HESABIM
Üye Ol

PROSTAT HASTALIKLARI

PROSTAT HASTALIKLARI

Özel Keşan Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr İlkan Yüksel Prostat Hastalığı ile ilgili açıklamada bulundu. Açıklama şöyle; Prostatın görevi Prostat bezi, erkeklerde idrar kesesinin (mesane) hemen altında bulunur ve idrar kesesinde biriken idrarı vücut dışına atan kanalı (üretra) çevreler. Erişkin bir erkekte prostat bezinin ağırlığı 25-30 gram civarındadır. Prostatın başlıca görevi, meninin sıvı olan kısmını...

Haberin Tarihi: 28 Ocak 2019 - Okunma Sayısı:840 defa okundu.

Özel Keşan Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr İlkan Yüksel Prostat Hastalığı ile ilgili açıklamada bulundu.

Açıklama şöyle;

Prostatın görevi

Prostat bezi, erkeklerde idrar kesesinin (mesane) hemen altında bulunur ve idrar kesesinde biriken idrarı vücut dışına atan kanalı (üretra) çevreler. Erişkin bir erkekte prostat bezinin ağırlığı 25-30 gram civarındadır. Prostatın başlıca görevi, meninin sıvı olan kısmını üretip cinsel boşalma sırasında bu sıvının dışarı atılmasına yardımcı olmaktır.

Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) (İyi Huylu Prostat Büyümesi)

Normalde bir kestane büyüklüğünde olan prostat bezi 40’lı yaşlardan itibaren giderek büyümeye başlar. Elma hatta portakal büyüklüğüne erişebilir. Bu duruma iyi huylu prostat büyümesi denir. Prostat anatomik olarak idrar kesesinin hemen çıkışında ve idrar yolunu çepeçevre sarar şekilde bulunur. Bu tip büyümeler idrar yapmada zorluk, kesik kesik idrar yapma, idrar yapmaya başlarken zorlanma, idrar hızında azalmaya neden olur. İlerleyen dönemlerinde de ani idrar hissi, gece idrara kalkma, tuvalete yetişememe ve hatta idrar kaçırmaya neden olabilir.

Hastaların üroloji uzmanına bu şikayetlerle başladığında rutin olarak PSA kan testi, idrar tahlili (TİT), işeme testi (üroflowmetri) ve ultrason (USG) yapılarak değerlendirilir. Bu sonuçlara göre hastalara öncelikle medikal tedavi önerilir.

Medikal tedaviden fayda görmeyen hastalara için uygun seçenek cerrahidir. BPH cerrahisinde günümüzde altın standart tedavi TUR-P ameliyatıdır. TUR-P ameliyatı kapalı bir tekniktir ve idrar kanalından girilerek prostatın kesilerek küçültülmesidir. Mümkünse bipolar veya plazmakinetikle yapılması daha avantajlıdır. Günümüzde açık cerrahinin yeri azalmıştır. Ancak kapalı teknikle yapılması uzun sürecek 100 cc üzerindeki prostat boyutlarında uygulanmaktadır. Plazmakinetik cihazların kullanılmasıyla artık 150 cc’ ye kadar prostat boyutlarında dahi TUR-P uygulanabilmektedir.

Prostat Kanseri

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biridir ve sıklık bakımında dünyada yüz binde 28 iken ülkemizde bu oran biraz daha fazla olup, yüz binde 37’dir. Amerikan Kanser Derneği’nin verilerine göre, erkeklerin yaşam boyu prostat kanseri ile karşılaşma riskinin %16,7, yaşam kaybı riskinin ise %2,5 olduğu bildirilmiştir.

Prostat kanserinin nedenleri şu an kesin olarak ortaya konulamamıştır. Ancak kesin olan 3 risk faktörü mevcuttur. Bunlar; yaş, genetik ve ırktır. Yaş arttıkça prostat kanseri riski artmaktadır. Ailesinde, özellikle birince derece akrabalarında prostat kanseri olanlarda kanser riski daha fazladır.

Prostat kanseri erken evrede belirti vermez. İlerleyen evrelerde aynı iyi huylu büyümede olduğu gibi işemeyle ilgili problemler yaratabilir. Bununla beraber menide kanama görülebilir. Daha ileri evrelerde ise bel kemikleri ve kalçada oluşabilecek yayılımlara (metastaz) bağlı olarak kemik ağrıları gözlenebilir.

Birçok kanserde olduğu gibi prostat kanserinde de erken teşhis çok önemlidir. Prostata sınırlı yakalanan erken evre kanserlerde tamamen iyileşme şansı oldukça yüksektir. Bu nedenle hiçbir şikayeti olmasa dahi 50 yaşını geçen erkeklerin mutlaka yılda bir üroloji kontrolü uygundur. Bu kontrollerde amaç prostat kanserini henüz prostata sınırlıyken yakalamaktır. Bunun içinde elimizde 2 basit muayene metodu vardır. Bunlar; parmakla prostat muayenesi ve PSA kan testidir. PSA’ nın günümüzde üst sınırı 2,5 ng/ml kabul edilmektedir. PSA yüksekliği bulunan ve/veya muayenesinde anormallik tespit edilen hastalara mutlaka ultrason eşliğinde prostat biyopisi uygulanmalıdır.

Prostat biyopsisi günübirlik yapılan bir işlemdir. Biyopsi ultrason eşliğinde lokal anestezi veya sedasyon (hafif anestezi) ile yapılan yaklaşık 5 dk süren bir uygulamadır. Hasta işlem sonrası aynı gün, günlük yaşantısına geri dönebilmektedir.

Prostat kanseri tespit edilen hastalara kanser evresine göre tedavi protokolleri uygulanmaktadır. Erken evre kanser tespit edilen hastalarda birinci tedavi seçeneği cerrahidir. Erken evre prostat kanserinde cerrahi sonrası tam iyileşme şansı çok yüksektir.

Prostat kanserinde belki de en önemli konu hastalara erken evrede tanı koyabilmektir. Bunun için 50 yaşını geçen her erkeğin yılda bir üroloji muayenesi mutlaka gereklidir.

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı