Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 778

KARINCANIN DELİĞİNE ÇIRPI SOKMAK!

Efendim, karıncalar yaşamları itibariyle insanlar tarafından incelenen ve bu incelemelerin sonucu olarak; tüm insanlarca sevilen ve hatta kutsanan canlılardır. Öyle ki; Bizim kültürümüzde karıncaya verilen önem gereği; iyi insan tanımını..

KARINCANIN DELİĞİNE ÇIRPI SOKMAK!

Efendim, karıncalar yaşamları itibariyle insanlar tarafından incelenen ve bu incelemelerin sonucu olarak; tüm insanlarca sevilen ve hatta kutsanan canlılardır. Öyle ki; Bizim kültürümüzde karıncaya verilen önem gereği; iyi insan tanımını yaparken: “Karıncayı bile ezmez!” tanımlaması yapılırken, Galatasaray’ın efsanevi Amigosunun adı “Karınca ezmez ŞEVKİ!” olarak konulmuş ve rahmetli bu unvanı ile aramızdan ayrılmıştır. Ayrıca; halkımız tarafından kutsanan karıncalarla ilgili olarak; vatandaşlarımız evlerine, iş yerlerine bereket getirsin diye karınca duaları asmaktadır..

Karıncalar, boyutları küçük doğal boşluklarda yaşayan birkaç düzine avcı bireyden, çok büyük bölgeleri kaplayan ve sayıları milyonlarca bireyi içeren oldukça yüksek oranda organize kolonilere kadar oluşan topluluklar içinde yaşarlar. Büyük koloniler çoğunlukla “işçi” ve “asker” sınıflarını oluşturan kısır dişilerden oluşur. Bu kolonilerde aynı zamanda verimli erkekler ile bir ya da daha fazla ve “kraliçe” adı verilen verimli dişiler de bulunur. Bu koloniler bazen “süperorganizmalar” olarak tanımlanır çünkü karıncalar tek bir vücut hâlinde koloniyi desteklemek için bir arada çalışırlar.

Karınca topluluklarında iş bölümü, bireyler arası iletişim ve karmaşık problemlerin çözümüne rastlanır.İnsan toplulukları ile olan bu paralellikler, birçok bilimsel araştırmaya konu olmuştur.

Koloniler halinde yaşayan ve kendi vücut yapılarının üzerinden çok fazla ağır olan yiyecekleri karıncaların hep birlikte bir dayanışma göstererek yuvalarına taşımaları hepimizi şaşırtarak, izlediğimiz bir davranıştır..

Bütün bunlardan sonra halkımızın arasında söylene gelen bir deyim vardır: “Karıncanın deliğine çırpı sokmak!”

Peki, bu deyim neyi vurguluyor? Halk arasında kullanıldığı biçimiyle, karıncanın yuvasını dağıtırsan, onlar da gelir senin parkına-bahçene-mutfağına-ayaklarına saldırır. Bu nedenle, karıncanın deliğine çırpı sokmak iyi sonuçlar vermez!.

Görünen o ki; AKP son Barolar kanunu ve sosyal medyanın ve de; bazı televizyonların karartılması ile karıncanın deliğine çırpı sokuyor ki; bu çırpının dağıttığı karınca yuvalarından çıkan milyonlarca karınca önümüzdeki günlerde AKP’ye büyük baş ağrısı yaratacaktır..

Acaba diyorum: AKP karıncanın deliğine çırpı sokarak bir taş attığını zanneden AKP attığı bu taş ile kendi başını mı yaralayacak! Yapılan oy verme araştırmaları bunu gösteriyor da!

Ne yazık ki; İnönü sağ değil!. Eğer sağ olsaydı: “Düşeceksiniz ve sizi ben bile kurtaramayacağım!” derdi.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL