben gidiyorum, o gidiyor… Böööyle yanımda. Dibimden ayrılmıyor. Dur bakalım nolacak diyorum içimden…
-Fasuphanellah… Dubakalinolecak?
-Bileti alıyorum, o senin dediğin sinemaya girdim,adam da girmez mi?
Bu kez Fıtık Amca atik davranıp karısından önce sordu:
-Ve minelgaraip..Dubakalinolecak? Sonra?
-Sonra ben oturdum. O da yanımdaki boş koltuğa oturmaz mı?
-Hayret! Dubakalinolecak?
-Işıklar söndü, filim başladı.
Devam Edecek

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL