TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 151.342
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.862
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 164
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 7.905
Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 455

LİSE YILLARIM VE MANTIK..

  Okulların açıldığı bu günlerde aklıma lise yıllarım geldi.Belki de ömrümde tekrar yaşamak istediğim bir yaşam kesiti…Ne güzel yıllardır lise yılları !.. Bilinçli olarak ilk defa bir kızı sevmişsinizdirveya yoğun..

LİSE YILLARIM VE MANTIK..

 

Okulların açıldığı bu günlerde aklıma lise yıllarım geldi.Belki de ömrümde tekrar yaşamak istediğim bir yaşam kesiti…Ne güzel yıllardır lise yılları !..

Bilinçli olarak ilk defa bir kızı sevmişsinizdirveya yoğun platonik aşklar yaşamışınızdır.İlk aşk şiirlerinin sevgililere, utangaçça ama yoğun yaşanan duygular eşliğinde,sunulduğu; ortaokul sıralarına göre daha sağlıklı  gözlemler sonucu yapılan karakter tahlillerine göre arkadaşlarımıza (taşkafa, tilki, mişon, belmondo, sakallı v.s.) ve öğretmenlerimize (kabak cahit, kont, liston, sidikli cevriyev.s.) “yaşamımızın tümüne taşınacağını ve böylece sağlanacak bütünleşmeyi düşünemeden” isimlerin takıldığı ,evden ilk ayrılışın ve  yatılılık hayatının yaşandığı, sevgiyi-sevinci ve üzüntüyü paylaşabilmenin öğrenildiği, gelecek üzerine uzun hesapların yapıldığı ama asla fazla sorumluluğun duyulmadığı ne güzel yıllardır lise yılları!.

Lise yıllarında en çok sevdiğim derslerin başında felsefe ve mantık gelirdi. O günlerde öğretmenlerimiz düşünen insanların mutsuz olacağını bilmedikleri için; bizleri daha fazla düşünmeye sevk ediyordu. Yakın geçmişimizde gençlerimizin düşünerek mutsuz olmalarını istemeyen yöneticilerin felsefe ve mantık derslerini kaldırmalarına inat….!

Felsefeye göre mantık dersini daha fazla sevmiştim. Hele, yüz kırk kiloluk okul müdürü Nedim Göknil dersin uygun bir yerinde, karısına kızıp ıspanak tenceresini karısının poposuna geçirdiğini anlattığında bu ders daha da enteresan hale geliyordu!..

Aristo ve mantığı ile ilk defa lisede tanıştım. Bu mantığa göre doğru önermelerden yanlış sonuçlar çıkabiliyordu. Örneğin Ender şeyler değerlidir önermesi veya sözü ilk bakışta size doğru gibi gelebilir. Peki; ender şeyler değerliyse, topal at da enderdir. Öyleyse topal at da değerlidir. Gibi bir sonuca varırsınız ki; bu doğru önermeden yanlış sonuç çıkarmak olur. Ama mantıkta benim en çok hoşuma giden, Almanların Argüment metodudur. Türkçe ifadesiyle:  “çifte boynuz delili” metodu.  Bu metodu bize şu örnekle öğretmişlerdi: Öğrenci öğretmenin sorusunu bilemez ve bunun üzerine öğretmen öğrenciye şöyle söyler;”dün siz okulda ya vardınız ya da yoktunuz. Var idiyseniz dersi dinlememişsiniz, bu suçtur. Bu durumda suçlusunuz. Yok eğer okulda yoksanız, bu okula gelmemişsiniz demektir ki bu da suçtur. Yani; her iki durumda da suçlusunuz.”İşte bu mantığa çifte boynuz delili denir.

Şimdi gelin bu mantığı günümüzde yaşadığımız ekonomik bunalıma uygulayalım ve soralım:

“18 yıldır bu devleti siz yönetiyorsunuz! Bu ekonomik gidişten haberiniz yok muydu?.. Eğer yoktu diyorsanız; sizin bu ülkeyi iyi yönetemediğiniz anlaşılır ki; bu yönden suçlusunuz! Yok eğer; biz bu durumun farkındaydık diyorsanız: Yeterli tedbirleri almayarak,Ülkemizin bu duruma düşmesine seyirci kalmışsınız demektir ki; bu durumda yine suçlusunuz!..

Yani; her iki durumda da; suçlu sizsiniz!”

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL