TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 245.152
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 24.297
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 108
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 6.636
Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 156

Prf. Dr. OSMAN ALTUĞ İLE SÖYLEŞİ (2)

  ÖZAL’IN TEKLİFİNİ GERİ CEVİRDİM Bu kadar bilginizi neden siyasete girerek değerlendirmiyorsunuz? Sayın Özal parti kurarken, kurucu olmam için teklif etti. Ben kabul etmedim. Sayın Özal’ın teklifini geri çevirdim. Türkiye’deki..

Prf. Dr. OSMAN ALTUĞ İLE SÖYLEŞİ (2)

 

ÖZAL’IN TEKLİFİNİ GERİ CEVİRDİM

Bu kadar bilginizi neden siyasete girerek değerlendirmiyorsunuz?

Sayın Özal parti kurarken, kurucu olmam için teklif etti. Ben kabul etmedim. Sayın Özal’ın teklifini geri çevirdim. Türkiye’deki negatif siyaset anlayışına hiç alışamadım. Ben virajı alamadığım için hangi partiye gitsem onlara zarar veririm, diye düşünüyorum. Hayatımın hiç bir noktasında hiç bir partinin ne partizanı oldum ne de üyesi. Türkiye’de siyasetin finansmanını kim yapıyorsa, siyaset onun siyasetidir. Siyasetin finansmanına halkı sokmayan, onu ortak etmeyen bir anlayış var. Siyaseti parası olanlar yapıyor. Parası olanlardan da kaynağını soramıyorsunuz. Sorulması da yasal olarak mümkün değil.

Siyasi partiler seçim kampanyası yapıyorlar, seçim kampanyasını kim yapıyor, kaça yapıyor, nasıl yapıyor kimse sormuyor ve soramıyor. Türkiye’de halkın seçme hakkı var da seçilme hakkı yok. Çünkü parası yok. Türkiye’de demokrasi adeta parakrasiye dönüşüyor. O zaman parası olanlar siyaset yapıyor. Parası olanlar konuşuyor. Ben buna üç kağıt ekonomisi diyorum. Bu üç kağıt ekonomisi üç şeyden oluşuyor:borsa, faiz ve dolar. Pekiyi üretim nerede. Yok.

Üretimi kim istemiyor?

Efendim üretimi herkes ister. Ancak sistem adeta üretenleri cezalandırıyor. Müteşebbislerin önündeki tüm engelleri kaldırmamız gerekir. Türkiye’de kayıt dışı ekonominin hem tertipçisi, hem teşvikçisi, hem destekçisi, hem de şikayetçisi devleti yönetenlerdir. Onların modeli bu. Bakın, Türkiye’de herkesi ve her kesimi vergi mükellefi yapmadık. Herkese her çeşit masrafını vergi matrahından indirme hakkı vermedik.

Ekonomiyi hamiline yazılılıktan nama yazılı hale getirmedik. Müteşebbisin önünde en büyük engellerden birisi olan enflasyon muhasebesi sistemine geçmedik. Bütün serbest pazar anlayışını allak bullak eden bir uygulama içerisine girdik. Serbest pazar ekonomisi iki ayaklıdır: Birinci ayak, serbest bırak. İkinci ayak, kontrol ayağıdır. Türkiye birinci ayağı çalıştırdı; ama ikinci ayağı reddetti, ne kadar kontrol tedbiri varsa kaldırdı. Bunun anlamı, vergi almayacağım, isteyen versin, istemeyen vermesin…

MİLLETVEKİLLİK FAHRİ YAPILMALI

Devam edecek..

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL