Siyaset

Şadan Şimşek, temel ihtiyaç maddelerine gelen zamlarla ilgili açıklama yaptı

21. Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, son zamanlarda ülkede temel ihtiyaç maddelerine gelen zamlarla ilgili açıklama yaptı. Şimşek’in açıklaması şöyle; Yıllardır siz değerli basınımız aracılığı ile bir dönem milletvekilliği yapmanın..

Şadan Şimşek, temel ihtiyaç maddelerine gelen zamlarla ilgili açıklama yaptı

21. Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, son zamanlarda ülkede temel ihtiyaç maddelerine gelen zamlarla ilgili açıklama yaptı.

Şimşek’in açıklaması şöyle;

Yıllardır siz değerli basınımız aracılığı ile bir dönem milletvekilliği yapmanın görev ve sorumluluğumuz gereği; ekonomide, tarımda, hayvancılıkta, sosyal-kültürel ve hukuk alanda yapılan yanlışları, alınacak önlemleri, sorunlara çözüm üretmeyi kamuoyu ile paylaştım.

Şimdi bakıyorum ki! Yaşanan sorunlar yeni meydana gelmiş gibi algılatılmaya çalışılıyor.. Bu sorunların temeli 2008 yılında başladı. 2011 yılında derinleşti. Siyasi görevlerde bulunan kişiler koltuk sevdalarından, halka ve hakka hizmet etmek yerine kendi ve çevresinin menfaatlerine hizmet ettiler. Siyasi göreve gelen bazı kişilerin geçmişte yaptığı görevler, üstlendiği sorumluluklarda kendi ve yakın çevresine maddi imkan sağlamak var, görev yaptığı kurumu zarar uğratmak var. Seçim zamanlarında ise maddiyata dayalı kampanyalar da eklenince siyaset ticaret haline gelmesine sebep oldu.  Bu da siyaset makamına gölge düşürerek, halkımızın siyasetçiye ve siyasete güvenini sarstı. Siyaset çözüm değil sorun üretme makamı haline geldi. Bu duruma gelinmesinde TBMM çatısı altında ve yerel yönetimlerde görev yapan herkesin payı mevcuttur.

Basın bildirimlerimde de sürekli üreticimizi rantiyeci kesime teslim edildiğini belirttim. Şimdi gelinen noktada özellikle temel ihtiyaç maddelerinde tröstleşen bir piyasa hakim oldu. Bundan sonraki süreçte girdi fiyatlarının yüksekliği nedeniyle üretemeyen bir üretici, halkımızın temel ihtiyaç maddelerini stoklamaya başlayan tröstleşen bir yapı ile KARABORSALI günlere gidiyoruz. Halkımızın alım gücü kalmadı. Ülkemizdeki vergiler tabana yayılamadı. Sebepsiz zenginleşenler arttı. Uygulanan yanlış ekonomik ve vergi politikaları parası olanlara yaradı. Fakir çok fakir, Zengin çok zengin oldu. Orta Direk kalmadı. Eskiden ekmek aslanın ağzında diyorduk. Şimdi ise bağırsaklarında diyoruz. Önlem alınmaz ise yakında bağırsaklarında da bir şey bulamayacağız.

Ayrıca belirtmek isterim ki; çözüm yolları her zaman vardır. Ülkemizin çıkarları ve Halkımızın birliği beraberliği ekseninde buluşalım. Herkes gibi karşıdan izliyoruz. Sorun var tamam var. Çözüm ne bunu konuşan yok. Çözüm yollarını bulmaya çalışan yok. TBMM sorun çözme yerinde bakıyoruz kavga var. Bu neyin kavgası  arkadaş, sorunları böyle mi çözeceğinize inanıyorsunuz. Herkesi aklını kiraya vermeden düşünmeye davet ediyorum. Halk çözüm bekliyor. İçinden geçilen durum birlik beraberlik için olunmayı gerektiriyor. Parçalanmayı değil. Birleşmeyi gerektiriyor. Yapamayanlar gider, yapanlar gelir. Bu da demokrasi içinde gerçekleşir.

Ülkemiz yerli gıdasını kendisi üretmesi gerekir. Tarım ve Hayvancılıkta dışa bağımlılığı keserek, üreticisine gerekli destekleri vermelidir. Mahalle haline getirilen köyler tekrardan köy kanunu kapmasına alınmalıdır. Ülkemizin kendine öz tarım ve hayvancılık politikalarını milli güvenlik kapsamına almalı, Milli Seferberlik ilan edilmelidir. Sorunları kabul ederek, çözüm üretilmelidir.

Ülkemizin Atatürk’ümüzün gösterdiği çağdaş medeniyetler alanına çıkarmak asli görevimizdir. Gençliğe hitabeyi, onuncu yıl nutkunu çok iyi okuyup, anlamamız gerekir. Çocuklarımıza, torunlarımıza iyi bir gelecek bırakmak herkesin ortak paydası olmalıdır. Az olsun benim olsun. Benden olan ve olmayan ayrım yaparak, yalnızca duymak istediklerini söyleyen, halkın sorunlarını görmezden gelen, etrafına topladıkları menfaat grupları ile hareket eden siyasi düşünce ve makamları şiddetle kınıyorum. Gün özünde dürüst, namuslu, ahlaklı, halkı için çalışan kişilerin günüdür. Gelinen noktada söylemlerin değil, icraatların yapılacağı gündür.

Köy çocuğu ve tarımın içinden gelen bir kişi olarak Sizin aracılığınız ile sesleniyorum. Tarım ve Hayvancılığın sorunlarını 2 yıl içinde çözmeye talibim. Ülkemizin tarım ve hayvancılık alanında sorunları da çok iyi biliyorum. Çözüm önerilerini de biliyorum. Ülkemizin 7 coğrafi bölgesinde Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önem verdiği tarım ve hayvancılık hamlesini tekrardan canlandırmaya, üreticimiz ile, ziraat odalarımız, ziraat mühendislerimizle birlikte ayağa kaldırmaya küresel ısınmayı göz önüne alarak, ürün desenleri ve üretilecek ürünlerimiz dahil planlarımızla yapmaya hazırım. Şunu da belirtmek isterim ben gücümü yalnızca halktan ve haktan alırım. Oturduğum koltuktan güç almam, o koltuğa güç veririm. Kimsenin menfaatine çalışmam, halkımın menfaatine halk için çalışırım. Halkımla birlikte gerekirse tarlada, bahçede çalışırım. Bu çağrımda samimiyim. Halkım bana görev verdi. Bir dönem görev yaptım. Halkıma karşı borcum var. Halkım bu durumdan hep birlikte çıkarmamız ve hak ettiği yere getirmemiz gerekir. Bir an önce söylemleri bırakıp, eyleme geçelim. Sözünde değil, özünde dürüst, namuslu, ahlaklı, halkı için çalışan insanlara ihtiyaç vardır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL