HESABIM
Üye Ol

HAYATA DAİR HERŞEY (Videolu)

  Yeşim DEĞER yesimdeger@kesanpostasi.com   ONLAR DAHA ÇOCUK “Oysaki ben gülmek için gelmiştim dünyaya. Sizse bütün günlerimi çaldınız gamzelerimden”. Toplumumuzun kanayan yarasıdır, küçük gelinler. İnsan müsveddelerinin para karşılığında insan müsveddesi kocalara hediye ettiği, Küçük gelinler. Oysaki, onlar daha çocuk… İlgiye, sevgiye muhtaç ana-baba kuzuları… Masumiyetin yegane temsilcileri… Geleceğin mutlu ve başarılı insanları, ülkemizin mirasçıları. Bilir...

Yazar: Yeşim DEGER - Yazının Tarihi: 3 Kasım 2019 - Okunma Sayısı:314 defa okundu.

 

Yeşim DEĞER

yesimdeger@kesanpostasi.com

 

ONLAR DAHA ÇOCUK

“Oysaki ben gülmek için gelmiştim dünyaya. Sizse bütün günlerimi çaldınız gamzelerimden”.

Toplumumuzun kanayan yarasıdır, küçük gelinler. İnsan müsveddelerinin para karşılığında insan müsveddesi kocalara hediye ettiği, Küçük gelinler.
Oysaki, onlar daha çocuk… İlgiye, sevgiye muhtaç ana-baba kuzuları… Masumiyetin yegane temsilcileri… Geleceğin mutlu ve başarılı insanları, ülkemizin mirasçıları.
Bilir misiniz,  Cahiliye döneminde, özellikle fakir kabilelerde geçim kaygısından dolayı, kız çocukları diri diri toprağa gömülürdü. Aradan yüzyıllar geçmiş, Yirmibirinci yüzyıldayız. Ne değişmiş? Koca bir hiç. Bu insanlık ayıbıyla çiçeklerimizi soldurup, onların ruhlarını diri diri gömüyoruz. Küçücük yaşlarında hayatın yükünü o küçücük omuzlarına yüklüyoruz. İşin psikolojik boyutundan hiç bahsetmiyorum bile.
Cehaleti bir kenara bırakın artık. Üç kuruş paraya kızlarınızı kurban etmeyin. Bu kadar mı cahil? Bu kadar mı insanlıktan uzaksınız? Yaşarken öldürmek yerine, sevin onları, bağrınıza basın, kucaklayın. Bırakın koştursunlar kırlarda sokaklarda, oyunlar oynasınlar arkadaşlarıyla, çocukluklarını doyasıya yaşasınlar. En önemlisi de, anne-baba şefkati ile büyüsünler. Kız çocuklarınızı cehalete kurban vermektense, onları sevgiden, şefkatten, güvenden inşa ettiğiniz kendi kalenizde büyütün. Zamanı geldiğinde zaten o yuvayı kuracaklar. Ama Kendi seçtikleri, sevdikleri, eşim diyebildikleri doğru insanlarla mutlu evliliklerini kendileri kursunlar. Kursunlar ki, gülen yüzleri solmayıp hep çiçek açsın, hep mutlu olsunlar.
Bu yaradan akan kan kurur mu? Solan çiçekler açar mı yeniden? Boynumuza astığımız insanlık ayıbı son bulur mu?
Hepimizin emeğiyle lütfen iyileşsin artık bu yara…

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı