Manşet

Lütfü Açar, Alternatif Tarım konusunda değerlendirmede  bulundu. 

Lütfü Açar, Alternatif Tarım konusunda değerlendirmede  bulundu. 

Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, Son yıllarda sıklıkla kullanılan alternatif tarımın ile ilgili değerlendirme yaparak  önemli bilgiler verdi.

lütfü-acarAçar, alternatif tarımın, kamuoyunda bütün boyutu ile tartışılması gerektiğinin altını çizerek, “Uygulanan mevcut tarımsal üretime alternatif ürünler mi ikama edilmeli? Yoksa verim kabiliyeti yüksek çeşitlerin üretime sokulması mı olmalıdır. İşte bu konular çok iyi bir şekilde değerlendirilmeli. Aslında farkında olmadan karmaşık bir üretimden bahsedildiği görülmektedir. Bütün bunlar ile birlikte yöre üreticisinin ürün üretimindeki tecrübesi ve bu alandaki kültürel yapısı da kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Bütün bu unsurların göz önünde bulundurulması ve olayın tamamlayıcısı olan eğitim faktörü de aslında en önemli bir faktör olduğu kesinlikle göz önünde bulundurulmalıdır.”dedi.

“Zeytin üretimi, Çanakkale ile ilimiz arasında Saros kıyıları doğal sınır oluşturmuştur”

Yöresel üretimlerin bölgesel üretime, bölgesel üretimlerin de ulusal üretimleri oluşturarak ülke insanının beslenmesini sağladığı gibi üretim artışlarının da ihracat ile milli ekonomiye katkı sağladığını vurgulayan Lütfü Açar“Bu itibar ile sınırlı üretim alanları içerisinde çoğalan nüfusun, beslenmesi ve barınması için mevcut kaynakların ekonomik kullanılmasının yanında üretimlerin de artırılması kaçınılmazdır. Bu nedenledir ki mevcut üretim alanları içerisinde üretimin artırılması için uygulanacak alternatif üretimler nedir? Ne olmalıdır? Konuları iyi bir şekilde irdelenmelidir. Bir bölgenin iklim yapısı  üretimde önemli bir faktördür. Unutulmamalıdır. Göz ardı edilmemelidir. İklim ve hatta mikro klima bölgeleri ürün deseninin oluşumunda önemli rol oynar. Bu konu da ısrarcı olmamak gerekir. Ama bu konuda ısrarların olduğu görülmektedir. Örnek vermek gerekirse; zeytin üretimi, Çanakkale ile ilimiz arasında Saros kıyıları doğal sınır oluşturmuştur. Saros kıyısından iç kesimlerde üretimi olmamaktadır. Olsa dahi ekonomik olması mümkün değildir. Maalesef bu konuda bilerek veya bilmeyerek değişik talepler olduğu görülmüştür. Diğer bir önemli konuda; Bir bölgeye adapte olmuş ürünler farklı bölgelere ekilerek de hatalar yapılmaktadır. Bu konuya da örnek vermek gerekirse; Buğday dünya arzı üzerinde geniş alanlarda üretilmektedir. Doğal olarak farklı iklim ve toprak şartlarına göre farklı buğday çeşitleri üretime sokulmaktadır. Bir bölgeye uygun olan buğday çeşidini farklı  bölgelerde üretime sokulduğunda istenmeyen sonuçlar ile karşılanması kaçınılmazdır. Elma; dünya arzında değişik iklim şartlarında yetiştirilmekle birlikte çeşitler itibari ile yinede bölgesel farklılıklar göstermektedir. Ilıman iklim bölgesi meyvesi olan nar meyvesi, -10 dereceye kadar iklim şartlarında yetişebilmektedir. -10 derece sınırlayıcı olmaktadır. Ancak Trakya Bölgesi’nde nar bahçeleri kurmak isteyen bazı şahıslar ile teknik teşkilat ve mülki idare arasında hoş olmayan sonuçların yaşandığına da geçmişte şahit olduk.” diye konuştu.

“Belirlenen ürünler dışında da üretim yapılabilir ama neticesin de suçlu aranmamalıdır”

Son yıllarda, bölgede geçmişi olmayan Ekvator Bölgesi ürünlerin de ekildiğinin görüldüğüne dikkat çeken Lütfü Açar“Bölgemize adaptasyonu bakımından bir deneme olmuştur. Temennimiz o dur ki iyi sonuçların elde edilmesidir. Bununla birlikte yöre üreticisinin tamamen yabancısı olduğu aromatik bitkilerin üretimleri konusunda gayretlerin olduğu da gözlenmektedir. Tabii ki tecrübe kazanılması bakımından önemlidir. Ancak bütün bu çalışmalar yapılırken bu İlin teknik kuruluşlarının bu  anlamda görüş ve önerilerine ihtiyaç duyulmuş mudur? Çünkü takriben 10-15 yıl öncesinde başlatılan ancak gerçek anlamda görüş ve önerilerine başvurulmayarak kurulan ceviz bahçelerindeki yaşanan hüsranın sonrasında tarım teşkilatlarına fatura edilmesine kalkışılması gibi olmasın. Netice itibari ile ister bitkisel üretimde olsun ister hayvansal üretimde olsun; Makro üretim alanlarından mikro üretim alanlara doğru yönlendiğinde o üretim materyallerinde kesinlikle sapmaların olduğu görülmektedir. Büyük hayaller ile başlayan veya başlatılan projeler  sonunda hüsranla sonuçlanmaktadır. Neticesinde belki yöresine ekonomik fayda sağlayacak bir tarımsal faaliyetin gerçek anlamda fizibilitesi yapılmadan başlatılması durumunda yaşanabilecek olumsuzluklarının  telafisi uzun yıllara neden olmaktadır. Nitekim bakanlık bu konuda da üretim havzaları dahilinde teşvikler ile hangi bölgede veya hangi havzada hangi üretim materyalini destekleyeceğini ilan etmiştir. Belirlenen üretimler dışında üretim yapılmaz mı? Tabii ki yapılır. Ancak neticesinde suçlu aranmamalıdır. Neticesinde kamu suçlu olmamalıdır. Sonuçta tarımsal bilgi sorgulanmamalıdır. Bu itibar iledir ki özellikle bölgede üretimi veya yetiştiriciliği olmayan gerek bitkisel üretim olsun gerek ise hayvansal üretim olsu önceden iyi bir fizibilite çalışmaları ile başlatılmalıdır. Eğitim de bu anlamda ön planda tutulmalıdır. Tabiri yerinde ise o üretim konusu ile ilgili kültürel yapı oluşturulmalıdır.” diye konuştu.

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL