HİLMİ DİNÇER-YUNANİSTAN GEZİSİ..

Hilmi Dinçer

Değerli dostlar, Trakyalılar için Yunanistan’a veya Bulgaristan’a gitmek alışılmış bir eylemdir! Dolayısıyla; bizim geçtiğimiz hafta Yunanistan’a gitmemiz ilk kez olmadı..Ailemize yeni aldığımız 2.el arabamızı denmek ve kızım ve de oğlumun arabaya alışması amacıyla; kendimize uzun bir güzergâh seçerek, önce Keşan’a ve ardından Yunanistan’ın tenha yollarında kızımın rahatlıkla arabayı kullanabileceği ve biraz da Yunanistan’ı özlediğimiz için Yunanistan’a gittik!

 

Biz Edirne’liler sınır şehri olmamız nedeniyle; kimlik kartımız ile Yunanistan veya Bulgaristan’a rahatlıkla girip çıkmayı iktidardan beklerken, daha önceleri yurt dışı çış harcı olarak ödediğimiz on beş liranın yerine bu8 kez kişi başına elli lira ödememiz içimizi acıttı!

 

Neyse; Yunanistan’a geçince, kızım “Baba, ben yunan köylerini merak ediyorum! “ deyince; Dedeağaç’ın kuzeyinde ve tepelerde bulunan iki köye yöneldik..

İlk gittiğimiz köyün adı Avasta idi.. Köye giderken gördüğüm kadarıyla köyün verimli bir ovası vardı ve köyde gördüğüm traktörler ve yapılaşma bu zenginliği yansıtıyordu! Ancak; yunan köylüleri bizdeki köylülerin yaptığı gibi otomobillerini sarkıtmalar altına çekip, kendilerine bu otomobilleri aldıran traktörlerini dışarıda bırakmamışlar ve tam tersine otomobillerini dışarıda bırakarak, traktörlerini sarkıtmalar ve garajlar içersine koymuşlardı!Sırası gelmişken, şunu da söylemek isterim: Yunanlılar köylerini ve hatta şehirlerini verimli ovalar üzerine değil, tepelere kurmuşlar..

 

Avasta köyünün bir meydanı, meydana bakan kilisesi ve kilisenin hemen yanında bir taverna var. Kilisenin tam karşısında ise; ancak rezerv yaptırarak yer bulabileceğiniz bir lokanta var.. Lo9kantaya gelen kişilerin kıyafetlerinden ve altlarındaki son model arabalardan anlaşılıyor ki,  burası bölge zenginlerinin buluştuğu ve nefes aldığı bir yer..

 

Avasta’dan sonraki durağımız hemen yakınındaki Nipsa kıöyü idi. Nipsa köyünün imar plânına hayran kaldım. Bir köy bu kadar güzel bir plân üzerine kurulabilir mi!? Bu arada; şunu söylemek isterim: Gittiğimiz gün pazardı ve her iki köyün sokak veya caddelerinde bir tek insan göremedik. Galiba; yunan köylüleri pazar günleri kuluçkaya yatıyor!!

 

Nipsa köyünden sonra kendisini çok iyi tanıdığımız ve dost olduğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Ahmet kardeşimizin Dikelea (dikili) köyündeki Derviş isimli lokantasına giderek, canlı olarak sunulan yunan ve hatta Türk müziği eşliğinde yemek yedik.

 

Dikili Dedeağaç’ın on kilometre batısında ve Türklerle Yunanlıların ortak yaşadıkları bir köy. Derviş’in yemekleri harika ve fiyatları çok uygun! Kalamar dolmasını ve sucuğunu mutlaka yemenizi öneririm! Ayrıca; etlerde domuz eti kullanılmadığı bilmenizi isterim..

 

Evet, yeni arabamızla güzel bir gezi yapmış, biraz da olsa ülkemiz sorunlarından uzaklaşmıştık! Diyecektim ki; televizyondan Osman Kavala’ya yapılanları izleyince gezi burnumuzdan geldi!

 

Yahu, , Allah’ınızı severseniz!. Şu güzelim ülkede biraz rahat, biraz huzur göremeyecek miyiz!?

0 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Next Post

Muhteşem Kabare 21 Şubat'ta Sergilenecek

Sanatı ve sanatçıyı sevdiren Keşan Belediyesi’nden ücretsiz tiyatro […]