HESABIM
Üye Ol

SONBAHARDA SAKLI VEDALAR..

  NURUN DÜNYASI ndunyasi@kesanpostasi.com Bu günlerde havalar yazın bunaltıcı sıcaklarını geride bırakıp yaprakların döküldüğü,rüzgarların estiği,güneşin yerini yağmurlara yavaş yavaş bırakıyoruz.Sonbaharın ayrı bir yeri vardır vedaları ,hüznü hatırlatır bizlere.Her yaprak düşüşünde bir umut daha kaybolur,bir ışık daha söner.Rengarenk çiçekler,yemyeşil ağaçların yerini sararan çiçekler dalından düşen yapraklar ve yüreğimizden kopan hüzündü aslında!İnsanlar yaşı her ne kadar ilerlemiş...

Yazar: Nur KURT - Yazının Tarihi: 9 Ekim 2015 - Okunma Sayısı:714 defa okundu.

nurun dunyasi

  NURUN DÜNYASI
ndunyasi@kesanpostasi.com

Bu günlerde havalar yazın bunaltıcı sıcaklarını geride bırakıp yaprakların döküldüğü,rüzgarların estiği,güneşin yerini yağmurlara yavaş yavaş bırakıyoruz.Sonbaharın ayrı bir yeri vardır vedaları ,hüznü hatırlatır bizlere.Her yaprak düşüşünde bir umut daha kaybolur,bir ışık daha söner.Rengarenk çiçekler,yemyeşil ağaçların yerini sararan çiçekler dalından düşen yapraklar ve yüreğimizden kopan hüzündü

aslında!İnsanlar yaşı her ne kadar ilerlemiş olsa da içimizde zaman zaman umutsuzluklar olmuştur yüreklerde mazilerde kalmış tatlı hayaller ve kırılan umutlar vardır mutlaka. İşte bu anıları kıpırdatacak sıcak bir sonbaharı yaşatmak hatırlamak sonbaharda saklı kalan vedaları hüsranı anlatan  değerli şair yazar Mustafa Çifçi’nin  bu sımsıcak yazısını sizlerle paylaşmak istedim…
Soğuk bir sonbahar akşamıydı. Hava kararmış, yağmur başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu. Gözlerin donuk bedenin halsizdi. Gizli bir el kalkışa hazırlanan otobüse binmek için seni sürükler gibiydi…
Sanki kalmak istiyordun. Baharda dönerim demiştin hatırlıyor musun ? Sakın beni unutma bekle… Ben seni unutmadım sevgili, ben seni unutmadım… Bütün kış baharda döneceğin günün hayaliyle ısındım… Minik öpücüklerle uyandırıp güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumsalın, güneşin tadına birlikte varacak , gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik…Bekledim gelmedin…
Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiğim her şeyde senden izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım , bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım…
Her sabah seni bulmak için yollara düşmek geldi içimden ama gidemedim… Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece… Gelir dedim kendi kendime, Söz verdi gelmesi gerek. Bekledim…Kendimi param parça hissettim ama yine de sana kızamadım.Unuttum kötü sözlerini, Unuttum kapında bekletildiğimi. Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum. Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım… Hep dönmeni bekledim…

Zamanla alıştım acılara , ölüm ilanlarına da kendiliğinden silinen adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna… Ama yalnızlığa alışamadım, hasrete alışamadım, özlemlere, sensizliğe alışamadım…
Hep dönmeni bekledim. Gelmedin be sevgili… Gelmedin… Oysa daha yolun başındaydık. Şimdi artan yalnızlığım , büyüyen yokluğun var . Duvarlarda gözlerinin izi , kapı kollarında parmak izlerin saklı…
Sen neredesin sevgili, varlığın nerede?. Bir mevsim döndü, sen dönmedin… Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım yüreğimde çöreklenmişti gece yarılarında.
Özlemlerim hiç bu kadar olmamıştı gün ışığına yakın… Hasret bu kadar büyümemişti içimde… Şimdi göçebe olmuş yüreğim her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum…Bir umut dönersin diye… Umudun türküsünü söylüyorum sessizce, çaresizce…Belki duyarda dönersin diye…Ben hala bıraktığın yerdeyim, ben hep sonbahardayım…

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı