Köşe Yazısı

Orada bir yer vardı adı da ERİKLİ’ydi !

Orada bir yer vardı adı da ERİKLİ’ydi  !

Orada Bir Yer Vardı Adı da Erikliy’di…

Mustafa İŞÇİMEN

m.iscimen@kesanpostasi.com

Bilirmisiniz bir deniz vardı bir zamanlar insanları özlemle bekleyen. Tüm güzelliğini onlar için saklayan,bereketli,huzurlu ve doyumsuz sevdasıyla. Keşan ve çevre yerleşimlerden insanlar hasretle kavuşacakları saati iple çekerlerdi sanki yıllardır özlemini duydukları sevgililerine koşarcasına.

Orada bir yer vardı insanı sukunete çağıran ve insanların birbirinin yardımına koşmaya özen gösterdiği bir dost meclisiydi sanki. Orası ERİKLİ idi.

Sevgili babam ve benim duayenim Eriklideki sakinlerin “ Hasan baba , Hasan dede , Muhtar Hasan “ diye çağırmaları hala kulağımda. 1961 yılının mayıs ayının son haftası basmış ayağını bu nadide sahile ve 84 yıldır süren ömrünün en güzel ve en verimli zamanını yaşamış. Öyle bir miras bıraktıki insanlara Erikli’nin ilk yolunun yapılması,PTT nin ve Elektriğin gelmesi gibi bir çok konuda hep kurumlarla diyalog içerisindeydi.Öyle yokluklarla neler yapılmadıki bu ERİKLİ’ye…

Ya şimdi bizler ne yapıyoruz ya da yapabiliyoruz  bize bırakılan bu doğa mirasına. Acaba daha da geliştik derken o mirası mı zedeliyoruz. Hep Saros’un bu nadide koyunda doğmuş olmaktan gurur duydum hala da sonsuz gurur duyuyorum , lakin geldiğimiz noktada  “ ya ERİKLİ böyle olmamalıydı “ cümlesinide sürekli telaffuz etmekten sıkılır oldum.

Sadece kuş sesleriyle dalga sesinin duyulduğu bir cennet şimdilerde onlarca belkide yüzlerce seyyarın çığırtkanlığının baskın olduğu bir yer haline geldi. Sabahları insanlar saat 09:00  da Keşan Belediyesi hoparlöründen iyi temennilerle kalkarken burada ise seyyar satıcıların daha sabahın 07:30 ya da 8’inde böğürmeleri ile uyanır hale geldi. İnsanlar o zamanlar akşamları tatlı nameler ile ateş başlarında oturup, gündüzleri futbol sahamızda ya da kumda spor yapıp enerjilerini atarken, şimdilerde gece kulüplerinde ,barlarda birbirini yer oldu.

Milletimizin karakteristik özelliği olan misafirperverlik o zamanlarda nasıl yaşanırdı biliyormusunuz. Erikli’ye bir misafir gelecek burada yaşayanlar ağırlamak için neredeyse birbirleri ile yarışırdı, şimdilerde ise misafirler “ Müşteri “ oldu.

Çıkar,Ticaret ve Hasetlik Ön plana çıktı. Ne oldu da böyle olduk. Geliştik mi ? yoksa Çağamı ayak uydurduk. Eğer bu Gelişmeyse yada Çağa ayak uydurmaysa ben gelişmekte istemiyorum, çağa ayak uydurmakta….

Ben ERİKLİ’nin Benliğini GERİ istiyorum.

Zamanının sanatçılarının,iş adamlarının ve Bilim adamlarının gelipte doyamadığı yer şimdi İstanbul’un Varoş  semtlerinin bir banliyösü haline geldi.. Çözüm yok değil var tabiî ki çözüme İNANMAK LAZIM..!

Verilen hizmet kalitesi,Sunulan malzeme kalitesi ve tabiî ki Alt yapı kalitesi düştükçe İnsan kalitesi de düştü.

Evet evet millet ERİKLİ DÜŞTÜ…… Saygılarımla

YORUMLAR (2)

  1. Koray Dağlar diyorki:

    Ah be Sevgili Ağbim, sen bile Erikli Düştü diyorsan, sen bile yılgınlığa düştüysen işimiz zor demektir. Sen Küsme Erikliye, herke küsebilir ama sen küsemezsin abi, Benim bildiğim sen bizim Mustafa Ağbimizsin, ama bütün Keşanın ve Eriklinin bildiği Senin soyadın “İşçimen”, senin aile büyüklerinin tarihi abi Erikli.
    Yılmak yok, küsmek yok …

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL