NE HEDİYE NE DE HİBE

    Tahsin ATAİZİ tataizi@kesanpostasi.com   ( Emekli bir Albayın Aldığı Helikopter ’in Hikâyesi) Evet, Sevgili arkadaşlarım, okurlarım.  Beni tanıyan tanımayan; İKBAL için değil, sadece uçma zevki için yükselmek isteyenlere bir paraşütçü olarak duyurumdur. Ne Hediye, ne de HİBE olarak değil!  Arap şeyhi tanıdığım da olmadığı halde; satın aldığım (UÇAK) HELİKOPTER’ im(!) Domatesin zam rekoru...

Yazar: Tahsin ATAİZİ - Yazının Tarihi: 25 Ekim 2018 - Okunma Sayısı:281 defa okundu.

tahsinyazar2 

  Tahsin ATAİZİ

tataizi@kesanpostasi.com

 

( Emekli bir Albayın Aldığı Helikopter ’in Hikâyesi)

Evet, Sevgili arkadaşlarım, okurlarım.  Beni tanıyan tanımayan; İKBAL için değil, sadece uçma zevki için yükselmek isteyenlere bir paraşütçü olarak duyurumdur.

Ne Hediye, ne de HİBE olarak değil!  Arap şeyhi tanıdığım da olmadığı halde; satın aldığım (UÇAK) HELİKOPTER’ im(!)

Domatesin zam rekoru kırdığı, Dolar ve Euro’nun tavan yaptığı artışın KRİZ’in olmadığı adeta TEĞET geçtiği (!) ülkemde; Arkadaşlarım 2. el oto alabilmenin bile zorunluğunda; Neyi, nerden buldun; sorusunun sorulmadığı bu ortamda, zamana uyarak, bu nasıl iştir demeden sadece TEBRİK ettiler…

Ancak ben yine de bir açıklama yapmak lüzumunu hissettim arkadaşlarıma…

Hedefleri uğruna yükselmek/ikbal uğruna herkes için bir makam veya iyi bir konuma erişmek şayan-ı arzudur.  Lakin engellere, badirelere ve rüzgâra karşı değil de, rüzgârı başkalarından, arkadan alarak yükselmek uçmak isteyenlere, liyakat, değil biat edenleredir sözümüz…

Haksız yere; yetkileri başkalarının üflemesiyle birden-bire yükselip; rakiplerine takan, fak atan makam hatta BAKAN olup bir yerlere gelenlere, gelmek isteyenleredir tepkim… Anlamadığı konularda; özellikle de her konuda ekonomi-sanayi teknoloji… Hatta 3–5 çocuk tavsiyeleri ile diplomasız bir jinekolog olarak ailelere telkin ve tavsiye de bulunan, ahkâm kesip milleti uyutanlar! Sayın büyüklerimiz… Zora gelince gündem değiştiren, hak etmedikleri yerleri işgal ederek kendini çok akıllı sanan, aklı evvellere hak etmedikleri yerleri işgal etmesinler diye… O kişilerle uçmak mı yükselmek mi?

O zat-ı muhteremleri HELİKOPTERİMLE istemedikleri kadar irtifa yüksekliğe çıkartırım… Sonra mı? Sormazsanız iyi olurdu. Zira hak ettikleri mevki olan  (0) sıfır evet sıfır yükseklik deniz seviyesine PARAŞÜTSÜZ olarak eğitim yapmaları gereken yerlere atabilirim. Haksızlıklara karşı masumane düşüncem.  Aslında helikopterime uçuş izni verilirse de MALUM kişileri LUT gölüne atarım. Zira deniz seviyesi bile (hak etmedikleri yerleri işgal edenlere yükseklik olduğu için) onlar için seviye çukurdur ÇUKUR! ( LUT Gölü Deniz Seviyesinden 350 metre aşağıdadır.)

Benim gibi, Emekli ama emeklemeyen,  Komando Subayı Albay arkadaşım CEMAL SABRİOĞLU’nun da önceden binmek isteyipte bazı nedenlerden, sonra pervanesiz Helikopterime binmekten vazgeçip, şahsım için yaptığı iltifat, teveccühleri ve yorumlarını da aktarmak istedim. Duygularımın tercümanı olan tüm arkadaşlarıma devrem adına saygılarımla…

 

 

Cemal arkadaşım yorumunu kısaca yazımı makaslayarak aktarıyorum.  Mesleğimiz terzilikte değil ama nerden çıktı bu makasta demeyin lütfen!

Türkiye’de olan basın özgürlüğü demokratik, laik cumhuriyetimizde bu özgürlükte de dünya basın özgürlüğü klasmanında sondan mı önden mi kaçıncı sıradayız bilemiyorum…

“ Hadi Koca Tahsin’im,

Kafanın dönmesi ile uçurduğun helikopterini hem krizin sonlandırılmasında, askeri, politik, teknik yaklaşımınla bir çığır aç; hem yapay zekâ, kodlama sistemlerini kafanda derle topla hemde kafa dönmesiyle helikopterini uçur emi!”

Cemal SABRİOĞLU

Sağol, be CEMAL’im. Çoğu kimsenin duygu ve düşüncelerine gem vurduğu adeta sustuğu ortamda; sen ve aynı frekansta düşünenlere TEŞEKKÜRLER…

Son sözüm; bundan sonraki teşbihlerde “KOYUN” gibi demeyelim. Koyunlara hakarettir. Zira, Koyunlar bile önündeki OT alınırsa MEEEE diyor. Ama bahse konu olan kişiler bir sürü olumsuzluklara rağmen  % 100 varan zamlara NEEE bile demiyorlar.

Not: Kurt’a sormuşlar sen hangi dağların kurdusun? diye.              Kurt, “Karanlık çöktüğü zaman ütün dağlar, ovalar ve yaylalar benimdir.” demiş. Ne olur meydanları boş bırakıp düşüncelerimize gem vurmayalım. Düşüncelerimizi, birbirimizi ötekileştirmeden saygı duyarak istişare edelim.

Yazımı kişileri provoke ediyor diye algılanmasın çünkü bu vatan hepimizin! Başka Türkiye yok, böyle olduktan sonra yıkamaz bizi hiç kimse!

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı