HESABIM
Üye Ol

Nice Yıllara HÜR GAZETE

         Nur KURT ndunyasi@kesanpostasi.com     Kalemim kâğıdım en çok huzur bulduğum mutlu olduğum kendimi bulduğum yer. Özgür olduğum ne yazacağıma çizeceğime kimse karışmadan, doğru, tarafsız, kusursuz istediğimi yazabiliyorum. Bundan tam sekiz yıl önce, minik kızım 2 buçuk yaşındaydı. Artık kendi ayakları üzerinde durabiliyor, kendi ihtiyaçlarını rahatlıkla anlatabiliyordu. Tabi ki buda oluyor...

Yazar: Nur KURT - Yazının Tarihi: 26 Eylül 2017 - Okunma Sayısı:614 defa okundu.

10247418_760929307308210_921896425522909737_n2-3-1-5  

      Nur KURT

ndunyasi@kesanpostasi.com

 

 

Kalemim kâğıdım en çok huzur bulduğum mutlu olduğum kendimi bulduğum yer.

Özgür olduğum ne yazacağıma çizeceğime kimse karışmadan, doğru, tarafsız, kusursuz istediğimi yazabiliyorum.

Bundan tam sekiz yıl önce, minik kızım 2 buçuk yaşındaydı. Artık kendi ayakları üzerinde durabiliyor, kendi ihtiyaçlarını rahatlıkla anlatabiliyordu. Tabi ki buda oluyor ki artık benimde kızımdan hariç işler ile ilgilenme vakti gelmişti. Yazımın başında da dediğim gibi”Kalemim kâğıdım en çok huzur bulduğum mutlu olduğum kendimi bulduğum yer”Yazmak benim için bir tutkuydu nereye gitsem, nerede olsam bir kalem küçük bir not defteri çocukluğumdan beri çantamın başköşesin de. Yıllar geçse de bu tutku geçmedi bir nevi beni anlayan, beni dinleyen anlayan kalem kâğıtmış gibi yazdım. Kızım her ne kadar kendi ihtiyaçlarını karşılasa da onu bırakıp özgür bir şekilde çalışma imkânım olmadı.

Ya da ben onsuz yapamazdım.

Ama bu tutku ya,hiç bir şeyin mani olamayacağını da biliyordum. Bir gün Trakya Üniversitesi Edirne tıp fakültesi hastanesine yolum düştü. Tesadüf bu ya gençlik yıllarımdan tanıdığım gazeteci bir arkadaşımla garip bir şekilde karşılaştık. Adını bile unuttuğum ama hatırımda kalan güzel bir rastlantı. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen o hala gazete ile bağını koparmamıştı. Uzun yıllar sonra oda benim başka bir gazetede olabileceğimi düşünüp zaman zaman beni aramış. Kısacası evli mutlu çocuklu olduğumu aklına getirmemiş. Neyse bu işin şakası tabii ki beni çok iyi bilen arkadaşım her hangi bir yerde çalışmadığımı yazmadığımı duyunca şaşırmıştı. Hemen bir şeyler yapma gereği duyup bir yerden başlamamı söylemişti. Bende çalışamayacağımı dile getirip telefon numaralarını  alıp ayrılmıştık. Aradan çok fazla bir süre geçmeden beni arayıp bir gazete de köşe yazarı olarak yazılarımın okuyucularıyla buluşma vakti geldi demişti. Hiç tanımadığım o güne kadar adını dahi duymadığım kasabasından bile Edirne ye yolum düştükçe geçtiğim, Uzunköprü HÜR GAZETE de yayınlanacağını söyledi. Yazılarım adına mutluydum, fakat bilmediğim tanımadığım karşılaşacağım insanlar hakkında tereddütlüydüm. Nitekim ilkyazımı yolladım pekte umudum yoktu devamının geleceğine. İlkyazımın gazete de yayınlandığı 25 Eylül ve benim doğum günüm. Hayatımda aldığım en güzel hediye de bu olsa gerek. Bu güne bakınca Türkiye basın ve ifade özgürlüğünde dünyanın en sorunlu yerlerinden biri. Ülke, Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün (RSF) basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 151’inci sırada.Yıllarını bu mesleğe adamış, şu an kendi işini laiki ile icra edemeyen bir çok gazeteci var. Kendim dâhil, işsiz kalıp ya ücretsiz, ya da sembolik teliflerle işini yapmaya çalışan, ağır sansür ortamında haber yapmakta, fikirlerini aktarmakta zorlanan binlerce gazeteci var.Sansür kaldırıldı  denilse de ,gazeteciler çoğu kez tehtihlere,hakarete bazen de tekmeli tokada maruz bırakılmıştır.Ama asla yüreğinde meslek aşkı olan gazeteci,doğrudan yana taraf olmuştur.Bu da böyle biline!

Birçok yerel gazete ve internet sitelerinde yazılarım yayımlandı. Hiç tanımadığım insanlar okuyucularım oldu. Kimi gazeteler hiç tanımadan, izin dahi alınmadan yazılarım yayımlandı Kendim dâhil, işsiz kalıp ya ücretsiz, ya da sembolik teliflerle işini yapmaya çalışan, ağır sansür ortamında haber yapmakta, fikirlerini aktarmakta zorlanan binlerce gazeteci var.. Aradan yıllar geçti çoğu gazeteler ile bağlantımı kestim, bir tek Trakya da ilk yazılarımın yayımlandığı Hür Gazete harfi kelimesine bile dokunmadan yayımlayan ve bu gün hala devam ettiğim gazetem.

Yıllar geçti Hür gazete ilk tanıdığım gün gibi tarafsız ilkeli, haber konusunda itina ile devam ediyor. Kendini günden güne geliştirip hızla büyüyen Hür Gazete kimseye boyun eğmeden matbaa ve gazete emin adımlarla ilerliyor. 26 Eylül HÜR GAZETENİN doğum günü. Sekiz yıl olmuş Hür Gazete ailesine katılalı, bunun gururu ve onuru tarifi imkânsız benim için.10.yılın da da Tarafsız ilkeli özgür kalemlerin gücüyle hep birlikte daha nice uzun yıllar Hür Gazete…

Yorum Kapalıdır.

Arşiv

Reklam Alanı