TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 320.078
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 63.082
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 289
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 56.510
Spor Okuma Sayısı: 734

‘Gönlüm Edirnespor’dan yana’

Edirnespor’da 2000/2001 sezonunda tam olarak, 2001/2002 sezonunun ilk 5 haftasında Teknik Direktör olarak görev yapan Yüksel Çelik,  Hudut’un ilgiyle takip edilen “Dünden Bugün Edirnespor” yazı dizisini kendisinin de zevkle izlediğini..

‘Gönlüm Edirnespor’dan yana’

Edirnespor’da 2000/2001 sezonunda tam olarak, 2001/2002 sezonunun ilk 5 haftasında Teknik Direktör olarak görev yapan Yüksel Çelik,  Hudut’un ilgiyle takip edilen “Dünden Bugün Edirnespor” yazı dizisini kendisinin de zevkle izlediğini belirterek, “Bazen hüzünlendim, o yılları tekrar yaşadım. Hele genç sporcularımın hakkımdaki olumlu düşüncelerini okuyunca duygulandım” diyerek görüşlerini dile getirirken, bazı konularda açıklık getirmekten de geri kalmadı…

İsmail DEMİRAY-Hudut Gazetesi
Yüksel Çelik 2000/2001 sezonunu tam olarak, 2001/2002 sezonunun ilk 5 haftasında Edirnespor teknik direktörlüğü yapmış, gençlere önem veren, onlara inanan ve ısrarla amatör ve genç futbolcuları futbola kazandırmaya çalışan bir dönemlerin başarılı olmuş, o dönemde taraftarlar arasında yaşanan olaylar nedeniyle futbol hayatına nokta koymuş bir isim.
“Dünden bugüne Edirnespor” dizisinde geçtiğimiz günlerde yoğun olarak 2000/2002 döneminde görev yapmış dönemin teknik kadrosu ve futbolcularına yer verdik. Bu dönemde görev yapmış yöne-ticilerden ikisine ulaşmamıza karşın görüşmeye röportaj yapmaya o döneme bir de onların bakış açı-larıyla bakmaya ikna edemedik.
Yüksel Çelik hocamız da o dönem için itirazlarının olduğunu, eksik bir şeylerin gittiğini belirterek bizlerden tekrar söz istedi. Yazdı, gönderdi bizlere. Aşağıda Yüksel Çelik hocamızın o döneme ait eklemek istediklerini okuyacaksınız.
“ALT YAPI UZUN BİR YOLDUR”
“Yıllardır spor kamuoyun-dan,özellikle futbol kulüplerinden, sporculardan, antrenörlerden, yöne-ticilerden, taraftarlardan hep alt yapı, alt yapı diye söylemler duyarsınız. Ama iş uygulamaya gelince bu istek gerçekleşmez havada kalır. Çünkü zor bir süreçtir, uzun bir yoldur, bilgi birikim ister, çok çalışmak ister, sabır ister, uzun vadeli yatırımdır, destek ister. Futbol dünyası genelde bu söylemlere sığınır. Ama iş uygulamaya gelince kimse taşın altına elini sokmaz.
SÜLEYMAN SEBA ÖRNEĞİ
İlimizde de futbolda alt yapı yatırımı yok gibidir. Genelde kısa vadeli başarılarla övünülür. Ülkemizde de böyledir. Bu yatırımları yapan kulüpler bir elin parmak sayısını geçmez. En üst örneği bir zamanlar Beşiktaş ‘tır.Kulüp Başkanı Süleyman Seba’dır. 16 yıl boyunca bilgi, akıl ve sabırla alt yapıya yatırım yaparak yönetmiş ve Beşiktaş efsanesini yaratmıştır. Bu biraz uzun olan önsözü yazmamın sebebi,benim de antrenörlüğünü yaptığım o dönemde,  rahmetle andığım Nejat Öztaş ve    yönetiminin her şeyi göze alarak, Edirnespor da yapmak istediklerinin kısa bir özetidir.
DOĞAN SEYFİ’NİN TRANSFERİ
Tabi ki herkes eleştirilebilir, tabii ki yanlışlar söylenebilir ama bunları yaparken de hakkaniyetli olmak gerekir. Nejat Öztaş ve yönetimi, kısa vadeli  hiçbir plan yapmamıştır, bir şampiyonluğu aklından bile geçirmemiştir. Hiç bir söylemde bulunmamış, şampiyonluk için bir  hazırlık yapılmadığı gibi, ekonomik olarak böyle bir gücü de yoktur. Takım bir önceki  yıl küme düşmekten son maçta kurtulmuş, maddi manevi sıkıntı içinde amatör ve gençlerin dışında pek bir oyuncu da kalmamış, kulübün geliri de yok, maddi destek de yok. Bütün bu olumsuzluklara rağmen, sadece rahmetli Doğan Seyfi’nin transferinden gelen parayla büyük risk alınarak çalışmalara başlanmıştır.
NEJAT ÖZTAŞ VE YÖNETİMİNİN PLANI
Bu şartlar altında Nejat Öztaş ve yönetimi şampiyon olmak yerine, söylemde değil eylem de. Söz de değil özde bir çalışma başlatarak, uzun vadede kalıcı, kendi kendine yetebilen, öz kaynaklarını kullanabilen, sağlam yapılanmasıyla örnek gösterilebilen, tüketen değil üreten, geleceğin Edirnespor’unu yaratmak, zamanı gelince de bir üst lige çıkmayı planlamıştır.( Asıl büyük düşünen yöneticiler, bu anlayışta olan,Edirnespor ve Türk futbolunu  çıkmazdan kurtaracak bu vizyona sahip yöneticilerdir.)
İşte Nejat Öztaş, yönetim , ben ve ekibim, bu ilkelerle yola çıktık. Her şey kolay olabilirdi (Flaş transferlerle günü kurtarabilir, övgülerle alkışlarla sezonu çıkarabilirdik) ama biz zor olanı seçtik.Düşük maliyetlerle çok genç ve amatör bir takım oluşturduk.
EKMEK ARASI KÖFTEYLE DEPLASMAN
‘Takım kısa sürede galibiyet alamadan düşer’ söyleminden, ‘Bu  takım şampiyon olur, neden olmak istemiyoruz/’ eylemine dönüştü.Takım yeni kurulmuş,Türkiye’nin  yaş ortalaması en düşük profesyonel takımıyız (ortalama 22).Masraf olmasın diye sezon başı kamp bile yapmamışız (2001-2002). Çok düşük pirimler veriliyor, onda bile zorlanılıyor. Ekmek arası köfteyle deplasman dönüşü yapıyoruz. Uzak deplasmanlara bile günübirlik, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün 25 kişilik minibüsüyle gidiyoruz. Ama bu yaşadıklarımız kimin umurunda. (Yoğurt tutmuştu, üstelik kaymağı da çok kalındı.) Anlatamadık , anlamak istemediler.
Tüm bu zorluklara rağmen mutluyduk huzurluyduk, şikayet etmiyorduk. Birbirimize destek olarak çalışmalarımıza devam ediyor, olanca gücümüzle geleceğe hazırlanıyorduk .
ŞAMPİYON OLMAK İSTEYENLERİN TRİBÜN BİRLİĞİ
Her şeyin yolunda olduğunu düşünürken şampiyon olmak isteyenler, (Bahanesine sığınanlar) kısa sürede tribün birliği oluşturdular. Benim ve yönetimin  o güne kadar yaptıkları yok sayılarak, görmezden gelinmeye çalışıldı. Takım üzerinde hiçbir emeği ,maddi ve manevi katkısı olmayan, sadece sportif rant sağlamak isteyen insanlar gür sesleriyle ortaya çıkmaya başladı. Adeta bilinçli bir şekilde çomak sokuldu. Bazı aktörlerin  taraftarları yönlendirerek, acımasızca, hakaret dolu tepkisi sonucunda ayrılmak zorunda kaldım.
Ayrılmam adeta sonun başlangıcı oldu. Ardımdan galibiyetler gelse de, bu başarılar aklı selim insanları mutlu etmedi. Çünkü, büyük emek ve zaman harcanarak yapılmak istenen bu değildi. Şampiyonluk takımın üstüne kaldıramayacağı mali yük getirecekti.
NEJAT ÖZTAŞ VE EKİBİNE BÜYÜK HAKSIZLIK
O dönemle ilgili yazıları, anıları zevkle ve dikkatle takip ettim. Bazen hüzünlendim, o yılları tekrar yaşadım. Hele genç sporcularımın hakkımdaki olumlu düşüncelerini okuyunca duygulandım.
Hepimiz hatalar yaptık, yapabiliriz de. Yapılan ufak hatalar, bütün bu iyi niyetli çalışmaları hiçe sayıp görmezden gelip, yapılanları küçümseyip,  gölge düşürülmemeli. Nejat Öztaş’ı şovmen, yönetimi’de Edirnespor’un önünü kesen kişiler olarak göstermek onlara yapılan en büyük haksızlıktır.
Son sözümde o  dönem  şampiyonluk isteyerek,  kulis yapan, ortalığı ayağa kaldıran Edirnespor sevdalılarına.Takımımız 17 yıl boyunca amatörde kalarak bizlere büyük acılar yaşattı. Madem ki Edirnespor’u çok seviyordunuz ve bu işler o kadar kolaydı.Hazır başarılı bir hoca da varken ,bir yönetim oluşturarak takımı kısa sürede şampiyon yapmayı neden denemediniz? Elinizden tutan mı vardı?
“GÖNLÜM EDİRNESPOR’DAN YANA”
Her ne kadar yaşadığım olaylardan sonra Teknik Direktörlük yaşamıma son verdiğim kulübüm olsa da, kırgın ve üzgün ayrılsam bile orada güzel arkadaşlıklar ve dostluklar edindim.Yaşadığım onca stres ve sıkıntılı günler geride kaldı. Sayın İsmail Demiray ve Hudut Gazetesi’ne spora verdiği hizmetten ve 20 yıl sonra tekrar hatırlanmaktan dolayı çok teşekkür ediyorum, birlikte çalıştığım kader birliği yaptığım yardımcı hocalarım Erdinç Niş ve Melih Altınok’a. Ser verip sır vermeyen sevgili kulüp müdürümüz Musa’ya , malzeme sorumlularımız  Muzaffer ağabey ve Hüseyin’e, çalışkan, dürüst ve cefakar futbolcularıma. Uyum içinde çalıştığım rahmetli Nejat Öztaş ve yönetimine,genel kaptan  Yavuz Çiroz’a sonsuz teşekkürler ediyorum. Gönlüm Edirnespor’dan yana. Kalbi, Edirnespor için atan herkese, tüm içtenliğimle sevgi, saygı ve selamlarımı gönderiyorum.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL