TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 151.342
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.862
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 164
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 7.905
Güncel Okuma Sayısı: 1.122

Sazlıdere FSRU Limanı için Bilirkişi bir kez daha olumsuz raporu verdi

Saros Körfezi’nde Sazlıdere Körfezi’nde yapılmakk istenen ve 2.Bilirkişi raporu süreci devam ederken bölgede hukuksuz bir şekilde çalışmalar başlatılmış ve devam ederken, 2.ÇED Raporu da olumsuz olarak açıklandı.   Konuyla ilgili..

Sazlıdere FSRU Limanı için Bilirkişi bir kez daha olumsuz raporu verdi

Saros Körfezi’nde Sazlıdere Körfezi’nde yapılmakk istenen ve 2.Bilirkişi raporu süreci devam ederken bölgede hukuksuz bir şekilde çalışmalar başlatılmış ve devam ederken, 2.ÇED Raporu da olumsuz olarak açıklandı.

 

Konuyla ilgili olarak Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz ve Saros Gönüllüleri Avukatı Bülent Kaçar, 14 Ocak 2021 Perşembe günü Cumhuriyet Meydanı’nda bir basın açıklaması yaptılar.

Açıklamaya CHP Keşan İlçe Başkanı Recep Pekcan, Edirne Saros Turizm Altyapı Birliği Başkanı Süleyman Paçaman, Edirne İl Genel Meclis Üyesi Erdinç Can ile bir grup Saros Gönüllüsü de katıldı.

Burada ilk olarak konuşan Keşan Kent Konseyi Başkanı Karagöz,şunları söyledi.

SAROS FSRU PROJESİNİN BİLİME AYKIRILIĞI KANITLANMIŞTIR

 

Saros Körfezine, orman ve tarım alanlarımıza, bölge turizmine yıkım getiren Botaş’ın dış ticaret projesi Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesine Çevre ve Şehircilik Bakanlığının verdiği ÇED Olumlu kararının iptali için Edirne İdare Mahkemesine açtığımız davamızda ikinci bilirkişi ortak raporu tarafımıza tebliğ edilmiştir. Ortak bilirkişi raporuyla Botaş’ın sadece dış ticaret için ısrar ettiği  projenin körfezimize ve bölgemize zararları, bilime, hukuka ve ÇED yönetmeliğine aykırılığı 48 sayfalık ayrıntılı rapor ile bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Bilirkişi raporuyla liman ve boru hattı projesinin İnşaat, Ziraat, Jeoloji ve Hidrojeoloji, Biyoloji ve Orman bilimlerine bir çok yönden aykırı olduğu, ÇED raporunda temel alınan verilerin eski ve eksik ve yetersiz olduğu, raporun yapılması gerekli bir çok değerlendirmeyi ve modelleme çalışmasını içermediği, Bern sözleşmesine aykırı olduğu, doğal ve yaban hayatının, orman ekosisteminin tehlike altına gireceği, toprakların kimyasal ve fiziksel analizlerinin yapılmadığı, endemik türlerin ve kesinlikle korunması gereken ve korunma için öncelikli türlerin ÇED  raporunda belirtilmediği, Orman Botaniği ve Orman Ekolojisi uzmanlarına inceleme yaptırılmadığı, dip tarama ve dolgu işlemindeki önlemlerin yeterli olmadığı, binlerce ağacın sökülmesinin orman ekosistemine zarar vereceği, proje alanının anayasal koruma altındaki yanan ve gençleştirmeye ayrılan ormanlık alan olduğu, meydana gelecek çevresel sorunlara mühendislik çözümlerinin sunulmadığı, proje alanının Yüksek Tehlikeli Deprem Bölgesinde yer aldığı kesin olarak kanıtlanmıştır.

Bilimsel Rapor karşısında bir kamu kurumu olan BOTAŞ şirketi ve T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arazilerimizdeki ve denizimizdeki tüm inşaat ve hafriyat çalışmalarını hukukun ve bilimin üstünlüğü ilkesi çerçevesinde  derhal durdurmalı ve arazilerimizi eski haline getirmeli, tüm arazi sahiplerinin zararlarını derhal gidermelidir.

Keşan Kent Konseyinin ve Saros Gönüllülerinin tüm uyarılarına rağmen 9 Kasım 2020 günü yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinin ardından acımasızca hafriyat ve inşaatlar yaparak topraklarımıza ve doğamıza büyük zararlar veren Botaş şirketinin bilime aykırı Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesinden vazgeçmesi kamu yararı gereğidir. Saros Körfezinin tüm kıyılarından binlerce Saros gönüllüsü,Keşan Kent Konseyinin rehberliğinde büyük bir dayanışma içinde hukuksal ve toplumsal mücadelesini ve tüm davalarını takip etmeye devam edecektir.

T.C.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı , onbinlerce imzalı dilekçemizi, onbinlerce change org imzamızı, ÇED itiraz dilekçelerimizi , milyonlarca yurttaşın bu talana karşı sesini artık duymalı ve kamusal görevini yaparak bu projenin tüm ÇED Olumlu kararlarını iptal etmelidir. Bakanlık ve Botaş kamu kurumları olarak bilime ve hukuka aykırı uygulamada ısrar edemezler. Aksi halde Botaş Saros’dan çıkıncaya kadar yeni şikayetlerimiz  ve hukuksal mücadelemiz devam edecektir.Keşan Kent Konseyi ve Saros Gönüllüleri olarak, Edirne İdare Mahkemesi’nin önceki rapor ve yeni bilirkişi raporundaki birçok bilime ve hukuka aykırılık nedeniyle Saros körfezinde ve arazilerimizde daha fazla telafisi imkansız zarar doğmaması için acilen  yürütmeyi durdurma kararı vereceğine inanıyoruz.

BOTAŞ SAROS’DAN ÇIKSIN.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVREYİ KORUMA GÖREVİNİ YAPSIN.

 

Keşan Kent Konseyi                                                   Saros Gönüllüleri

 

Karagöz‘den sonra konuşan Saros Gönüllüleri Davacılar Vekili Bülent Kaçar konuştu.

Kaçar‘da konuşmasında şunları söyledi.

1- Planlanan proje kapsamında kurulacak kara boru hattının bir bölümü orman arazisi içerisinde kalmaktadır. Bu alanlarda yapılacak kazı çalışmaları sebebiyle boru güzergahı üzerinde kalan mevcut orman ağaçlarının sökülerek taşınması dolayısıyla bu alanlarda olumsuz bir etki oluşturması muhtemeldir.

2- Proje kapsamında 30 cm bitkisel toprağın ve 1 metre civarında da hafriyat kazısı yapılacak olması sonucunda orman alanlarında olumsuz bir etki oluşturması muhtemeldir.

 

3- Bunun yanında, bölgede orman yangınlarının çıkma potansiyelinin çok yüksek olduğu ve gerekli tedbirlerin alınmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.

 

4-Sonuç olarak, proje kapsamında yapılacak faaliyetler arasında yer alan 17.121 m uzunluğundaki kara boru hattı planlanması ve bu hattın 12,92 halık kısmının ormanlık alandan geçmesi, bu amaçla orman alanlarında yapılacak kazı çalışmaları sebebiyle boru hattı güzergahı üzerinde kalan mevcut orman ağaçlarının sökülerek taşınması, orman yüzeyindeki 0,3 m bitkisel toprağın ve 1 m civarındada hafriyat kazısının yapılacak olmasının orman ekosistemleri üzerinde yukarıda sıralanan olumsuz etkileri meydana getirme potansiyeli bulunmaktadır.

 

5- Karasal alan üzerinde yapılacak faaliyetlerin de çevre orman ekosistemlerini olumsuz yönde etkileme potansiyeli bulunmaktadır. Özellikle, proje sahasında yapılacak inşaat alanındaki kazı, kamyonlarla taşıma, toz ve gürültünün çevre orman ekosistemlerinde yaşayan canlıları etkileme potansiyeli bulunmaktadır.

 

6-Nihai ÇED Raporu aynı sayfada (304”de)  “Proje kapsamında ağaç kesilmesi durumunda, ilgili kurumun belireceği şekilde ağaçlandırma çalışmaları yapılacaktır” ifadeleri yer almaktadır, ama “ilgili kurumun belirteceği ağaçlandırma şeklinin” ve bu ağaçlandırmanın nerede yapılacağı, ne olacağı hakkında açıklayıcı ilgili kurum veya uzman görüşü raporda yer almaması eksikliktir.

 

7-Nihai ÇED Raporlarında kesilen alanlarda yapılacak ağaçlandırma çalışmalarının nasıl yapılacağına dair açıklayıcı ve uzman görüşü içeren “Yeniden Ağaçlandırma Projelerinin” hazırlanarak sunulması gerekmektedir. Çoğu durumda şirketler bu sorumluluğu daha çok Orman Bölge Müdürlüğü üzerine atarak, sorumluluk almaktan kaçındıkları izlenimi edinilmiştir.

 

8Bununla beraber, orman toprağı yüzeyinde sadece bitkisel toprak değil aynı zamanda otsu türler, mineral üst toprakta ise algler, mantarlar, likenler ve karayosunları bulunmaktadır, toprak sıyırması sırasında Nihai ÇED raporunda bunların korunmasına yönelik alınacak tedbirler eksiktir.

 

9-Yangın çıkma olasılığının yüksek olduğu bir alanda kurulan bir işletmenin, Nihai ÇED raporunda bu organizasyon yapısına yer verilmemesi eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

 

10- Proje alanı ve kara boru hattı yapımı sırasında oluşacak gürültünün orman ekosistemlerinin önemli bir elemanı olan yaban hayatına olası olumsuz etkisinin dikkate alınmadığı ve değerlendirilmediği görülmektedir. Yaban hayatının gürültüden en az etkilenmesi amaçlı, özellikle üreme ve çiftleşme dönemlerinde gürültü faaliyetlerinin en aza indirilmesi gerekmektedir. Bunun yanında tesislerin girişi nizamiye ile kontrol edilerek evcil ve yabani hayvanların alana girmesinin engellenmesi uygulamada kullanılan bir bilimsel yol değildir diye değerlendirilmiştir.

 

11- İnşaatlar sırasında yüzeydeki bitkisel toprağın alınacağı Nihai ÇED  raporunun 118. sayfasında gerekli önlemlerin alınacağının belirtilmesine karşın Proje sahası toprakların kimyasal ve fiziksel analizleri bilinmeden alınacak önlemler yetersiz olacaktır. ÇED Raporuna toprak verisinin arazi varlığı haritasından verilmiş olması ve 1970’lerde yapılan Toprak Haritasının temel alınmasıdır.

 

12- ÇED raporunda belirtilen ve saha çalışmasında teşhis edilen deniz ekosisteminde yer Posidonia acceanica Akdeniz’e endemik çiçekli bir bitki olup özellikle kirliliğe ve antropojenik (doğada insan kaynaklı etmenler) etkilere karşı duyarlı olup temiz bölge indlkatörüdür. Bu tür özellikle bölgelerin statü tanımlamalarında da kullanılmaktadır. Belirtildiği üzere de bu biyotop 17-18 metreye kadar devam etmektedir.

 

13- Proje bölgesi de Akdeniz ve Marmara-Karadeniz türlerinin geçiş yaptığı bir alanıdır. Ayrıca FSRU gemi iskelesinin uzunluğunun 270 metre olacağı da düşünüldüğünde antropojenik etkinin olmaması mümkün değildir. Nihai raporu sf.96’da “Gerekli görüldüğü takdirde deniz suyu kirlilik ve ekosisteme yönelik analizlerin yapılacağı”  belirtilmiştir.

 

14-Projede 1.3.16 da belirtilen dip taraması ve dolgu platformu işlemlerinde belirtilen önlemler ekosistemin korunmasına yeterli bulunmamıştır. Ayrıca bilimsel olarak ta bu işlemler sonrası ekosistemin zarar görmemesi mümkün görülmemiştir. Böyle bir durumda geriye dönüşüm, düzenleme de bilimsel ve teknolojik uygulama olarak hiç mümkün görülmemektedir.

 

15-Proje ve etki alanı dahilinde ÇED raporunda bahsi geçen bitki florasına dair verilerde literatürde de yer alan endemik Edirne-Keşan-Mecidiye bölgesinde yer alan Dianthus ingoldbyi Turill (Şehit karanfili) den bahsedilmemesi eksiklik olarak değerlendirilmiş ve Türkiye Bitkileri Nesli Tehlike Altında Kritik Tür (Ekim, T., Koyuncu, M.,Vural, M..,Duman, H., Aytaç, Z.& Adıgüzel, N., 2000 Red Data Book of Turkish Plants (Pteridophyta and Spermatophhyta), Barışcan Ofset, Ankara 246 pp) ün proje etki alanı içinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine dair bir açıklama ve önlem belirtilmemesi büyük eksiklik olarak öngörülmüştür.

 

16-Raporda belirtilen karasal ekosistemde yer alan Testudo gracea  Linneaus 1758 (mahmuzlu kaplumbağa) proje alanında bol sayıda olarak belirtilmiştir. IUCN’ ye göre de “zarar görebilir” olarak değerlendirilmiştir. Literatüre göre de bu türler habitat kaybından kolaylıkla etkilenebilir olup koruma için öncelikli bir tür olarak beyan edilmektedir.  (Habitats Directive (1992): Council Directiv 92/43/EEC of 21 May 1992 on the conservation of natural habitats and of wild fauna and flora. Offical Journal of the Europen Union 206: 7-50 ve Tortolse & Freshwater Turtle Specialist Group (1996): Testudo greca. The IUCN Red List Of Threatened Species 1996: e T21646A9305693.) Bu türün de korunması ve habitatın (yaşam alanı) muhafazasına dair bilgi verilmemiştir. Sonuç olarak alınacak önlemler yetersiz bulunmuştur.

 

17- Tesisin yapılacağı alanda Kireçsiz Kahverengi Orman Toprağı olarak sınıflandırılan toprak olduğu söz edilmesine karşı keşifte alınan örneklerde yüksek kireç içeriği saptanmıştır. Bu bağlamda Raporda kullanılan toprak verisinin başka kaynaklardan ve genel bir haritadan alındığı ve sonuçta hatalı bir sınıflandırma yapıldığı görülmüştür.

18- Ayrıca hafriyat hesaplamalarında ortalama hacim ağırlığı 1.6 olarak alınmıştır. Bu daha çok kumlu toprakların değer aralığıdır ancak keşif yerinde yapılan incelemelerde toprakların killi-siltli olduğu görülmüştür. Bu da tozuşma düzeyinin daha yüksek olacağını düşündürmektedir.

 

19- Orman ekosistemleri ilişkili çalışmalarda ve arazi incelemelerinde Orman Botaniği ve Orman Ekolojisi konusunda uzman kişilerin de yer almasının yararlı olacağı değerlendirilmiştir.

 

20- Proje alanında 3 Amfibi türü tespit edilmiştir. Bu türlerin 2’si Bern Sözleşmesine göre EK-II kategorisinde (Kesinlikle korunması gereken hayvan türleri) ve bu türde EK-III kategorisinde (Korunması gereken hayvan türleri) yer almaktadır.

 

21- Proje alanında 6 sürüngen türü tespit edilmiştir. Tespit edilen türler Bern Sözleşmesine göre değerlendirildiğinde; 2 tür EK-III, 3 tür EK-II kapsamına girmektedir.

 

22- Proje alanında 10 kuş türü tespit edilmiştir. Bern Sözleşmesine göre; tespit edilen kuş türlerinin 6 tanesi Ek.III “Korunması gereken hayvan türleri” ne dahildir. 2 tür “Merkez Av Komisyonunca koruma altına alınan hayvanları” EK-I listesine dahildir.

 

23- Proje alanında 9 memeli türü tespit edilmiştir. Bern Sözleşmesine göre; 1 tür EK-II “Kesinlikle korunması gereken hayvan türleri” 5 Tür ise EK-III ”Korunması gereken hayvan türleri)  kapsamında bulunmaktadır. MAK kararlarına göre değerlendirme yapıldığında; 1 tür EK-I “Kesinlikle korunması gereken hayvan türleri), listesine dahildir.

 

24-Bununla beraber, sahanın flora ve faunasına yönelik arazi çalışmalarının hangi aylarda ve toplamda kaç gün olarak yapıldığına dair bilgiye Nihai ÇED  Raporunda rastlanılmamıştır.

 

25- Ek olarak “Proje alanı ve Yakın Çevresinde Bulunması Muhtemel Flora ve Fauna Türlerinin“ verildiği sayfa Tablo 4 (flora), Tablo 23 (iki yaşamlılar), Tablo 24 (Sürüngenler), Tablo 25 (Kuşlar) ve Tablo 26’ da (memeli türler) belirtilen türlerin çoğunun kaynağının “L” (yani Literatür) gösterilmesi, sahanın gerçek florasının ve faunasının belirlenmesinde arazi çalışmalarından daha çok literatür çalışmasına dayalı bir flora ve fauna belirlemesinin yapıldığını ortaya koymaktadır.

 

26-Nihai ÇED Raporunda verilen, sahasının flora ve faunası sonuçlarının, projenin gerçekleşeceği tüm alanları kapsayıp kapsamadığı açık değildir.

 

27- Sahanın flora ve faunasına yönelik arazi gözlem ve literatür bilgileri sadece proje inşaat alanını mı (53,2 ha) yoksa boru hattı güzergahının geçtiği ormanlık alanları da (12,92 ha) kapsıyor mu? Açık değildir.

 

28-Bunlara ek olarak, hazırlanan flora ve fauna raporunun orman altında veya boşluklarında yer alan bazı önemli türler (Algler, Mantarlar, Likenler, Karayosunları) üzerine bilgileri içermemesi eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

 

29-ÇED raporunu hazırlayan ekip irdelendiğinde akademik uzmanlığa sahip kişilerden sadece 3 kişiden (hidrobiyolog, ekolog,hidrojeoloji mühendisi) oluştuğu belirlenmiştir. Bitki florası açısından bu kadar zengin bir bölgede bitki sistematikçisinin olmaması, kuş ve diğer karasal ekosistemi değerlendirebilecek uzmanların olmayışı veya bu kişilerden görüş kapsamında değerlendirmeler alınmaması (bölgede bulunan üniversitedeki alan uzmanı kişilerin yayınları ve görüşlerinin değerlendirilmemesi), sadece sınırlı literatüre dayalı bir ekosistem değerlendirilmesinin yapılmış olması eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

 

30-Proje alanında 9 memeli türü tespit edilmiştir. Bern Sözleşmesine göre; 1 tür EK-II “Kesinlikle korunması gereken hayvan türleri” 5 Tür ise EK-III ”Korunması gereken hayvan türleri)  kapsamında bulunmaktadır. MAK kararlarına göre değerlendirme yapıldığında; 1 tür EK-I “Kesinlikle korunması gereken hayvan türleri), listesine dahildir.

 

31-Bununla beraber, sahanın flora ve faunasına yönelik arazi çalışmalarının hangi aylarda ve toplamda kaç gün olarak yapıldığına dair bilgiye Nihai ÇED Raporunda rastlanılmamıştır. Ek olarak “Proje alanı ve Yakın Çevresinde Bulunması Muhtemel Flora ve Fauna Türlerinin” verildiği sayfa Tablo 4 (flora), Tablo 23 (iki yaşamlılar) Tablo 24 (sürüngenler), Tablo 25 (kuşlar) ve Tablo 26’ da (memeli türleri) belirtilen türlerin çoğunun kaynağının “L” (yani literatür) gösterilmesi, sahanın gerçek florasının ve  faunasının belirlenmesinde arazi çalışmalarından daha çok literatür çalışmasına dayalı bir flora ve fauna belirlenmesinin yapıldığını ortaya koymaktadır.

 

32-Bunlara ek olarak, hazırlanan flora ve fauna raporunun orman altında veya boşluklarında yer alan bazı önemli türler (Algler, Mantarlar, Likenler, Karayosunları) üzerine bilgileri içermemesi eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

 

33-Personelin uzmanlıkları hakkında nasıl bir kriter seçilmesi (yıla göre mi, çalıştıkları projeyi mi, yoksa bilfiil yaptıkları proje tip ve sayısına göre mi uzman denilecek) gerektiği konusunda da tartışmalı olacağı dikkate alınmamıştır.

 

34- Boru hattının geçeceği ve tesisin mülkiyet dağılımında tarım alanlarının yoğun olmasına karşın bu topraklara yönelik analiz yapılmadığı görülmektedir.

 

35- Proje alanı ve çevresindeki flora ve fauna türlerinin varlığına yönelik sunulan Nihai ÇED Raporundaki Tablo 4, Tablo 23-24-25-26 incelendiğinde türlerin varlığı daha çok literatür kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Kara boru hattının geçeceği ormanlık alanların gerçek flora ve fauna türlerinin çeşitliliği,endemik olup olmadığını yansıtıp yansıtmadığı raporda açık olarak belirtilmemiştir.

 

36- Arazi gözlemlerinin yapıldığı zaman ve toplam gün sayısı raporda belirtilmemiştir.

 

37- Özellikle orman altı otsu türlerin alanda var olup olmadığının doğru olarak tespit edilmesinde mevsim ve arazi çalışma sıklığının ve sayısının önemli olduğu aşikardır. Hem flora hem de fauna listelerin projeye konu saha için doğru olarak oluşturulabilmesi için yılın değişik zamanlarında türün (özellikle endemik ve nadir türlerin) arazide bulunma dönemini de dikkate alarak, arazi etütleri yapılarak ortaya konulması daha doğru bir yaklaşımdır.

 

38 – Ayrıca flora listesinde orman ve ekosistemleri için oldukça önemli algler, mantarlar, likenler, karayosunları detaylı olarak yer almamaktadır. Likenler (fruticose, crustose ve foliose) değişik substratlarda (kaya,taş, ağaç kabuğu ve daları, toprak vs) karayosunları toprak ve ağaçlar üzerinde gelişme göstermektedir. Bu türler ormanlık alanda çok yaygın bir şekilde bulunmaktadırlar. Fakat ekosistemin bu ana bileşenleri hakkında ayrıntılı bilgiye rastlanılmamıştır.

 

39 – Orman ekosistemleri yönünden değerlendirmede proje işletme alanı ile kara boru hattının geçeceği ormanlık alanlara yönelik flora ve fauna türlerinin arazi gözlemlerinden daha çok literatür bilgisine yönelik olarak tablolar da verilmesi yanında orman ekosistemleri için önemli olan algler, mantarlar, likenler, karayosunlarına yönelik detayları içermemesi eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

 

40- Dalga İklimi çalışması önemlidir. Kıyı yapıları ekstrem dalgalara karşı dayanıklı olarak inşa edilmelidir.

İLK BİLİRKİŞİ RAPORUNDAKİ 90 AYRI BİLİME AYKIRILIĞA EK OLARAK İKİNCİ BİLİRKİŞİ ORTAK RAPORUNDA YAKLAŞIK 60 CİVARINDA DAHA BİLİME VE ÇED YÖNETMELİĞİNE AYKIRILIK TESPİT EDİLMİŞTİR.

 

BOTAŞ’IN BİLİME KULAK VERMESİ İÇİN DAHA KAÇ BİLİRKİŞİ RAPORUGEREKMEKTEDİR.

 

BU PROJENİN HUKUKSUZLUĞUNU BOTAŞ’IN ANLAYABİLMESİ İÇİN KAÇ BİN İTİRAZ DİLEKÇESİ KAÇ MAHKEME KARARI GEREKMEKTEDİR.

 

BOTAŞ’IN DIŞ TİCARET PROJESİ OLAN SAROS FSRU LİMAN VE KARA BORU HATTININ NE BÖLGEMİZE NE DE ÜLKEMİZE HİÇ BİR YARARININ OLMADIĞI SAROS KÖRFEZİNE BÜYÜK ZARARLAR VERECEĞİ BİLİRKİŞİ RAPORUNDAKİ TESPİTLER İLE KESİN OLARAK KANITLANMIŞTIR.

 

 

BİLİME VE HUKUKA AYKIRI BU PROJEDEKİ ISRAR NEDENİYLE MÜVEKKİLLERİMİZİN TARIM ARAZİLERİ DOZERLERLE MAHVEDİLMİŞ OLUP, ATA MİRASI TOPRAKLARI ACELE KAMULAŞTIRMALARLAELLERİNDEN ALINMAK İSTENMEKTEDİR.

 

MİLLETİN İRADESİNE, BİLİME NEDEN SAYGI GÖSTERİLMEMEKTEDİR? DENİZİMİZ, ORMANLARIMIZ, DOĞAL YAŞAMIMIZ NEDEN TİCARETE KURBAN EDİLİYOR?

 

KAMU YARARINA ÇALIŞMASI GEREKLİ BOTAŞ’IN VE ÇEVREYİ KORUMAKLA GÖREVLİ ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞININ BİLİRKİŞİ RAPORUNDAKİ BİLİMSEL TESPİTLERE GÖRE SAROS FSRU LİMAN VE BORU HATTI İNŞAATINI ACİLEN DURDURMASINI VE İPTAL ETMESİNİ YURTTAŞLAR OLARAK TALEP EDİYORUZ.

 

Haberle ilgili görüntüleri aşağıdaki li,nkten izleyebilirsiniz.

https://www.facebook.com/KesanPostasi/videos/1400383110312809

 

 

İLAN DETAYLARI İÇİN FOTOĞRAFIN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL