Siyaset Turizm

Orhan Çakırlar TBMM’de Saros’a ve FSRU Limanı’na dikkat çekti

 Erdoğan DEMİR- İyi Parti GİK Üyesi ve Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar, TBMM’de Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 17. Maddesi üzerine İYİ Parti Grubu adına söz..

 Erdoğan DEMİR-

İyi Parti GİK Üyesi ve Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar, TBMM’de Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 17. Maddesi üzerine İYİ Parti Grubu adına söz alarak bir konuşma yaptı.

Çakırlar konuşmasında Sazlıdere Sahili’ne yapılan FSRU Limanı’na da dikkat çekti.

Çakırlar’ın konuşması şöyle;

SAROS’DA ÇEVRE KATLİAMI YAŞANIYOR

Dünyanın en temiz 3 denizinden biri olan, Kuzey Ege’nin incisi Trakya’nın gözbebeği Cennet Saros Körfezi’nde, Katar doğalgazını Avrupa ülkelerine sevk etme uğruna telafisi mümkün olmayan bir çevre katliamı yaşanmaktadır.

Botaş tarafından yaptırılan FSRU Limanı ve boru hattı projesi kendi kendini temizleme özelliğine sahip Saros Körfezi’nin yaban hayatı ve ormanıyla, tarım alanlarıyla, deniz flora ve faunasıyla tüm ekosisteminin ve çevre habitatının sonunu getirecektir.

Karbon salınımında doğal filtre görevi gören ‘’dünyada ilk defa’’ denenen bir yöntemle 6.000 metrekare deniz çayırı yerlerinden sökülmüştür.

Botaş tarafından proje bittikten sonra yerine dikileceği vaad edilmesine rağmen dünyada örneği yoktur.

Tarım konusunda gün geçtikçe toprak kaybeden ülkemiz, bu projenin gerçekleşmesi ile birlikte maalesef verimli tarım arazilerini yok etmeye devam etmektedir.

Değerli Milletvekilleri

Saros balık popülasyonu açısından çok zengin bir alandır. Bern sözleşmesinde belirtilen ve kırmızı listede bulunan, koruma öncelikli balık türleri yaşamaktadır.

İnşaatın başlamasıyla her geçen gün deniz ekosistemine verilen zarar artmakta olup balık türleri hızla eksilmektedir.

İnşaat sırasında kirlilikten ve sesten etkilenen yunuslar bölgeyi terk etmekte ve kıyılara vurmaya başlamıştır.

Proje bölgesi kuş türleri için önemli üreme ve kışlama alanıdır.

Nesli küresel ölçekte tehlike altında olan ‘’küçük sakarca ve Sibirya kazı’’ da bu alanda kışlamaktadır.

Proje alanındaki ‘’korunması gereken hayvan türleri’’ Bern sözleşmesi kapsamındadır.

222 kuş türünün yaşadığı tespit edilen bölgede çevreye verilen zararlar sonrasında yaban hayat yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Tarkan’ın Geççek şarkısına bu kadar kafayı takacağınıza keşke Ergene için söylediklerine, Saros gönüllülerinin çevre için söylediklerine kulak verseydiniz.

Değerli Milletvekilleri

Bir diğer önemli sorun artık “dünyanın tuzu” olarak isimlendirilen mikroplastik sorunudur.

Amsterdam Özgür Üniversitesine bağlı araştırmacılar, insan kanındaki mikro ve nanoplastik parçacıkların eser seviyesini belirlemek için analitik bir yöntem geliştirdiler.

Bu yöntem, 22 isimsiz bağışçının kanına uygulandı. Buna göre, insan kanı, plastiğin yapı taşları olan 5 farklı polimerin varlığı açısından incelendi.

Her bir polimerin kanda ne ölçüde mevcut olduğu da belirlendi.

Araştırmanın sonucu Mart 2022’de yayınlandı ve durum hiç iç acı değil. Deneklerin 4’te 3’ünün kanında plastik olduğu görüldü.

Araştırma, plastik parçacıkların insan kan dolaşımına karışabileceğini kanıtlayan ilk çalışma oldu.

Araştırma, insanların günlük yaşamlarında çevrelerinden mikroplastikleri emdiklerini ve bu miktarların kanlarında ölçülebilir olduğunu kesin olarak gösterdi.

Nisan 2022’de İngiltere’deki Hull Üniversitesinin yürüttüğü bir diğer araştırmaya göre ise üzerinde deney yapılan 13 akciğer dokusu örneğinden 11’inde plastik parçacıklarının bulunduğu belirlendi.

En yoğun görülen plastik türlerinin ise ambalaj ve borularda kullanılan polipropilen, şişelerde kullanılan PET ve kıyafetlerde bulunan naylon olduğu ortaya çıktı.

Bu mikroplastikler solunum yoluyla vücuda girmekte ve vücuttaki hava yollarından geçerek akciğerin en derin bölgesine yerleşmektedir.

Peki, bizim ülkemizde durum nedir?

Maalesef kısa bir süre önce İngiltere’den geri dönüşüm için gelen plastik atıkların Adana’da yakılmak suretiyle yok edilmeye çalışıldığına şahit olduk.

İngiltere’nin gönderdiği plastik ambalaj ve poşetlerin yakılmasını halkımıza reva mı görüyorsunuz?

Değerli Milletvekilleri

Artık idare-i maslahat yerine köklü çözümlere yönelmemiz gerekmektedir.

Plastik poşetleri paralı yapmak yerine tamamen hayatımızdan çıkarmalıyız.

Bunların yerinde içinde hiçbir türlü plastik madde bulunmayan bez çantalara ve cam şişelere yönelmemizin daha iyi olacağı kanaatini taşıyorum.

Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL