HESABIM
Üye Ol

HAVADA DEVRİM SESİ VAR..(1)

            Hilmi DİNÇER  hdincer@kesanpostasi.com     Merhaba değerli okurum, on sekiz yıldır köşe yazısı yazan biri olarak; köşe yazılarının kısa ve öz olması gerektiği ve böyle olmaz ise, fazla okunmadığını bilen bir kişiyim! Ancak; bu gün köşe yazısı yazmaktan ziyade sizin ile sohbet etmek istiyor ve  doğrusu bu sohbetin nerede...

Yazar: Hilmi Dinçer - Yazının Tarihi: 8 Ekim 2019 - Okunma Sayısı:179 defa okundu.

 

 

 

 

 

 

Hilmi DİNÇER

 hdincer@kesanpostasi.com

 

 

Merhaba değerli okurum, on sekiz yıldır köşe yazısı yazan biri olarak; köşe yazılarının kısa ve öz olması gerektiği ve böyle olmaz ise, fazla okunmadığını bilen bir kişiyim! Ancak; bu gün köşe yazısı yazmaktan ziyade sizin ile sohbet etmek istiyor ve  doğrusu bu sohbetin nerede sonlanacağını ben dahi bilmiyorum!

Demem o dur ki; şu an bu yazımı her nerede okuyorsanız, rahat bir sandalyeye yerleşip, kendinize bir çay söyleyin ve de beni karşınıza alarak konuşun benimle!. Hoş, sizin konuşmalarınızı ben her ne kadar duymasam da; istediğinizde köşemde yayınlayabileceğim düşüncesiyle biraz rahatlıyorum..

Efendim, öyle zannediyorum ki; yazımın başlığı bazıları için itici gelebilir..Hani; bazıları: “ ne oluyor yahu! Hilmi Dinçer ülkede ayaklanma olmasını mı istiyor!” gibilerinden algılayabilir bu başlığımı.. Asla böyle bir düşüncem yok.. Kaldı ki; Türk Halkı Cumhuriyeti kurarak, tarihinin en büyük devrimini yapmıştır! Zaten, daha sonra  değineceğim gibi toplumsal yapımız böyle bir şeye izin vermez.. Neden mi? Nedeni şu:  1950 den günümüze değin ülkemizi  “liberal” bir uygulama içersinde yönetenler, ülkemiz insanlarına devrim sözcüğünü (özellikle; Atatürk Devrimlerinin unutturulması amacıyla) hep olumsuz ve komünist bir hareketin ürünü olarak yansıtmışlar ve “devrimin” ilerleme anlamını  içinde barındıran bir sözcük olduğunu halkımızdan saklamışlardır..

Öyle ya; Rusya, Çin, Küba ve diğer ülkeler liberalizme karşı gelerek, ülkelerinde hakça bir düzen kurmaya çalışmışlardır..

Peki, Mustafa Kemâl Atatürk ve silah arkadaşları önderliğinde Türk Ulusu ne yapmıştır?  Dünyada emperyalizme en güçlü tokadı indirmişler ve liberal ekonomi karşıtı veya alternatifi olan “Karma Ekonomi” sistemini, hatta diğer bir deyişle, “Kemalizm’i” kurmuşlardır..

Günümüzde Çin dahil olmak üzere bir çok Afrika ve Asya ülkesi bu sistemi örnek aldıkları için kapitalizmin uzantısı olan liberalizm bu bölgelerde varlık göstermeyence, kapitalizm bu bölgelere Nato’yu da arkasına alarak, silah zoruyla  liberalizmi dayatmakta bir sakınca görmemiştir!

Efendim, nerede kalmıştık? Emperyalizmin dayatmasından söz ediyordum.. Şimdi sıkı durun: Hem Marksistler, hem de emperyalistler Kemalizm’e karşıdırlar.. Marksistler karşıdır çünkü: “Marks’a göre; Emperyalizmin son aşaması komünizm’dir ve Kemalizm bu noktaya gelişi geciktiren bir sistemdir!.”

Emperyalistler Kemalizm’e karşıdır çünkü: “ Kemalizm nedeniyle amaçlarına ulaşmak gecikmektedir..”

Anladığınız gibi; hem komünistler, hem de emperyalistler Kemalizm’e karşı olma noktasında ortak bir düşünce birliği içersindedir!.

Bu noktada hemen şunu söylemek isterim: Komünistler ile emperyalistlerin uzlaştıkları bir ortak nokta daha vardır ve o da; nüfusun artması gereği noktasıdır!.(nasıl bu size en az üç çocuk yapın..sözünü anımsatıyor mu?) Neden mi? Söyleyeyim: Marksistler nüfus artışıyla emekçi sınıfın artacağını ve bu yolla emekten yana bir düzenin kurulacağına inanırken; emperyalistler de; nüfus artışı sonucu daha çok ucuza insan gücü kullanacakları inancı içersindedirler!.

Şey! Acaba yarın buluşup sohbetimize devam edebilir miyiz?. Anlayışınız için teşekkür ederim.

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı