HESABIM
Üye Ol

Kim Ne için Yaşar?

  NURUN DÜNYASI ndunyasi@kesanpostasi.com       Yaşam fırtınası hayat kavgası bir koşturmacadır gidiyor. Kimileri ekmek peşinde bu gün evime ne getire bilirim derdinde.Kimisi bu gün ne giysem cilt bakımımı yapsam saç renginimi değişsem. Kimisi de bir dahamı geleceğiz dünyaya yaşamak için varız son damlasına kadar olabildiğince sınır tanımadan vur patlasın çal oynasının derdinde. Tabi...

Haberin Tarihi: 29 Ekim 2013 - Okunma Sayısı:837 defa okundu.

nurun dunyasi

  NURUN DÜNYASI
ndunyasi@kesanpostasi.com

 

 

 

Yaşam fırtınası hayat kavgası bir koşturmacadır gidiyor.

Kimileri ekmek peşinde bu gün evime ne getire bilirim derdinde.Kimisi bu gün ne giysem cilt bakımımı yapsam saç renginimi değişsem.

Kimisi de bir dahamı geleceğiz dünyaya yaşamak için varız son damlasına kadar olabildiğince sınır tanımadan vur patlasın çal oynasının derdinde.

Tabi ki insanız hepimizin peşinden koşacak hayalleri olmalı;ve nefes alıp verdiğimiz sürece mücadele etmeliyiz.Bu mücadele bazen kendimiz için eşimiz çoluk çocuğumuz yani kısacası ailemiz ve topluma yararlı olabilmek içindir.Fakat son zamanlarda hemen hemen her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında haberlerde rastladığımız kadına şiddet çöken aile bağları intiharlar ölümler malesef Türkiye’nin kaçınılmaz sorunlarından biri haline geldi.

Peki toplumu böylesine şiddete meyilli hale getiren nedir.Geçim sıkıntısımı?Tatmin olamadığımız egolarımızmı?Yoksa ilahi adalet dediğimiz kanunlarımız mı yetersiz kalıyor.

Bir kadın bir anne bir insan bir canlı,hayvana bile yapılamayacak muameleye maruz kalıp bir şikayet hakkı olmasına rağmen tehtit korkusuyla onu bile kullanamıyorsa,etraf çevre sahip çıkamıyorsa;bizim insanlığımız nerede kaldı diye düşünmek lazım.

Bencilleşmiş ve ötekileşmiş bir toplum günden güne çığ gibi büyüyor ve en büyük yaraları da malesef canımızdan bir parça olan çocuklarımız alıyor.Bunu bizler yapıyoruz!

Kendi egolarımız düşüncelerimiz ve özgür olmanın peşinden koşarken çocuklar bedelini ağır ödüyor.Bir tarafları hep eksik büyüyen çocuklar yetişiyor.Bir ailede şiddet kavga varsa en güzeli çocukların daha fazla zarar görmeden bitirilmesinde hemfikirim.Birde madalyonun diğer tarafı var ki orası bir muamma.

Özgürlük daha fazla özgürlük anne bir tarafta baba bir tarafta çocuklar ortada.Şöyle bir bakıyorum geçim sıkıntısı yok üstleri başları giyim kuşam marka konuşuyor.Rahat deseniz son demine kadar.

Fakat eş bağları çoktan kopmuş.Her iki taraf artık başka tatlar başka lezzetler arama derdine düşmüşler.Sorsanız benimde sevmeye sevilmeye hakkım var sudan bahaneler ise bitmek tükenmek bilmez.Sevmek sevilmek hayatın bir parçası fakat macerayla karıştırılmamalı!

Biz anne babalar kendi hayallerimizin peşinden koşarken canımızın bir parçası olan çocuklarımız bir çok şeyden mahrum etmeye hakkımız var mı diye bin kere düşünmemiz lazım.

Sevgi aşk her yaşta olmalı ve her yaşın ayrı bir güzelliği olduğunu unutmamalıyız.Acı tatlı bir çocukluk gençlik dönemimiz hepimizin olmuştur.Bunun geri dönüşü yoktur.Ben gençliğimi yaşayamadım şimdi yaşamalıyım diye de bir şey yok.

Bu sadece kendimizi kandırmaktan ibarettir.Bırakın artık çocuklarımız özgür olsun 8-10 yaşlarındaki çocuklar psikolog psikiyatri desteğiyle değil anne baba sevgisiyle büyüsünler.

Kendi özgürlüğümüz için değil çocuklarınızın hayallerinin peşinden koşalım!Kendimiz için değil de biraz çocuklarımız için yaşamasını öğrenelim.Yaradan bize bir anne baba olma erdemine laik görmüşse onu sonuna kadar korumalıyız.Sonuç olarak topluma sağlıklı nesiller bırakabilelim…

Sevgi barış dosluk içinde bir dünyamız olması dileğimle…

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı