Siyaset

Erdem “Bizim gönlümüzdeki Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu” dedi

CHP PM Üyesi-gazeteci ,25.-26 dönem İstanbul Milletvekili Eren Erdem, 14 Nisan 2022 Perşembe günü CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı ile CHP Keşan İlçe Binası’nda partililerle bir araya geldi. Burada..

CHP PM Üyesi-gazeteci ,25.-26 dönem İstanbul Milletvekili Eren Erdem, 14 Nisan 2022 Perşembe günü CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı ile CHP Keşan İlçe Binası’nda partililerle bir araya geldi.

Burada ilk olarak konuşan CHP Keşan İlçe Başkanı Recep Pekcan, yaptığı konuşmada “Evet sevgili dostlar, sevgili partililerimiz çok saygıdeğer Keşanlı hemşerilerimiz, değerli basın  mensupları öncelikle için özür diliyoruz. Havsa’dan bu tarafa Eren Bey geziyorlar. Ama o kadar çok yoğun ilgi var ki burada da gördüğünüz gibi devam devam etmekte biraz sürede sarkma oluyor. Tekrar kusura bakmayın.Bu iktidarın değişmesi için parlamenter sistemin geri dönmesi için çalışıyor. Bu süreç içinde çok eskiden beri çok büyük bedeller ödendi. Kenarda oturup seyredenler dışında koşturan insanlar vardı. Bir kısmı daha küçük bedeller, bir kısmı da daha büyük bedeller ödeyecek. Ama şu bir gerçek ki ne olursa olsun ne yaşarsak yaşayalım partimiz için, ülkemiz için elimizden gelenden fazlasını yapmaya devam edeceğiz. Hemen vekilim bunun çok canlı örneklerinden biri. Bugün aramızda. Hoş geldiniz. Sayın il başkanım hoş geldiniz. biz hep konuşuyoruz. Konuşması gereken Eren Bey sözü ona bırakıyorum. ” diyerek sözü  Erdem’e bıraktı.

Pekcan’dan sonra söz alan Erdem’de  “Sıkıntı yok. Evet, çok değerli il başkanım, ilçe başkanım, kıymetli belediye başkanım burada bulunan eh ilçe yöneticilerim, kadın ve gençlik kollarımız, meclis üyelerimiz, değerli basın emekçisi arkadaşlarım aynı zamanda meslektaşlarım yani özellikle onu vurgulayayım. Eski bir gazeteci olarak cefakar meslektaşlarım diyeceğim. yol arkadaşlarım hepinizi saygıyla selamlıyorum.

GENEL BAŞKANIMIZ KILIÇDAROĞLU’NUN SELAMLARINI GETİRDİM

Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’ nun selamlarını sizlere getirdim. Kendisi özel olarak Edirne örgütümüze selamlarını ilettiler. Sağ olsun İl Başkanımız bize iki günlük bir program yaptı. Biz de o program kapsamında merkezden başlayarak çevre ilçelerimizi ziyaret ettik. Temaslarda bulunduk. Buradan sonra İpsala’ya gideceğiz. Ondan sonra da benim akşam katılmam gereken bir televizyon programım var. Oraya katılacağım. Şimdi bu mekanda bulunan herkes Türkiye’de nelerin olup bittiğinin en fazla farkında olan insanlardandır. Yani benim kalkıp size bildiğiniz şeyleri anlatmamın bir önemi ve manası yok. Ben daha başka bir konu üzerine sizleri bilgilendirmek isterim. Malumunuz arkadaşlar, dostlar, yani benden büyükler de var.Burada ben usul idrarda o ağız alışkanlığı hep arkadaşlar diyorum.

SEÇİME NORMAL ŞARTLARDA GİTMİYORUZ

Biz bir seçime gidiyoruz. Gitmekte olduğumuz seçim üç sebeple çok hayati ve çok kritik bir seçim. Bu üç sebepten birincisi, birincisi gittiğimiz seçime normal şartlarda gitmiyoruz. Neyi kast ediyorum? Biraz açmak istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ağır yara almış durumdadır. Devletin kurumları çökertilmiş devlet mekaniği rafa kaldırılmış, yok edilmiş. Nurettin Nebatin’in dediği gibi yasasız, mevzuatsız, anayasasız bir ülkeye dönüştürülmüş vaziyetteyiz. Dolayısıyla gelecek seçimde yeni hükümet kuracak olan Millet İttifakı’nın birinci önceliği devleti normalleştirmek. Yani yeniden kurumları inşa etmek sökülmüş vidaları sıkılamak. Dolayısıyla bizim ortak adayımızın yani çatı adayımızın devleti çok iyi bilen biri olması lazım. Devletle meşgul olmuş biri olması lazım. Devlet hukuku açısından acemilik çekmemesi lazım. Beş yılımız var arkadaşlar. Beş yılda bizim Türkiye’yi normalleştirmemiz gerekiyor. İki devletin bu düzeyde hasar alması sebebiyle bu rejim sebebiyle bütün gücün tek bir kişinin elinde toplanması sebebiyle Türkiye uluslararası camiada hukuk sistemi riskli ülkeler arasına alınmıştır. Bundan kaynaklı ülkemize gelmesi gereken yatırımlar gelmediği için bir döviz kıtlığı yaşıyoruz. Buna bağlı bir enflasyon bile boğuşuyoruz.

BÖYLE GİDERSE SONUMUZ YASA OLACAK

Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı dedi ki efendim biz kuru yüksek tutacağız, evet böylece ihracattan yüksek döviz girdisi sağlayacağız. Ne oldu peki? Bu dolar on beşlerin, on altıları zorluyor. Hala bugün de faiz kararı açıklandı. Dünkü nasıl bugün yine pas oldu. Böyle giderse sonumuzun yas olacağı da açık. Geldiğimiz noktada evet ihracat rakamları arttı. Fakat ihracattan gelen para ithalat ithalatın yüzde seksenini karşılamak. Sebep ne? Hani İkinci Dünya Savaşı’ndaki koşulları eleştiriyorlar ya toplu iğne üretilemiyordu gibi laflar ediyorlar. Çünkü artık ülkemizde toplu iğne bile üretilemiyor. Bu ülkenin üretim yapan bütün haklarını satıp peşkeş çekip halk tam palet fabrikası dahil. Peşkeş Peşkeş çekip bunu çekip üretim hayatını kısırlaştırma adına özel bir çaba sarf ettiler.

AK PARTİ GENEŞL BAŞKANINA ÇAĞRIDA BULUNUYORUM

Türkiye’ye diyorlar ki dünyayı ek. Dağları taşları ekin. Sıkıysa gelsene kardeşim. Sıkıysa gelsene. O mazotu doldur traktöre. O gübreyi o fiyata al ek ve göreyim seni. Buradan ben Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı’na çağrı yapıyorum. Bin traktöre gel. Söz söz rençberliğini de ben yapacağım. Rençberliğini de ben yapacağım. Ücretsiz gönüllü işçiliğini de ben yapacağım. Buğdayı beş liranın altına mal et göreyim seni. Hadi. Gel bu gübre fiyatıyla bu ilaç fiyatıyla, bu mazot fiyatıyla yap da göreyim. Efendim, çıkıyor. Gerçi şimdi artık tarım politikalarıyla alakalı konuşmamızın bir anlamı yok.

TARIM BAKANI KEĞEPİN EKİLMEDİĞİNİ DAHİ BİLMİYORDU

Tarım bakanına vatandaş diyor ki, kepek almakta zorlanıyoruz. Tarım Bakanı koskoca bakan da diyor ki kepek üretimini, kepek ekimini teşvik edeceğiz. Ya koskoca tarım bakanısın sen. Kepek deyince altına saç kepeği geliyor herhalde. Kepek, kepeğin ekilmeyen bir şey olduğunu biz izah etmek zorundayız. Bu arkadaşla. Arkadaşlar devlette liyakat sistemi bitti. Bu sistemde ekonominin toparlanma şansı kalmadı. Bu sefalet artık bizim hayatımızın bir rutin parçasına dönüşmüş durumda. Türkiye’nin acilen normalleşmesi, Türkiye’nin acilen iyileşmesi, Türkiye’nin acilen güçlen parlamenter sisteme geçmesi lazım. Kurumları yeniden inşa etmemiz gerekiyor. Bu popülist siyaset kültürünü derhal terk etmemiz gerekiyor. Işini bilen liyakatli kadrolarla Bir an önce bu işleri toparlamamız lazım.

İKTİDAR YOLUNDA EN BÜYÜK LOKOMATİF CHP’DİR

Bu bağlamda Türkiye’nin altı siyasi partisi bir araya gelmiştir. Bir ortak mutabakat bağlamında yeni bir siyasetin temelini atmışlardır. Bu adı millet ittifakı olur, başka bir şey olur yarın. Bunun önemi yoktur. Altı siyasi lider Türkiye’nin farklı görüşlerinden bir araya gelip evet Türkiye’yi normalleştireceğiz. Düz kuruyla bir yola çıkmıştır. Bu yolda en büyük lokomotif Cumhuriyet Halk Partisi’dir.  Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütleridir. bizim örgütlerimizdir.

KEŞAN BELEDİYESİ’Nİ GERİ ALMANIZI İSTİYORUM

bizim örgütlerimizin ben Keşan faciası olarak davet edeceğim. Böylesi hadiseler karşısında derhal derhal yaşanmış olan sıkıntıyı bertaraf edecek nitelikte ayağa kalkıp coşkuyla canlanması ve kaybettiklerini geri alması gerekir. O yüzden Keşan’da yerel seçimde şurada bir şey kalmadı yani. Yerel seçimden sekiz ay sonra yerel seçim vardır. Yani Keşan örgütünün ezici bir farkla bir kaza sonucu kaybettiğimiz bu belediyeyi alması lazım. Ben örgütte bu havayı görüyorum. Yani bugün burada çok kalabalığız. Dolayısıyla aynı şeyi örgütlerimizin genel seçimde de sahaya yansıtması gerekiyor.

BİZİM GÖNLÜMÜZDEKİ CUMHURBAŞKANI ADAYI KEMAL KILIÇDAROĞLU’DUR

Türkiye’nin kaderini belirleyecek olan bu seçimde gecesini gündüzüne katan neferlere ihtiyacımız var. Efendim bir Millet İttifakı bir cumhurbaşkanı adayı belirleyecek ve o kişi Türkiye’nin on üçüncü Cumhurbaşkanı olacak. Ben buradan tekrar söylüyorum. Biz Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu on üçüncü Cumhurbaşkanı yapacağız. Yapacağız. Devlet bilgisiyle, mütevazılığıyla, ahlakıyla, sakinliğiyle, devlet terbiyesiyle devlet terbiyesiyle çok da yakışır mı? Yakışmaz mı oraya? Çok da güzel yakışır. Beton gibi duracağız. Olasılığı yok. Çok ciddi bir farkla seçimi kazanacak durumdayız. Üzerinde çok geniş bir mutabakat var. Toplumun her kesiminden yüksek miktarda oy alabilmektedir. Benim en büyük temennim ilk turda iki adaylı bir seçim olması. Bu işin ilk turda bitmesi. İkinci turda uğraşmamak babında bunu söylüyorum. İlk turda biz ciddi bir parkla bu seçimi kazanacağımızı görüyoruz.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN ADAY OLMAMA OLASILIĞINI YÜKSEK GÖRÜYORUM

İktidar da bunu gördüğü için seçim yasası değişiklikleriyle, efendim kapı arkasından dolanacak birtakım Hileli hurdalı işlerle iştigal ederek canını kurtarmaya çalışıyor. Ama ben çok net söyleyeyim, çok net söyleyeyim. Değerli arkadaşlar iki bin yirmi üçte Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olmama olasılığını yüksek görüyorum. Çünkü kazanma olasılığı sıfırın altına inecek bir ortamda Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olmamasını dahi Cumhur İttifakı konuşabilir.

CUMHUR İTTİFAKI ÖNCE ADAYINI AÇIKLASIN

Evet Bu gece biz diyorlar ya bugün söylüyorlar ya ey Kılıçdaroğlu diyor ey Kılıçdaroğlu hadi adayınızı açıklayın diyor. Ya Sayın Cumhurbaşkanım önce siz adayınızı açıklayın siz aday mısınız onu mu söyleyin önce? Arkadaşım. Daha biz sizin ağzınızdan sizin aday olup olmadığınızı duymadık. Evvela Cumhur İttifakı’nın adayı kim? Adalet ve Kalkınma Partisi bunu bir açıklasın.

SÜLEYMAN SOYLU ADAY OLMAK İÇİN ÇALIŞIYOR

Benim bildiğim Süleyman Soylu aday olmak için çalışıyor. Bir oğlum, bir olur ki. Benim bildiğim benim bildiğim içeride ciddi kavgalar var. Benim bildiğim Süleyman Soylu, Halit Bey çok yıprandı. Benim popüleritem çok fazla falan gibi laflar ediyor sahada. Öyleyse. Evet. Yani bakalım siz aday olabilecek misiniz? Onu bir görelim. Şimdi bunlar kenarda bize diyorlar ki adayınızı açıklayın. Arkadaşlar biz kişi odaklı siyaseti bıraktık. Biz program odaklı siyaset yapıyoruz. Biz evvela yeni hükümetin yeni anayasasını açıkladık. Yani ne yapacağımızı açıkladık. Şimdi bunu da detaylandıracağız. Yeni hükümetin ekonomi programını açıklayacağız. Yeni hükümetin devletin kurumlarını nasıl yeniden inşa edeceği, hükümet programını açıklayacağız. Sonra da bunu hangi hükümetle yapacağımızı, o hükümetin cumhurbaşkanına kabinesini açıklayacağız. Biz  işi kitabına göre yapıyoruz. Açıklanması gereken ilk şeyler bunlar. Ne yani kişileri yarıştırarak siyaset mi yapılır? Biz yağlı güreş turnuvası mı düzenliyoruz? Kişiler değil, programlar yarışacak. Hükümet modelleri yarışacak. Şahıslar değil, rejimler yarışacak. Bir taraftan bugünkü krizin, açmazın, kaosun sorumlusu olan tek adam rejimi, diğer tarafta da demokratik ve güçlendirilmiş parlamenter sistem olacak. Bu seçimde iki seçim olacak: tek adam rejimini savunanlar ve adaleti savunanlar.”

“EKONOMİ POLİTİKALARI MAHMUTPAŞA TEZGAHI GİBİ”

“Türkiye’de mahkemelerin durumu ortada, bu ortamda ekonomik istikrar olmaz.” diyerek, devam eden Erdem, şunları söyledi: “İstemsizce güldüm ama içim kan ağladı. Cumhuriyet Savcısı’nı ‘Adınız bahis çetesine karıştı’ diye arayarak dolandırmışlar. Ben araştırdım, hayatında milli piyango bileti bile almamış. İçinde bulunduğu yargıya o kadar güvenmiyor ki, ‘Aman adım karışmasın’ diye 200 bin TL para kaptırmış. Böyle bir ülkede adaletin varlığından kim bahsedebilir? Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu’na atanan kişinin mesleği çorapçı. Asla küçümsemiyorum. Bakanın mesleği ne? Tekstilci. Ekonomi politikaları oldu, Mahmutpaşa tezgahı. Geldiğimiz noktada, kepek ekiminden bahseden bakanlarla, orman yangınında havadan bir kova su dökmeyi beceremeyen bir hükümet arasına sıkışmış topluma dönüştük. Artık bu işin hükümetlerle değil, devletle mümkün olduğunu herkes gördü. Devlet çökerse hükümet ne yapsın ki? İşte bu sebeple biz 2023 ile 2028 arasındaki sürece geçiş süreci diyoruz. Şu anda ülke komaya girmiş bir hasta ve evvela iyileştireceğiz; ondan sonra da Türkiye’yi gecikmiş olarak 21. yüzyıla sokacağız. Bilgi teknolojileri ile genç istihdamın önünü açarak bunu yapacağız.”

“EDİRNE DE 4-0 İSTİYORUZ”

Seçimlerde Edirne’nin çok önemli konumda olduğunu ifade eden Eren Erdem sözlerini şöyle tamamladı: “Meselemiz sadece cumhurbaşkanlığı değil. Anayasayı değiştirmek için bizim en az 367 milletvekili kazanmamız lazım. Ben Edirne’de il başkanımdan sözü aldım. Ama örgütten de sözü almak istiyorum. Bu örgütün Edirne’de 4’te 4 yapması gerekiyor. Ben AKP’li vekillerinin çoğu ‘Biz aslında AKP’li değildik’ demeye başlayacak. ‘Türkiye’nin parlamenter sisteme geçmesi lazım, bu yetkiler Kemal Bey’de olmamalı’ diyecekler ama biz işimizi riske atamayız. Edirne 4’te 4 yapsın diye biz örgütün memnun olacağı her aday belirleme formülünü parti meclisinde konuşacağız. Seçimden sonra bir arada Keşan’ı halledelim. Ben her zaman verdiğim mücadeleye inandım ama bu sefer inanmak ile emin olmak arsındaki ince çizgide emin olma duygusunu yaşıyorum. Bu seçimi kaybetmemiz için hiçbir neden yok, kazanma şansımız neredeyse yüzde 100’dür. Anketler bizde rehavet yaratmasın, küskünlükleri bir yana bırakarak çalışmaya devam edelim.”

Basın toplantısının ardından bir süre partililerle de görüşen Eren Erdem daha sonra İpsala’ya gitti.

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL