HESABIM
Üye Ol

ERGENOKON VE O MEKTUP.

       Hilmi DİNÇER  hdincer@kesanpostasi.com   Efendim, bildiğiniz gibi; Sayın Devlet Başkanımızın Başbakan olduğu yıllarda ülkemizde “Ergenekon”adı altında ve halkımız tarafından asla kabul görmeyen, ancak; zamanının Başbakanı olan Sayın Devlet Başkanımızın “Ben bu davanın savcısıyım!” sözüne karşın: Zamanın CHP Başkanı Sayın Deniz Baykal’ın “Eğer;  sen bu davanın savcısıysan, ben de; avukatıyım!” sözleriyle cevaplandırdığı  dava...

Yazar: Hilmi Dinçer - Yazının Tarihi: 9 Aralık 2018 - Okunma Sayısı:368 defa okundu.

       Hilmi DİNÇER

 hdincer@kesanpostasi.com

 

Efendim, bildiğiniz gibi; Sayın Devlet Başkanımızın Başbakan olduğu yıllarda ülkemizde “Ergenekon”adı altında ve halkımız tarafından asla kabul görmeyen, ancak; zamanının Başbakanı olan Sayın Devlet Başkanımızın “Ben bu davanın savcısıyım!” sözüne karşın: Zamanın CHP Başkanı Sayın Deniz Baykal’ın “Eğer;  sen bu davanın savcısıysan, ben de; avukatıyım!” sözleriyle cevaplandırdığı  dava en sonunda nihayetlendi ve her haliyle bir kumpas davası olduğu geniş kitlelerce kabul edilen bu dava ile ilgili olarak, savcı son mütalaasını yaptı:

Mütalaada örgüt suçlaması ve FETÖ’cü hakimlerin ilk kararı şöyle çürütüldü: “Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin ilamında da açıkça belirtildiği üzere; varlığı iddia edilen Ergenekon örgütünün hiyerarşik yapısının ortaya konulamadığı, departmanlar ya da hücre yapılanmaları arasında irtibatın ne suretle sağlandığı; astlık – üstlük ilişkisi, emir-talimat verme yetkisinin her bir sanık için ayrı değerlendirilerek kime bağlı faaliyet yürüttüğü ve varlığı iddia edilen örgüt hiyerarşisi içindeki yerinin somut delilllerle ortaya konulamadığı, örgütün nerede, ne zaman, kimler tarafından ne amaçla kurulduğunun somut delillerle tespit edilemediği gibi, ele geçirilen bir takım dökümanlarında CMK 134 maddesine aykırı olarak toplanan deliller niteliğinde bulunduğu, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde kurulu olmakla birlikte sivil yapılanmaya da sahip olduğu ve 1971 yılında da var olduğu iddia edilen örgütten, Milli İstihbarat Teşkilatı, Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün dahi haberdar olmaması olağan kabul edilemez.”

Sonuç olarak; zamanın savcılığını yapan Başbakan kaybetti ve gene zamanın CHP başkanı olan ve bu davanın avukatı olduğunu söyleyen Deniz Baykal kazandı.

Ergenekon davaları esnasında suçsuz yere birçok ordu mensubunun yanı sıra birçok aydın tutuklandı ve ne yazık ki; bazıları çeşitli hastalık nedenleri ile hayatını kaybedenler oldu. Ancak; bir tanesi vardı ki; içine düşürüldüğü durumu asla hazmedemeyen Yarbay ALİ TATAR, kendisine karşı yapılan haksızlıklara karşı hayatına son vererek intihar etti. İntiharının öncesinde yazdığı son mektubu ise hepimizin kalbine bir bıçak gibi saplandı. Ve işte her şeyi anlatan o mektup:

 

 

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı