Köşe Yazısı

SAROS ALAN BAŞKANLIĞI KURULMALI MI?

“Alan Başkanlığı’yla Saros korunacak” başlığı ile Hudut Gazetesi’nden bir haber çıktı. Kültür ve Turizm İl Müdürü Kemal Soytürk, bu konuda, İl Genel Meclis Üyeleri’ni bilgilendirmiş… Bu bilgilendirme sonunda Meclis Üyeleri nasıl..

SAROS ALAN BAŞKANLIĞI KURULMALI MI?

“Alan Başkanlığı’yla Saros korunacak” başlığı ile Hudut Gazetesi’nden bir haber çıktı. Kültür ve Turizm İl Müdürü Kemal Soytürk, bu konuda, İl Genel Meclis Üyeleri’ni bilgilendirmiş… Bu bilgilendirme sonunda Meclis Üyeleri nasıl yaklaşım göstermişler, onu bilemiyorum. Merak etmiyor da değilim. Çünkü ne meclis üyelerimizin ne de kamuoyunun bu konuda yeterli bilgi sahibi oldukları inancını taşımıyorum. .

***

Edirne Valisi Sn. Hüseyin Kırbıyık, geçtiğimiz günlerde yapılan SAROS ÇALIŞTAYI’nda bu öneriyi yaptığında özellikle CHP Keşan Örgütü tepki gösterdi, hatta bunun bir ALAN yönetimi değil, bir TALAN uygulaması olduğunu öne sürerek karşı çıktı. Elbette bu ters çıkış tümüyle yanlış da sayılmazdı. Çünkü AKP’nin 20 yılık yönetimi sonunda TALAN konusunda çok ilginç örnekleri görüp yaşadığımız için yoğurdu üfleyerek yemek alışkanlık oldu. Örneğin Edirne’de Şehircilik Bakanlığı, ya da MUÇEV, EÇEV gibi vakıflar eliyle yapılan uygulamalar önümüzde dururken Alan Yönetimi uygulamasının iyi niyetli ve doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmek çok inandırıcı olmuyor.

***

Ne var ki Alan Yönetimi yeni icad edilmiş bir yöntem değil.. Yalnız Kapadokya’da değil pek çok yerde de uygulanıyor. Alan yönetimi; sit alanları ve ören yerleriyle bunların etkileşim alanlarının doğal bütünlük içerisinde korunması, yaşatılması, değerlendirilmesi, geliştirilmesi ve toplumun kültürel-eğitsel ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla oluşturulmuş bir yönetim birimi olarak tarif ediliyor.(KTVVK m.3/a-10). Yani Alan Yönetimi ile kültür ve tabiat varlıkları koruma yasası çerçevesinde bölgelere özel, daha bütünsel ve işlevsel planlama ve koruma sağlanıyor. Arsa, marsa parsellenmiyor, satış, tahsis falan yapılmıyor.. Yasanın amacı bence çok doğru… Ama uygulama nedir? Bunu gidip yerinde görmek lazım..

***

Ben her şeye rağmen –örneğin- Saros’da böyle bir uygulamanın olmasından yanayım. Böyle bir uygulama yıllar önce başlatılabilseydi Saros sahillerinin, yılın sadece 2-3 ayında kullanılan, alt yapısız, arıtmasız 2 nci konutlarla işgali önlenebilirdi. 100 bine yakın yazlık konutla Saros betonlaştırılamayabilirdi. Alt yapı eksiklikleri nedeniyle güçlükler yaşanmazdı. Sahildeki arkeolojik eserler öncelikle koruma altına alınabilirdi. Bölge tümüyle planlanabilir ve günübirlik tesisler, yıldızlı oteller, mokamplar öne çıkarılabilir hem düzen sağlanır hem de istihdam yaratılabilirdi.. Kendi arıtmaları ve temizlik imkanları olan bu işletmeler yoluyla daha az kamu giderleri ile daha büyük gelirler sağlanabilirdi.

***

Saros’a kıyısı olan köylerde şimdilerde Enez’den başlayan ve kıyıyı takiben Keşan –Gelibolu yoluna bağlanan bir SAHİL YOLU hayal ediliyor. Bu elbette ki yol kıyısında mülkleri bulunanlar için çok cazip bir proje.. Böylelikle arsalarına giden yollar açılmış olacak. Sonra bu arsalar parsellenecek yeni yeni 2 nci konut siteleri ile Saros bir kez daha öldürülecek.. Bu yol düşünülürken acaba kaç ağaç sökülecek, bu yoldaki özellikle inşaat araçlarının yaratacağı toz, toprak ve gürültü kirliliği ormanlara olan yangın tehlikesinin artması gibi olumsuzluklardan hiç bahsedilmiyor. Halbuki sahil köyleri kendilerine özgü ayrı yolları ile kendi dünyalarında turizm için çok daha çekici ve güzel. Tüm köyleri TEK köy haline getirecek olan, ve köylerin tek tek güzelliğini, özelliğini, sakinliğini, tatilcinin köylüsü ile bütünleşen sosyal getirilerini, ekonomisini yok edecek olan bu projeye bilimsel yönden bakıldığında OLUR demek mümkün mü? Alan Yönetimi bilim insanlarından oluşacak.. Bu yolun açılmasını isteyenler Alan Yönetim Başkanlığını isterler mi?

***

Vali Bey’in bu girişimine HAYIR demeden önce mevcut uygulamaları yerinde gidip görmek, yani önce bilgi sonra fikir sahibi olmak doğru bir tavırdır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL