Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 17

Hayat ipi

      Ahmet AK 0 533 3423055 ahmet.ak.315080@facebook.com   Kim olursa olsun, neye inanıyor veya inanmıyor olsun, hayatta bir işi iyi yapan, insanların sırtından geçinmek yerine örneğin çok iyi..

Hayat ipi

ahmet-ak111

      Ahmet AK

0 533 3423055

ahmet.ak.315080@facebook.com

 

Kim olursa olsun, neye inanıyor veya inanmıyor olsun, hayatta bir işi iyi yapan, insanların sırtından geçinmek yerine örneğin çok iyi bir anne olabilmek ya da baba olabilmek, esnaf, sanatkâr, tüccar, memur, doktor, mimar, mühendis, müzisyen, işçi, her ne olursa olsun. Yaşamı boyunca her ne iş yapıyorsa işini iyi yapan, dünyaya yalnızca tüketmek için gelmemiş olan, bir gün mutlaka gideceğini bilen ve geride bırakabileceği doğru ve güzel bir izi olan. Yalnızca kendi “ben merkezli” zevkleri için yaşamayan, diğer insanları da düşünen, istediklerinin bir başkasına zarar vermemesi gerektiğini bilen. Yalan söylememiş olmak için değil, karmaşık duygularından kurtulmak için de doğruya doğru, yanlışa yanlış, kötüye kötü, iyiye iyi diyebilen. Yaşamayı başardığı gibi, İnsanları sevmeyi de başaran. Öğrenmeye hep açık, içinde bulunduğu şartları süzen ve bilgiyi sonuna kadar kullanan. Geliştikçe daha iyi bir insan olacağına, yaşamı ciddiye alarak, uzlaşmak için çabalayan. Bilgisini ve edindiklerini paylaşmayı seven, başkaları yapmıyor diye doğru bildiklerinden asla vazgeçmeyen. Başkalarına göre değil, doğrularına göre yaşayan. Çıkarları için, yaşamı kolaylaştırmak için düzene ayak uydurmayan, yanlışı değiştirmeye çabalayan. Bunu başaramasa bile o yola baş koyan. Kolay elde etmek yerine birazcık yorulmayı ve hak etmeyi seçene ne denir?
Ki o, bu nedenle ne doğru bildiğinden vazgeçer, ne de bildiklerini paylaşmaktan kaçınır. Bildikleri kendine olan inancını arttırır.
Yaşama sanatındaki en güçlü enstrümanı, sahip olduğu hoş görüsüdür. Baktığını olduğu gibi görür, beğenmediklerini hoşgörü ile değiştirir.  Zor kullanmaz, zor olanın doğru seçenek olduğunu bilir, zoru tercih eder. Zayıflıklarına yenilip asla kolaya kaçmaz.
Rudyard Kipling’in dediği gibi “Bir tek o kalsa da dünyada” gitmeden “Bir ağaç dikmeyi” ihmal etmez, çünkü “Başka insan gelir” ümidiyle değil, bir canlıya daha sebep olduğundandır yaşama el verme isteği.

*

Bu konuyu yazmak bize düşmezdi belki, okurlarımızdan bizim gibi düşünen olursa; “Sen misin adam gibi adam!” diyebilir bize.

Olsun, desin, sorun değil.

Adam olsun da desin.

*

“Adam” denilen söz gelişi; özünde, yani insan gibi insan olabilmek, insana yakışanı yapabilmektir. “Hanımefendiler” bu durumu bilir ve bu “Adam gibi adam” benzetmesi şüphesiz kendilerini de içerir.

***

Demek istediğimiz bu düşünceler yalnızca bizim değil halkın hikmetidir. Dünya özdeyişlerinden ve atasözlerinden çıkarımlarımız bize gösteriyor ki “Adam gibi adam olmak” başarı veya yenilgi karşısında soğukkanlı duruşu değiştirmemektir, yeniden ve gün doğumunda hayat ipine sarılabilmektir. Eskiyip yıpransa bile son atımın yalnızca “Kendi iradesi olduğunu kavrayıp” koltuk değneğiyle bile olsa yoluna devam edebilmektir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL