HESABIM
Üye Ol

HAYATA DAİR HER ŞEY

Yeşim DEĞER yesimdeger@kesanpostasi.com     Hiçbir şey çocuğun hayal dünyasına benzemez. Hep çocuk kalmak istedim… Kaldım da… LÜTFİ Ö. AKAD İÇİNDEKİ ÇOCUĞU UNUTANLAR VE YAŞATANLAR Büyümek… Büyümekle birlikte içindeki çocuğu kaybetmek yerine ona sımsıkı sarılıp bırakmamayı yeğlemek… Hayat yeterince zor ve insanlar hep bir mücadele içinde koşturup duruyorlar. Ve kendilerini bu amansız koşturmacaya o kadar...

Yazar: Yeşim DEGER - Yazının Tarihi: 26 Kasım 2019 - Okunma Sayısı:382 defa okundu.

Yeşim DEĞER

yesimdeger@kesanpostasi.com

 

 

Hiçbir şey çocuğun hayal dünyasına benzemez.
Hep çocuk kalmak istedim… Kaldım da…
LÜTFİ Ö. AKAD

İÇİNDEKİ ÇOCUĞU UNUTANLAR VE YAŞATANLAR

Büyümek… Büyümekle birlikte içindeki çocuğu kaybetmek yerine ona sımsıkı sarılıp bırakmamayı yeğlemek…
Hayat yeterince zor ve insanlar hep bir mücadele içinde koşturup duruyorlar. Ve kendilerini bu amansız koşturmacaya o kadar çok kaptırıyorlar ki robotlaştıklarının farkına bile varmıyor ve hayattan keyif almayı sandıklarda sıkışıp kalmış çeyizler gibi unutuyorlar. Etrafıma baktığımda mutsuz insanlarla karşılaşıyorum. Büyümüş, büyürken hırpalanmış, kırılmış, yıkılmış, yaşadıklarından değilde olumsuz deneyimleri yaşatanlardan dolayı katılaşıp insani duygularını ve sevgisini yitirmiş yada hep çok çalışarak bir şeyleri ispat çabasına düşmek adına içindeki çocuğun gitmesine izin vermiş mutsuz, yalnız kalmış bir sürü insan… Aslında mutlu olmanın matematiği o kadar basit ki, önemli olan bunu başarabilmek. Birer yetişkin birey bile olsak, aslında sadece bedenimiz büyüyor. Ama içimizdeki çocuk hep oralarda bir yerlerde duruyor ve o çocuğu öldürmek yerine yaşatmak ise bizim elimizde. Hiç düşündünüz mü acaba: Neden insanlar birbirlerine içten içe darılır? Yine neden anne- babalar zaman zaman kendi çocuklarına bile kırılıp küser? Çünkü çocuksu taraflarını kaybetmediklerinden, anne- baba olarak değil de bir çocuk gibi küserler. Ama çoğu insan bunun farkına bile varmaz. Tıpkı hayatın güzelliklerine varmadıkları gibi… Oysaki insanlar başlarını kaldırıp Allah’ın yarattığı mucizelere güzel gözlerle bakmayı deneseler, sevmeye sevilmeye izin verip bundan keyif almayı başarsalar  hayatlarının yeşerdiğini fark edip mutlu olacaklar.
Bizler bu dünyada sadece misafiriz. Hırslarımıza yenilmeyip dünyanın sahibi gibi davranmaktan vazgeçip şükretmeyi öğrenmeli, her zaman iyiye ve güzele yönelip öğrendiğimiz güzellikleri paylaşarak çoğaltmalı, hayata her daim pozitif enerji ile meydan okumalıyız ki bizi alt etmesin.
Bunu başarabilmenin yolu hayata bağlanmaktan, hayata bağlanmanın yoluda hep çocuk olarak kalmaktan geçer.

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı