“Her güne bir anlam yüklemenin alışa gelmişliği”

Tuğba CİVAN tcivan@kesanpostasi.com     Ülkemizde kadınların seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 83.yıl dönümü. Tarihçeye şöyle bir bakarsak; Osmanlı dan başlayarak kadınların yaşama haklarını zenginleştirmek için birçok çalışmalar yapılmıştır. Cumhuriyet tarihimizde medeni kanunlarımızdaki yasalarla bu zenginlik tabiri caizse taçlandırıldı. Her ne kadar bunların yerli yerine oturması zamana çok yayılmış olsa da, günümüze baktığımızda içler acısı...

Yazar: Tuğba Civan - Yazının Tarihi: 8 Aralık 2017 - Okunma Sayısı:1797 defa okundu.

Tuğba CİVAN

tcivan@kesanpostasi.com

 

 

Ülkemizde kadınların seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 83.yıl dönümü. Tarihçeye şöyle bir bakarsak; Osmanlı dan başlayarak kadınların yaşama haklarını zenginleştirmek için birçok çalışmalar yapılmıştır. Cumhuriyet tarihimizde medeni kanunlarımızdaki yasalarla bu zenginlik tabiri caizse taçlandırıldı. Her ne kadar bunların yerli yerine oturması zamana çok yayılmış olsa da, günümüze baktığımızda içler acısı bir tablo ile karşı karşıyayız. Yaş sınırı yok, cinsiyet sadece kadın. Her yaştan artık şiddetin, tacizin ve tecavüzün arttığı bir dönemden geçiyoruz. Elimiz kolumuz bağlı sadece seyrediyoruz. Hiçbir şey yapamıyoruz. Ana haber bültenlerinde kaçınılmaz bir kadın cinayeti haberi günlerimize yayılmış durumda, vahlarla tühlerle olayları en çabuk unutan toplum olarak bir sonraki bültene kadar….

 

Bugün de gün boyunca bekledim. Haberler de sosyal mecrada “5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü” adına yapılacak paylaşımları. Hepimiz yine çoştuk. Kadın için yazılan şiirleri paylaştık, özlü sözler ana sayfamızı süsledi. Yine hakkımızı ayak altına alanları al aşşağı eden paylaşımlar peşin sıra geldi. Lânetlemeler havada uçuştu. Hepimiz birer adalet timsali oluverdik. Kadınları göklere çıkardık. Sadece lafta…adalet ile asaleti bir arada gösteremedik. Yüzdeki maskeler yerle yeksan! Elimizi taşın altına koyamadık, sınıfta kaldık.

 

Bırakalım artık özel günlerde kadınları anmayı. Kadınlar günü, hakları, anneler günü v.s. Bunlar sadece zaferin günleri olsun. Artık altı doldurulabilecek işler bekliyoruz.

2010 yılından bu yana 1915 kadın öldürüldü.

2017 nin ilk 10 ayında ise 240 kadın cinayeti erkeklerin kurban listesinde tarihe geçti.

Kasım da 27 kadın öldürüldü. 29 çocuk istismara uğradı. 39 kadın cinsel şiddete maruz kaldı. Ve biz bunları konuşurken 5 ARALIK kadın hakları günü’nde Tekirdağ, Amasya ve Antalya da 3 kadının öldüğü haberi renkli tv ekranlarımızı ve yüreğimizi karartti. Umutları ellerinden alınan kadınlar, anneler ve anne adayları, geleceğin başarılı iş kadınları…münevver karabulut, özgecan aslan’lar.

Ve “adalet” sana da bir çift sözüm ola!

Koruyamıyorsun. Yetemiyorsun.

Evden uzaklaştırma da nedir ki! İçine şeytan girmiş birine?

Bak 3 gündür bağırıyor bir kadın. Çocuklarımı benden uzaklaştırdı bu “Adalet” mi diye?

Koruyamıyorsun. Yetemiyorsun.

Adalet önünde pişmanım diyenin, takım kıyafetle gelenin cezadan indirim almasını sağlıyorsun ya!

Sana ben daha ne diyeyim bilemiyorum.

Bir kadının çığlıkları medya ya düşmediği sürece adalet’ini harekete geçiremiyorsun. Güvenmek istiyoruz. Yettiginizi ve koruyabildiğinizi görmek istiyoruz. Cezaların caydırıcı hale gelmesini istiyoruz. İstediğiniz de bir gece de çıkardığınız kanunu, her gece için başını rahatça yastığa koyacak kadınlar için istiyoruz. Bundan sonra cennet’in ayaklarının altında olduğunu bildiğimiz kadınların saçının telime zarar gelsin istemiyoruz.

Çok mu şey istiyoruz?

 

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı