HESABIM
Üye Ol

Mecidiye’den Net Mesaj; Taş Ocağı İstemiyoruz. (Videolu Haber)

Mecidiye’den Net Mesaj; Taş Ocağı İstemiyoruz. (Videolu Haber)

HaMecidiye Köyü’nde taş ocağı kapasite artışı ile ilgili dün gerçekleştirilen ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Halkın Katılımı Toplantısı’nda adeta haykıran köy halkı, yıllardır taş ocaklarının verdiği çileyi çektiklerini ve artık bu çileyi çekmek istemediklerinin altını çizerken, köyde küçükbaş hayvancılık yapan bir yetiştirici, taş ocakları nedeniyle hayvanların akciğerlerinin kaburgalarına yapıştığını söyledi. Saat 10.30 sıralarında, Mecidiye Köy Açık...

Haberin Tarihi: 26 Nisan 2019 - Okunma Sayısı:754 defa okundu.

HaMecidiye Köyü’nde taş ocağı kapasite artışı ile ilgili dün gerçekleştirilen ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Halkın Katılımı Toplantısı’nda adeta haykıran köy halkı, yıllardır taş ocaklarının verdiği çileyi çektiklerini ve artık bu çileyi çekmek istemediklerinin altını çizerken, köyde küçükbaş hayvancılık yapan bir yetiştirici, taş ocakları nedeniyle hayvanların akciğerlerinin kaburgalarına yapıştığını söyledi.

Saat 10.30 sıralarında, Mecidiye Köy Açık Düğün Salonu’nda başlayan ÇED Halkın Katılımı Toplantısı’na; CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, İlçe Jandarma Komutanı J.Kd.Bnb. Ahmet Barış Ulucanlı, Çevre ve Şehircilik İl Müdür Yardımcısı Murat Bilgin Bilici, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcileri, Mecidiye Köyü Muhtarı Ali Balaban, Edirne İl Genel Meclisi’nin CHP’li Üyeleri Sezgin Gündoğdu ile Erdoğan Gümülcineli, Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar, Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeleri, siyasi partilerin ve STK’ların temsilcileri ve Mecidiye Köyü halkı katıldı.

Şirket yetkilisi sunum yapamadı

Toplantının açılış konuşmasını yapan Edirne Çevre İl Müdür Yardımcısı Murat Bilgin Bilici, İbrice mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan madencilik faaliyeti kalker ocağı kırma eleme tesisi kapasite artış projesiyle ilgili çevresel etki değerlendirmesi yönetmeliği kapsamında sizleri bilgilendirmek üzere burada olduğunu söyledikten sonra projeyi hazırlayan danışman firma tarafından sunum yapılacağını ve sunumun ardından halkın önerilerinin alınacağını söyledi. Toplantının devamında söz alan ilgili firmanın yetkili mühendisi, hazırladığı sunumu halka sunmak istedi ancak, Keşan Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Hasan Karagöz, halkın bu projeyi bildiğini, sunumun bir fayda sağlamayacağını ve sunumun anlatılmasına gerek olmadığını dile getirdi. CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu da, halkın ÇED süreci hakkında bilgisi olduğunu ve Mecidiye Köyü halkının Mecidiye’ye yeni bir taş ocağı açılmasını istemediğini vurguladı. Toplantının, başlaması gereken saatten önce başlatıldığını kaydeden Gaytancıoğlu“Sahayı görmeden kapasiteyi arttırmaya çalışıyorsunuz. Halk taş ocağı istemiyor. Taş ocaklarının kapatılması kararı almanız gerekiyor.” dedi.

Sorut: “Yetkililer, yetkilerine sahip çıksınlar ve doğru iş yapsınlar”

Mecidiye eski Belediye Başkanı Rasim Sorut, Mecidiye’deki taş ocaklarının ilk olarak 1974 yılında faaliyete geçtiğini hatırlatarak, “1996 yılına kadar Mecidiye’deki taşocakları ruhsatsız şekilde çalıştı. 1996 yılında uzun uğraşlar sonucunda ilk defa ruhsatlandırılmak zorunda bıraktık. Bugüne kadar bu mücadeleyi biz başlattığımızda burada çevreci diye olan arkadaşlara bakıyorum, tabi o zaman kimse yanımızda yoktu. Bırakın biz böyle halkı toplamayı, dava açacak avukat bile bulamamıştık. Bu konuda biz o zaman İdare Mahkemesi’ne dava açtık. Fakat bu halkın bilgilendirme toplantısında ÇED raporu inceleyen arkadaşlar, taş ocakları açılmasın diye bir düşünce belirtmeleri mümkün değildi. Ben görev başındayken burada her türlü mücadeleyi verdim. İdare Mahkemesi’ne dava açtık. İdare Mahkemesinde kaybettik, Danıştay’a gittik. Burada bu yetkililer, yetkilerine sahip çıksınlar ve doğru iş yapsınlar.” dedi.

Turizmci Ertosun: “Yurt dışından da gelen misafirlerim var”

Mecidiye’de turizm işletmeciliği yaptığını dile getiren Bülent Ertosun da, taş ocakların en yakın yerde yaklaşık 20 yıldır işletme çalıştırdığını ifade ederek, bu konuda en çok zarar görenin kendisi olduğunu vurguladı. İşletmesine gelen turistin, karşılaştığı manzara karşısında şaşırdığının altını çizen Ertosun“Geçen yıllarda, yapılan patlatmalar sonrasında, işletmenin bahçesine taşlar düşüyordu. Yurt dışından da gelen misafirlerim var. Böyle bir oluşumun burada olduğunu beklemeden geliyorlar ve bu durumu görünce hayal kırıklığına uğruyorlar. Saros’da nasıl güzel bir kıyı ve böyle güzel bir denizin kenarında taş ocakları var diye hayretler içerisindeler.”  dedi.

Kaçar: “Komisyon üyesi olmayan heyetin, sahayı gezmeden toplantıyı yapması anlamsız”

Toplantının devamında söz alan Bülent Kaçar, toplantının, belirlenen saatinden önce başlatıldığını iddia ederek, “Halk toplanmadan eksik katılımla toplandınız, toplantı video ve kayıtlara alınıyor. Toplantı videosu, silinmeden kayıtlara geçecek mi? Komisyon bu kayıtları inceleyecek mi? inceleme değerlendirme komisyonu bu toplantının yapılması sonucu kurulur diyor. Peki, İDK’dan şu an heyetinizde kim var? Halk da kendi kaydını tutmuştur. Erken mi başladı, geç mi başladı? Eğer bakanlık ÇED olumlu kararı verirse, bunu mahkemede hukuken tartışmak zorunda kalırız. ÇED yönetmeliğine göre bu toplantıda şu an anlıyoruz ki; kişi adlarıyla oluşmuş olan bir komisyon var. Bu komisyondan burada kimse yok. Komisyon üyesi olmayan heyetin, sahayı gezmeden toplantıyı yapması anlamsız.” diye konuştu.

Göktaş: “2002 yılında kolon kanseri geçirdik ve şimdi akciğer kanserinden ölmek istemiyorum”

Toplantıda söz alan köy halkından Tefika Göktaş, köy halkının fikrinin alınacağı yönünde söylemi bulunan Bilici’ye, “Fikrimiz hayır, hayır, hayır” cevabını vererek, “Ankara’ya kadar, Turizm Bakanlığı’na kadar hayır. Biz1974 yılından beri bıktık. Ben 57 yaşındayım. O kamyonlar geçerken burada adeta 3 şiddetinde deprem oluyor. O patlayıcı maddeler buradan geçiyor. İleride benzinlik var. Birbirlerine çok yakın düğün salonu ve okul var. Bir infilak etse ne olur? Bizim kadınlarımız her gün okula çocuk götürüyor kamyonlar yüzünden. Sağlığımız yok bizim sonuna kadar hayır turizm bakanlığına kadar hayır” diyerek komisyon üyelerinin önüne gelerek pankartını açarak tepki gösterdi. 2002 yılında kolon kanseri geçirdik ve şimdi akciğer kanserinden ölmek istemiyorum.” şeklinde konuştu.

Kuru: “Ocaklar açıldığından beri ben küçükbaş hayvan kestiğimde, akciğerlerinin kaburgalarına yapışık olduğunu görüyorum”

Meciye Köyü halkından küçükbaş hayvan yetiştiricisi Tayfun Kuru da, 1988’ yılından bu yana küçükbaş hayvan yetiştiricisi olduğunu belirterek, “Ocaklar açıldığından beri ben küçükbaş hayvan kestiğimde, akciğerlerinin kaburgalarına yapışık olduğunu görüyorum. Bunu da hemen ispatlayabilirim. Hepimizde 4’er tane nüfus var, birer tane de çoban. Çobanların da hepsinin 2’şer tane çocukları var. 8’er tane köpek var bunlar da insan yerine geçiyor. Bizim domates, biberimiz 1 ayda çürüyor, Çamlıca’nın ürünü Kasım’a kadar çürümüyor. Biz yetiştiriciyiz, köylüyüz ama yiyemiyoruz. Neden; taş ocaklarının tozundan. Neden biz kanser oluyoruz.” diye konuştu.

Çınar: “Bakan böyle derken yapılan uygulama çelişki yaratıyor”

Mecidiye eski Belediye Başkanı Recep Çınar da, yıllardır Mecidiye’de arıcılık yaptığını ve yaklaşık 15 yıl önce kovan başına 30-40 kg bal elde ettiğini ifade ederek, şunları söyledi; “Şimdi ise 10 kg’ı geçmiyor. Orman ve Su İşleri eski Bakanlığı; ‘Maden ocaklarına iki kilometre takibi yerleşim birimlerine denizlere sulara göllere karayoluna en az iki kilometre oluyor ve biz bunları 6 ayda bir denetliyoruz’ diyor. Şimdi İbrice mevkiindeki mevcut taş ocaklarının konumu denize 200-300 metre uzaklıkta. Orada bir turizm tesisi var. Belgeli olan bir tesis ve ÇED raporunda bu arkadaşın tesisinden söz bile edilmemiş. Ayrıca, yerleşim yeri 1250 metre uzakta diyor. Bu kamyonların çıkardığı tozları da düşünün. Bakan böyle derken yapılan uygulama çelişki yaratıyor. Acaba bakanlıklar arası iletişim mi yok.”  

Dr. Akbal, SED’e dikkat çekti

Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Aytekin Eliüs ise komisyon üyelerine seslenerek, bahse konu bilgilendirmelerde söylenen her şeyin, doğru bir şekilde üst mercilere gönderilmesi durumunda, taş ocaklarının neden hala devam ettiğini sordu. Toplantının devamında, Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Akbal söz aldı. ÇED halkın katılımı toplantısında, SED (Sağlık Etki Değerlendirilmesi)’den komisyonda üye olup olmadığını soran Akbal, Birleşmiş Milletler’in dünya sağlık örgütünün, hatta dünya bankasının, SED’in yeni yapılan projelerde ÇED’e paralel olarak yapılmasını istediğini söyledi. Akbal“Biz görüyoruz ki bu proje de dahil, ÇED’ler içerisinde bir paragrafla sağlık üzerine ‘etkisi şudur’ diye söylenip ‘şu önlemleri alacağız’ deyip bitirilmektedir. Doğrusu SED’in profesyonel bir kurul tarafından, üniversitelerin halk sağlıkları tarafından yapılması gerekiyor. Ama ne bakanlıktaki arkadaşlar içerisinde SED ile ilgili bilgi sahibi olanlar var, ne de bu ÇED’deki paragrafı hazırlayan halk sağlığı uzmanları var.” şeklinde konuştu.

Şevik: “Kendi stokları yetmiyor, bir de alan genişletecekler”

Mecidiye Köyü halkından Emre Şevik, taş ocakları için yaptığı mücadeleden dolayı CHP Edirne Milletvekili Merhum Erdin Bircan’ın anısına 1 dakikalık saygı duruşu yapılmasını önerdi. Bu önerinin ardından, Bircan’ın anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından, konuşmasına devam eden Şevik,“Erdin Bircan Milletvekilimiz zamanında Saros Körfezi’miz için çok büyük mücadele etti. Taş ocakları ile ilgili sorduğu soruya gelen cevapta;  ‘Mecidiye Köyü Saros Körfezi’nde, bakanlığımızca yeni izinler verilmemektedir.’ denilmiş. Ama bundan sonra madem izin verilmeyecek, kapasite artışına da izin verilmesin. Yeni ocaklara da izin verilmesin. Bize verilen bilgide mevcut taş ocakları ruhsat süresi bitene kadar sadece stok çekecekti. Şimdi ise kendi stokları yetmiyor, bir de alan genişletecekler. Yani gerçekten de taşocaklarından şahsım ve köylüm rahatsızız. Yenilenmesini, kapasite artırımını, yeni açılımını hepsine karşıyız. Taş ocaklarının hiçbir şekilde bu Mecidiye Köyü’ne farkı, faydası, yararı yoktur.”

Aktan: “Bölge, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ilan edildi”

Keşan Belediyesi’nin önceki dönem Belediye Başkan Yardımcısı Gazeteci Cengizhan Aktan da, bölgenin kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ilan edildiğinin altını çizerek, şunları kaydetti; “Bölgemiz ayrıca dalış bölgesidir. Başta İstanbul olmak üzere yurtiçi ve yurt dışından buraya dalış için sporcular gelmektedir. Aynı zamanda yerel dalış kulüplerimiz de ibrice Limanı’nda konuşlanmış durumda. Bu tür faaliyetler, taşocakları gibi hem yakınındaki yerleşim bölgesine, insan yaşamına, doğa yaşamına zarar verirken, devletimizin kültür ve turizm bölgesi ilan ettiği bir bölgedir. Turizmi de baltalamaktadır.”

Dalış eğitmeni, su altı ve su üstü zararına karşı rapor istedi

İbrica Limanı’nda dalış eğitmeni olduğunu dile getiren Ferhat Kurt, taş kırkma ve genişletme çalışmasının, denizin altına ve üzerine ne gibi zararları oluşacağıyla ilgili bir rapor hazırlanmasını istedi.

Kaçar: “Adında ‘Çevre’ kelimesi olan bakanlık buna evet diyemez”

Toplantıda yeniden söz alan Kaçar, şunları söyledi; “Halk Saros Körfezi’nde taş ocağı istemiyor. Siz de insansansınız. Siz de köyünüzde, atalarınızdan kalan değerlerin üzerine taş ocağı kurulmasını istiyorsanız, bu rapora evet deyin. Adında ‘Çevre’ kelimesi olan bakanlık buna evet diyemez. Artık ÇED olumsuz kararı vermek zorundasınız.”  

Balaban köy halkına söz verdi: “Sonuna kadar mücadele edeceğim”

Toplantının son bölümünde söz alan Ali Balaban, Mecidiye Köyü halkına dönerek, “Eğer sizler ne derseniz ben de onun arkasında sonuna kadar duracak ve sizin kararınız için mücadele edeceğim. Siz bunu kabul etmiyorsanız, ben de ÇED raporunun olumlu sonuçlanmasını kabul etmiyor, ve gerçekleşmemesi için de sonuna kadar mücadele edeceğimi size söz veriyorum.” diye konuştu.

Yetkililer, taş ocaklarını fotoğrafladı

Yapılan bu konuşmaların ardından, itiraz dilekçeleri ilgili yetkililere tek tek teslim edildi. Dilekçelerin tesliminin ardından, yetkililer, taş ocaklarının bulunduğu alanda incelemelerde bulundu ve bu yerleri fotoğrafladı. Bu sırada, bir keçi sürüsünün, taş ocağındaki kamyon kasasının gölgesine yatmaları dikkat çekti.

Haber / FOTO: İlker GÜREL-Gündem Saros

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı