Siyaset

Okan Gaytancıoğlu, ülke gündemine dair açıklamalarda bulundu

Okan Gaytancıoğlu: “Türkiye’nin gündemi yoksulluk, işsizlik ve hayat pahalılığıdır” CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, CHP Keşan İlçe parti binasında ülke gündemine dair açıklamalarda bulundu. Saat 13.30 sıralarında parti..

Okan Gaytancıoğlu, ülke gündemine dair açıklamalarda bulundu

Okan Gaytancıoğlu: “Türkiye’nin gündemi yoksulluk, işsizlik ve hayat pahalılığıdır”

CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, CHP Keşan İlçe parti binasında ülke gündemine dair açıklamalarda bulundu.

Saat 13.30 sıralarında parti binasında düzenlenen basın açıklamasına CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu’nun yanı sıra CHP Keşan İlçe Başkanı Recep Pekcan, Keşan Belediye Meclisi’nin bazı üyeleri ve partililer katıldı.

“BÜTÇE AÇIĞININ ÇOK FAZLA OLDUĞUNU DİLE GETİREREK, ELEŞTİRİLERDE BULUNDUK”

Bakanlıklar bütçesi görüşülmeleri başlandığında doların 8,5 TL seviyelerinde olduğunun altını çizen Gaytancıoğlu “Bütçe önce komisyonlara geliyor ve burada, her bakanlığın bütçesi tartışılıyor. Bakanlıklar bütçesi görüşülmeye başlandığında dolar 8,5 TL seviyesindeydi. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütçe büyüklüğü 1 trilyon 750 milyar TL’yi aşıyordu. Bu bütçenin 278,4 milyarı açıktı, yani karşılığı yoktu. Bu karşılık faizle, borçlanma yoluyla kapatılacaktı. Faize bu bütçede, 240 milyar TL ödenecekti. Bütçe açığının çok fazla olduğunu dile getirerek, eleştirilerde bulunduk. Bu açığı zamlarla ya da faizle borçlanarak kapatılacağını söyledik. Dolayısıyla, bu bütçede işçi, EYT’li, 3600 gösterge, emekli, asgari ücretli, memur ne de yoksullar var. Türkiye’nin gündemi yoksulluk, işsizlik ve hayat pahalılığıdır. Şimdi de onların başına ‘daha’ koymamız lazım. Daha fazla yoksulluk, daha fazla işsizlik, daha fazla hayat pahalılığı dememiz lazım.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’YE SANAL BİR GERÇEKLİK GÖSTERİLMEKTEDİR”

Enflasyon araştırma grubunun açıkladığı rakamın TÜİK açıkladığı enflasyon rakamına oranla 3 kat fazla olduğunu belirten  Okan Gaytancıoğlu; “TÜİK’in açıkladığı enflasyon %21.3’tür ama enflasyon araştırma grubunun açıkladığı rakam bunun neredeyse 3 katı yani %59’dur. Rakamlar gerçekçi değildir. Türkiye’ye sanal bir gerçeklik gösterilmektedir. Sarayda ülkeyi yönetenler halkın gerçeklerinden kopmuş durumdalar. Halk yoksullukla, işsizlikle, hayat pahalılığıyla uğraşırken birde kara kışla uğraşıyor. Enerji fiyatları aldı başını gidiyor. Kömüre %100 zam gelmiş. Doğal gaza 9 defa zam gelmiş ve %80 oranında artış göstermiş. Elektriğe de, zam geldi. İnsanların bir yanda gelir düzeyleri düşmüş ve bizde bu ortamda asgari ücret belirlenmeye çalışılıyor. İşçilerin istediği rakamla iş verenin verdiği rakam arasında farklılıklar var. Bizim insanca yaşanabilir bir asgari ücretin belirlenmesini ve en az 5 bin TL olmasını söyledik. Yoksulluk ve hayat pahalılığı gün geçtikçe artıyor. Enflasyon böyle giderse, artmaya devam edecek ve resmi olarak, bile %30-%40’ları aşacaktır. Gıda enflasyonu bunun her zaman 10 puan üzerindedir. Türkiye olarak, hiç iyi yönetilmiyoruz. Bunun tek bir çaresi var o da hemen seçim yapmaktır. Hangi koşulda olursa olsun bu iktidar süresini tamamladı. Çünkü günü kurtarmakla bu işler olmuyor. Toplumumuz gün geçtikçe daha fazla yoksullaşıyor ve fakirleşiyor. İşsiz hale getiriliyor.”” dedi.

“ÇİFTÇİLERİMİZİN YARISINDAN FAZLASI GÜBRESİZ BİR ŞEKİLDE ÜRETİM YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

2020’den sonra 2021 Mayıs ayında büyük bir kuraklık yaşandığının altını çizen Gaytancıoğlu; “Buğday, arpa mısır gibi en çok tükettiğimiz ürünler çok etkilendi ve daha da çok etkilenecekler. Bir de pandemi gerçeği var. Pandemi başlangıcında buğday 150 dolardı şimdi 360 dolarlara çıktı. Üreten ülkeler ihracata yasaklama getirdiler, yani para verseniz de size vermiyorlar. Biz ne yapıyoruz? Üreticimizden keserek her şeyi ithalatla çözmeye çalışıyoruz. Türkiye’nin bu zamana kadar buğday üretimi 20 milyon ton olarak gerçekleşiyordu, bu sene 15.5 milyon oldu. Bu, kuraklıkla ve verimdeki kayıplar ile birlikte Türkiye 2 milyon dolarlardan 4 milyon dolarlara çıktı demek. Yani kendi çiftçinize 28.5 milyar lira veriyorsunuz; 56 milyar lirayı başka ülkelerin çiftçilerine veriyorsunuz. Hadi parayı buldunuz diyelim, ürünü bulamayabilirsiniz. Siz hala çiftçiyi küstürmek için neden bu kadar çok uğraşıyorsunuz?” derken, konu hakkında verilen soru önergelerini hatırlatarak, “Bu soruyu Tarım Bakanı’na sordum, net bir cevap alamadım; ‘Dünyada gıda fiyatları artıyor’ dediler. Evet artıyor ama 2008’de arttı fakat bu seviyede değildi. Üretimde sorun yoktu, çiftçinin borcu bu kadar değildi, gübre fiyatlarına şu anda korkunç zam yapıldı. Peki sen ne yaptın? Bir şey yapmadın. Şu anda çiftçilerimizin yarısından fazlası gübresiz bir şekilde üretim yapmaya çalışıyor. Tarlalarda gübre yok. Gübre geçen sene 1800 liraydı; şu anda 14 bin 500 lira ve daha da artıyor. Bu maliyet artışlarını önce üreticiye, sonra da tüketiciye yansıtmamak lazım. Nerede böyle bir hükümet? Böyle bir hükümet yok. Hindistan 600 milyon dolarlık ek paket açıkladı, Avrupa Birliği ‘Siz kullanın sonra hesaplaşırız’ diyor. Rusya ve Çin amonyak satışlarına önlem aldı, biz ne yapıyoruz? Hiçbir önlem almıyoruz, tam tersine doğalagaza zam geliyor, aynen yansıtıyoruz. Bari bunu yapmayım.” Dedi.

“TEKNOLOJİYİ DEĞİŞTİREMİYORLAR VE MALİYETLERE SÜREKLİ ZAM GELİYOR”

Okan Gaytancıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye Gübre Sanayi, İstanbul Gübre Sanayi ve İÇTAŞ özelleştirilmeden önce üreyi TÜPRAŞ’ın atıklarından yapıyorlarmış. Petrolü işleyerek petrol ürünlerini benzine, mazota dönüştürüyorlar. Bunların atıklarından amonyak elde edip üre gübre yapıyorlarmış. Sonra o teknoloji terk edilmiş. Doğalgaz ucuz olduğu için dünyadan alınmaya başlanmış ve o fabrikalar doğalgazdan üre elde etmeye başlamışlar. Şimdi doğalgaz fiyatları dünyada arttı ve maliyetlerde arttı. Teknolojide buna göre olduğu için teknolojiyi değiştiremiyorlar ve maliyetlere sürekli zam geliyor. Biz doğalgazda dışa bağımlıyız. Keşan’ın her tarafını deldiler. Ne Beğendik, Yenimuhacır ne de Keşan’ın köyleri kaldı. Peki nerede bu gaz petrol? Bundular mı acaba çok merak ediyorum. Bugünlerde çiftçiye para ödüyorlar ve 5 veya 6 ay önceki hasat bedelinden ödüyorlar. O zamanlar buğday 2.20’lerdeyken şimdi 5 liralarda.”

“BEN ESAS KUTUYU MART AYINDA AÇACAĞIM”

Lodosun Yayla Sahili’nde yarattığı tahribatla ilgili ve Yayla Balıkçı Barınağı konusunda konuşan Okan Gaytancıoğlu, “Bu konu hakkında iktidarın bilgisi var. Biz gidip oralara baktık. Yerin yanlış yaptığını görüyoruz ve bunu halkta söylüyor. Bu konuyla ilgili projede yapılmış. Biz oradan aldığımız bilgilere göre bir soru önergesi verdik. Ben esas kutuyu mart ayında açacağım. Çünkü bu söylediklerimizin doğrultusunda gerek Çevre Bakanlığına, Tarım Bakanlığına ve İçişleri Bakanlığına bütçeler yapıldı. Acaba Yayla balıkçı barınağını ile 7 veya 9 tane dalga kıran önümüzdeki sene buraya yapılacak mı? Mart ayında illere göre yatırımlar belirleniyor. Mahmutköy Barajını, Yayla balıkçı barınağını, dalga kıranlarını ve hatta Keşan – Enez karayolunu da talep ettim. Önümüzdeki Mart ayında Edirneye, Keşan’a, Uzunköprü’ye ne gibi yatırımlar var ve bunların içinde bunlar var mı bakacağız.” dedi.

SÜLEYMAN GÜRSEL PAÇAMAN; “UMUYORUZ Kİ MART AYINDA GEREKLİ BÜTÇE OLUŞTURULUP YATIRIM PLANINA DAHİL EDİLİR”

Bu konuda söz alan ESTAB Başkanı Süleyman Gürsel Paçaman da şunları aktardı: “Bizim yaptığımız görüşmelerde ve vekilimizin verdiği soru önergelerinden gelen cevapta sürecin tamamlanması için gerekli bütçenin oluşturulması, yatırım planlarına dahil edilmesini bekliyoruz. Önümüzdeki seneyi de katarsak 6’ncı yıl olacak. Buranın zaten fizibilitesi dahil her şeyi yapılmış ve sadece yatırım planlarına dahil edilmesi kalmış. 4 yıl önceki bütçesi 5 milyon civarında bir rakam. Türkiye Cumhuriyeti için afife alınacak bir rakam. Verdiği asarla koskoca bir Yayla Sahili yok olma eşiğimde ve bunu hepimiz görüyoruz. Oradaki balıkçı barınağı dediğimiz alan devlet eliyle yapıldı ve bunun yine devlet eliyle iyileştirmesi, rehabilite edilmesi, bu projenin biran önce hayata geçirilmesi içinde umuyoruz ki mart ayında gerekli bütçe oluşturulup yatırım planına dahil edilir.”

GAYTANCIOĞLU: “BİZ İKTİDARIN NE KADAR SORUMLULUK DUYGUSU OLDUĞUNU MART AYINDA GÖRECEĞİZ”

Son olarak konuşan Gaytancıoğlu ise basın toplantısına şu sözlerle son verdi: “Biz iktidarın ne kadar sorumluluk duygusu olduğunu Mart ayında göreceğiz. Bunun öncelikli olduğunu hep söylüyorduk. Şiddetli yağışlardan dolayı felaket yeri olması da önceliğini pekiştiriyor. Biz bunun takipçisi olacağız. Keşan-Enez karayolu da öyle. Bu zamana kadar ‘toplulaştırma bitsin’ deniyordu; ama öğreniyoruz ki 600 milyon lira para lazım ki bu dolar kuru 8.50 TL ikendi. Bu katlanacak. Bu karayolunu yapamazsak Enez ve Keşan’ın gelişmesini sağlayamayız. Hafta sonu gelecek binlerce turisti ve ticareti engellemiş oluruz. Yine çok elzem olarak baraj ve sulama tesislerine para ayrılması gerekiyor. Bunların yapılıp yapılmadığı Mart ayında yine sizinle paylaşacağız”

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL