TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 358.274
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 23.759
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 192
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 25.103
Güncel
  • Okuma Sayısı: 243

  • Keşanlı hukukçular Kadın cinayetlerindeki artışa dikkat çekerek topyekûn mücadele çağrısı yaptı

    Edirne Barosu Keşan Temsilcisi Av. Özge Kuru Tutal ile Edirne Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Deniz Kalfa Günay ile beraberindeki Av. Nilüfer Erk Oğuz ve Av. Sıla Kasapoğlu, her geçen..

    Edirne Barosu Keşan Temsilcisi Av. Özge Kuru Tutal ile Edirne Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Deniz Kalfa Günay ile beraberindeki Av. Nilüfer Erk Oğuz ve Av. Sıla Kasapoğlu, her geçen gün kadına yönelik şiddetin arttığına dikkat çekti. Hukukun işlemediği ve bireysel çabaların da yetmediğini ifade eden Tutal, “Yaptırımların artması gerektiği yerde biz sözleşmelerden dönüyoruz” dedi.

    Tutal, Günay, Oğuz ve Kasapoğlu, Keşan Belediyesi tarafından düzenlenen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü yürüyüşü sonrasında, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz akşam İstanbul’da elinde bıçak bulunan bir kişinin metroda bir kadına küfürler ederek tehditte bulunduğunu hatırlatarak, bunun sadece geçtiğimiz akşam değil, artık her gün yaşanmaya başladığını söyledi.

    “Yaptırımların artması gerektiği yerde biz sözleşmelerden dönüyoruz”

    Eğitimin, ekonomik düzenin toparlanmadığı sürece, bu üzücü olayların yaşanmaya devam edilebileceğini kaydeden Tutal, “Biz hukukçular olarak, gerek hukuksal, gerek tepki gerekse yardım anlamında elimizden geleni yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Ancak bireysel çözümlerin yeterli olmadığını düşünüyorum. Devletin tüm kademelerine ihtiyaç var. Bu konuda sürekli aktif olan, tüm siyasi ve idarecilerin destek vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Hukukun bu alanda artık işlemediğini, yasaların uygulanamadığını düşünüyorum. İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasıyla daha da boşa düştüğümüzü, 6284 sayılı yasanın da artık çok uygulanamadığını düşünüyorum. Yaptırımların artması gerektiği yerde biz sözleşmelerden dönüyoruz. Çünkü bunun için bir ön izleme birimi oluşturulmalı. Bizde sadece emniyet birimleri var ki onlar da hangi birine yetecekler. Kadına, çocuğa şiddetin şu şartlar altında engellenemeyeceğini öngörüyorum. Bu konuda ancak tüm kurumlar olarak ortak hareket ederek bir sonuca varabiliriz.” dedi.

    “Katliam yaptıktan sonra kravat takarak pişmanım demenin faydası yok”

    Daha sonra söz alan 29 Ekim Kadınları Derneği Kurucu Üyesi Av. Nilüfer Erk Oğuz, mevcut yasaların İstanbul Sözleşmesi’ne ve Avrupa Birliği uyum yasalarına göre güncellendiğini, belirterek, “Yasalardan ziyade uygulamalarda sıkıntı var diye düşünüyorum. Cezaların alt sınırdan değil, üst sınırdan verilmesi gerekiyor. Kanuni indirim sebepleri hakim uygulamak zorundadır ama takdiri indirim sebeplerini hakim uygulamayabilir. Sırf, kravatını taktı ve katliamını yaptıktan sonra ben pişmanın demenin hiçbir faydası yok. Bu bizi toplumsal olarak maalesef çürümeye götürüyor. Maalesef kadına yönelik şiddet, yasa, kanun meselesinden ziyade bir zihniyet meselesidir. Bu zihniyetten kurtulmadığımız sürece kadın cinayetleri sona ermeyecektir. Terör gibi, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, bu ülkenin başlıca problemidir. Bunu devlet ve hükümet olarak, ülke problemi kabul edip savaşmadığımız sürece bu cinayetlerin önüne asla geçilemez. Kadın cinayetleri, 2002 ile 20210 tarihleri arasında yüzde 1400 arttı. O zamandan beri de yükselerek devam ediyor. Bu bir istatistik değil, bunlar birer anne, kadın, candır. Nasıl ki vakti zamanında bu devlet birçok hastalık ile mücadele ettiyse, bu da tüm topluma yayılmış bir kangrendir ve mücadele edilmelidir. Topyekun zihniyet ile mücadele etmeliyiz.” diye konuştu.

     

     

    YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

    ÜYE GİRİŞİ

    KAYIT OL