Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 1.830

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

2011 yılının Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleşen, Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu toplantısında imzaya açılan İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesini konu alan ve hukuki bağlayıcılığı bulunan ilk..

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

2011 yılının Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleşen, Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu toplantısında imzaya açılan İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesini konu alan ve hukuki bağlayıcılığı bulunan ilk uluslararası belge. Bu doğrultuda sözleşmenin taraflarca nasıl uygulandığını izleyecek bir uzmanlar grubunun (GREVIO) kurulması ve GREVIO’nun bir denetim mekanizması olarak çalışması öngörülmüştü.

Söz konusu sözleşmeyi imzalayan ve onaylayan ilk ülke ise Türkiye olmuştu. İstanbul Sözleşmesi, 1 Ağustos 2014 itibarıyla Türkiye’de resmen yürürlüğe girdi.

İstanbul Sözleşmesi’nin en önemli özelliklerinden biri, kadına yönelik şiddeti bir insan hakkı ihlali ve bir ayrımcılık türü olarak kabul etmesi…

İstanbul Sözleşmesi, “toplumsal cinsiyet” kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşme olarak da biliniyor.

Sözleşmede, mevcut toplumsal cinsiyet anlayışının kadınlar ve erkekler için toplumsal roller biçtiği kabul ediliyor ve toplum tarafından üretilen bu rollerin kadınlara yönelik şiddette payı olduğu vurgulanıyor. Bu bağlamda “kadınlara karşı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet” tanımı da ayrıca yapılıyor.

İstanbul Sözleşmesi, 2014 yılından beri yürürlükte; ancak yükümlülüklerinin yerine getirildiğini söylemek zor.

O dönemde Aktif Çalışan İş Kadınları Dernek Başkanı olarak ben ve dernek üyesi arkadaşlarım da yapılan bütün çalışmalarda bulunduk.

Fatma Şahin’in Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olduğu dönemde bu konuda gerçekten çok duyarlı çalışmalar yapıldı.Hatta bazı toplantılara Emine Erdoğan ve kızları Sümeyye Erdoğan da katılarak bu konuda destek veriyorlardı.

Kadına yönelik erkek şiddetinin önlenmesi noktasında kadınlar için hayati öneme sahip olan İstanbul Sözleşmesi maddeleri uygulanmasa da kadınlar için önemliydi.

İlk imzacısı olmakla övündüğümüz İstanbul Sözleşmesine uyduğumuz söylenemez; ancak uyulsa da uyulmasa da İstanbul sözleşmesi çok önemli. Çünkü kadını “BİREY ”olarak kabul ediyor.

Sözleşme iptal edilirse başa döneceğiz gene ve “kadının adı yok” demeye devam edeceğiz.

Ve onca emek boşa gidecek.

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL