Köşe Yazısı

OYUM HAYÂ’DAN YANA

OYUM HAYÂ’DAN YANA

sevtap gulen

     Sevtap Gülen

  sgulen@kesanpostasi.com

 

 

Merhaba sevgili www.kesanpostasi.com sitesi okurları bundan böyle yazılarımla sizlerle birlikte olacağım.

Böyle hareketli bir döneme birkaç satır bırakmadan edemezdim herhalde.

Şenlik var her yerde! Kahvehaneler süslenmiş parti bayraklarıyla, arabalar miting duyuruları için hazır. İnsanlar yavaş yavaş kutuplaşma yolunda ayrılmaya başlamış bile. Geleli belki bir hafta olmadı ama içine girdiğim atmosfer hiç de yabancı değil. Beş yıl evvel teneffüs ettiğim havanın aynısı mevcut. 5 yıl evvel ne mi vardı? Küçüktüm, sürüklendiğim yönde bayraklar salladım. Okulda A partili B partili gruplar haline gelen çocuklardan olduk. Evimize gelen misafirimizin savunduğu başka şahıstı bizimki başka, bir sırat-ı müstakim tutturamadık. Her gün aynı masayı paylaşan adamlar bu dönemde ağız kavgasından aynı yolu paylaşamaz oldu. Düşman kesildi; köylü hemşerisine Dost arkadaşına, Kardeş abisine, Evlat babasına. Ayıp edip birçok şeyi kayıp ettik. Neyi mi? Ahlakı, sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü, hayâyı, edebi ve çokça şeyi…

Koltuk; yalnızca oturma organını misafir eden alete denir benim gözümde. O sevdaya bağlı binlerce insan ‘kalp’ denilen organı düşünmeden eylemler sergiledi seçim dönemi boyunca. Sosyal paylaşım sitelerinde ağza alınmayacak yorumlamalar boy gösterdi. Hele bir oy için sınırsız talepte bulunan halk var ya ona tek kelimelik dahi sözüm yok. Öyle duyumlar var ki ortalıkta ‘bana şunu alırsan oyum sana’… Cümledeki tüccarlığa bakar mısınız? Ulu önderimiz seçme seçilme hakkını bireysel özgürlüğü bize bahşederken bunlar aklının ucundan dahi geçmemişti, biz ne hale geldik. Edepsizlik uykusundan uyan ey insanoğlu! Dön de tarihine bir bak. Nereden nerelere geldin? Neydin ne oldun? Demokrasinin tanımını bir oku, siyaset neymiş, muhalefet neymiş bir göz at. İktidar olmak da fani muhalefet olmak da, Zengin olmak da bu dünyalık fakir olmak da…

Giderken hangisi eşlik edecek size, vatana millete hakkıyla hizmet edip ayrılırız, sözüm yok buna. Ya diğerleri? Ya boş ağızla koşturup elde avuçta kocaman bir ‘hiç’ elde edersek? Ya heybemizde bir yığın kalp kırıntısıyla Allah’ın huzuruna gidersek? İşte o zaman evcimenler de, başkanlar da, iktidar da, muhalefet de kabir kapısına kadar eşlik edecek bize, hesap sırasında yalnız başımıza olacağız. Ne A grubu bizle olacak ne de B… Oyun ve eğlenceden ibaret olan hayatı adabıyla yaşayabilenlerden olalım, siyaseti hakkıyla eda edip, insanlık şuuruyla taşıyalım.

Kalpler Allah’ın elinde severken de kırarken de bir değil bin kez düşünelim. Ağzımızdan çıkacak olan her sözün hesabını biz vereceğiz… Beni dost, kardeş, evlat bilen herkese selam olsun. Sırat-ı müstakim yolunda ilerleyişimiz daim olsun…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL