HESABIM
Üye Ol

Salim Şen, Asgari Ücret İle İlgili Açıklama Yaptı

Salim Şen, Asgari Ücret İle İlgili Açıklama Yaptı

DİSK Trakya Bölge Temsilcisi  Salim Şen, Asgari Ücret Komisyonu’nun toplantıları devam ederken asgari ücret ile ilgili yazılı bir açıklama yayınladı. Şen’in konuyla ilgili açıklaması şöyle; Hepimizin bildiği üzere 2 Aralık tarihi itibari ile asgari ücret tespit komisyonu toplantıları başlamış bulunmaktadır. Bu yıl ki asgari ücret krizin başta işçiler olmak üzere emekçilerin sırtına yıkılmaya çalışıldığı bir...

Haberin Tarihi: 2 Aralık 2019 - Okunma Sayısı:312 defa okundu.

DİSK Trakya Bölge Temsilcisi  Salim Şen, Asgari Ücret Komisyonu’nun toplantıları devam ederken asgari ücret ile ilgili yazılı bir açıklama yayınladı.

Şen’in konuyla ilgili açıklaması şöyle;

Hepimizin bildiği üzere 2 Aralık tarihi itibari ile asgari ücret tespit komisyonu toplantıları başlamış bulunmaktadır. Bu yıl ki asgari ücret krizin başta işçiler olmak üzere emekçilerin sırtına yıkılmaya çalışıldığı bir ortamda belirlenecek. Asgari ücret ile çalışan milyonlarca emekçi ve ailesi açlık ile boğuşmaktadır. Ülkemizde yoksulluk sınırı 7 bin TL’ye dayanmış, açlık sınırı ise asgari ücretin bile üzerine çıkmıştır. İşçi ücretleri enflasyon karşısında erirken zamlar ve ek vergiler ile işçilerin alım gücü günden güne düşmektedir. İşçilerin büyük bir kısmı açlık tehlikesi ile yüz yüze yaşamaktadır. İşçi ve emekçilere reva görülen bu yaşam koşullarını kabul etmiyoruz.

İşçi sınıfı açlık ve işsizlik ile boğuşurken AKP hükümeti patronlara vergi indirimi, teşvikler sunuyor. İşsizlik Fonunu yağmaya açıyor. Sermaye yanlısı politikalar sayesinde bankalar ve büyük tekellerin geçtiğimiz yıl içerisinde ki net karları % 30 oranında artmıştır. Patronlar krizi fırsata çevirip karlarını arttırırken işçiler için tünelin ucu hala karanlıktır. DİSK olarak diyoruz ki krizin faturasını işçiler emekçiler değil krizi yaratanlar ödesin. Patronlara kesenin ağzını açan hükümet, sıra işçilere gelince kaynak yok diyor. EYT’lilere hakaret ediyor, emeklilere, kamu emekçilerine enflasyonun bile altında zam yapıyor, sendikalar ile yapılan sözleşmeleri en alt seviyede bitirmeye çalışıyor. Siyasi irade kaynak bulmak istiyorsa patronlara sağlanan avantajları kaldırıp karlarını vergilendirsin. Asgari ücretliden yılda 30 milyar TL vergi toplanırken, işverenlere bir yılda 176 milyar TL vergi muafiyeti uygulanmaktadır. Asgari ücretten vergi kesinlikle alınmamalıdır.

Ülkemizdeki ücretliler ile ilgili bazı tespitlerimizi şöyle sıralayabiliriz;

  • Bir milyonu üniversite mezunu olmak üzere 8 buçuk milyon vatandaşımız halen işsiz.
  • 10 milyon insan açlık sınırının altında çalışıyor ve bu koşullarda 65 yaşında emekli olmalarına imkan da yoktur.
  • OECD verilerine göre asgari ücretin satın alma gücü açısından Türkiye OECD ülkeleri içinde 18. Sırada yer almaktadır.
  • 10 milyon işçi asgari ücretle çalışmaktadır.
  • Kasım ayı itibari ile açlık sınırı asgari ücreti geride bırakmıştır
  • 2 buçuk milyon genç patronlarla pazarlık yaparak “asgari ücret 2020 TL, ben bu parayla geçinemiyorum, zaten emeklilik yaşı da 65 ve bu kadar süre prim gününü de tamamlayamam” kaygısıyla “vergi ve SSK’ya verdiğiniz paraları bize verin” diyerek kayıt dışı çalışıyorlar.
  • Yoksulluk sınırı ise 7 bin TL’ye dayanmıştır.

 

Taleplerimizi sıralayacak olursak:

 

  • İşçiler insan olmaktan kaynaklanan temel ihtiyaçlarını giderebilecek asgari ücret talep etmektedirler.

 

  • Türkiye’de asgari ücret tek bir işçi için hesaplanmaktadır ve bu durum uluslararası standartlara aykırıdır.

 

  • Uluslararası çalışma örgütü (İLO) asgari ücretin tespitinde 4 kişilik aile baz alınması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Ancak ülkemizde asgari ücretle çalışan 10 milyon işçinin hepsi sanki bekarmış gibi hesap yapılmakta aileleri dikkate alınmamaktadır. Asgari ücret belirlenirken işçinin ailesi de mutlaka dikkate alınmalı, asgari ücret en azından 4 kişi için hesaplanmalıdır.
  • Asgari ücretten vergi kesinlikle alınmamalıdır.
  • Asgari geçim indirimi (AGİ) asgari ücretin içinden çıkarılmalıdır.
  • Asgari ücret tespit komisyonu demokratik hale getirilmeli ve söz konusu komisyonda DİSK’de mutlaka olmalıdır. Tabii ki konunun asıl muhatapları olan asgari ücretle çalışanlar da bu kurul içerisinde ki yerini almalıdır.
  • Özellikle son bir yıllık ekonomik kriz koşullarına bağlı olarak asgari ücret, enflasyon karşısında erimiş, yoksulluk sınırı şöyle dursun açlık sınırının bile altında kalmıştır. Ekonomik kriz ve enflasyondan dolayı eriyen asgari ücretin gerçekçi bir biçimde tespit edilmesi şarttır.

Ve son olarak diyoruz ki;

 

10 milyon asgari ücretli çalışan işçinin ekonomik, demokratik, siyasi ve sosyal haklarının ailesi ile birlikte belirlenmesini talep ediyor ve masa başında bu kararı verenleri adil ve vicdanlı olmaya davet ediyoruz.

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı