Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 18

Tecrübelerine bunu da sabitle…

    Osman COŞKUN ocoskun@kesanpostasi.com “Neden mutlu olamıyoruz” dedim gayri ihtiyari, “ne bileyim ulan ben” dedi… Sonra içimden konuşmaya başladım kendimle; Herkes mutsuzdu görünürde, ama kime sorsan nedenini, kimsenin vereceği..

Tecrübelerine bunu da sabitle…

osman-coskun1

    Osman COŞKUN

ocoskun@kesanpostasi.com

“Neden mutlu olamıyoruz” dedim gayri ihtiyari,
“ne bileyim ulan ben” dedi…

Sonra içimden konuşmaya başladım kendimle;
Herkes mutsuzdu görünürde, ama kime sorsan nedenini, kimsenin vereceği bir yanıtı yoktu, kronik mutsuzluğa tutulmuşuz her birimiz! Ne yaptığımızı, ne yapmaya çalıştığımızı, hiçbir şeyi anlamadan yaşayıp gidiyoruz, öyle! Salmışız çayıra, mevlam kayırsa da olur, tersi de olur, hiç kimsenin umurunda değil!
Neden mutsuzsunuz ahali, cevabını bilmediğiniz haller yakışıyor mu size?

Neden mutsuzduk gerçekten? Neyimiz eksikti, eksik olan neyimiz vardı? Bir yerlerde bir şeyler eksikti ama, nerede ne eksikti, cidden bilmiyorduk!
Nasıl bir insan coğrafyasıdır lan bu! Bütün ülkeleri gezsek yine mutsuz olur muyduk? Köpekler gibi sevsek, köpekler gibi sevseler bizi, yine mutsuz olur muyduk?

Tuttuğumuz takım ne kadar kupa varsa silip süpürse, yine mutsuz mu olurduk?

Eylemlere gitsek, gırtlağımız patlayana kadar slogan neyim atsak, yine mi mutsuz olurduk?

Ne istiyorduk acaba biz?
Aşk mı?
Para mı?
Şöhret mi?
İş mi?
Ev mi?
Araba mı?
Bunlara sahip olanlar da mutsuzlar! Demek daha başka bir şeyler var! Daha derinlerde, daha içerilerde bir yerlerde!

“Peki, nerede bu mutluluk” diye sordum yine gayri ihtiyari,
“hadi siktir olup gidelim artık buradan” dedi…

Gittik!

Gitmek insan icadıydı ve hiçbir boka yaramıyordu, defalarca tecrübeyle sabitlenmesine rağmen, bıkmadan, usanmadan, hiç durmadan insanlar birbirlerinden gidiyorlardı!

Sabitledim gözlerimi bir noktaya, kuşlar gitti, kediler, köpekler gitti, güneş gitti, ay geldi ama, ufak ufak o da gidiyor durmuyor durduğu yerde, yakamoz vardı bu gece, o da yavaş yavaş gidiyordu! Herkes, her şey gidiyordu!

Ben de geçmişte bıraktığım ne varsa bir cesaret onların yanına gideyim dedim…

Gidemedim!

Gitmek çözüm değildi, tecrübeye bunu da sabitle!

Haydi, selametle, çözün bütün palamarlarımı!

übelerine bunu da sabitle…

“Neden mutlu olamıyoruz” dedim gayri ihtiyari, 
“ne bileyim ulan ben” dedi…

Sonra içimden konuşmaya başladım kendimle;
Herkes mutsuzdu görünürde, ama kime sorsan nedenini, kimsenin vereceği bir yanıtı yoktu, kronik mutsuzluğa tutulmuşuz her birimiz! Ne yaptığımızı, ne yapmaya çalıştığımızı, hiçbir şeyi anlamadan yaşayıp gidiyoruz, öyle! Salmışız çayıra, mevlam kayırsa da olur, tersi de olur, hiç kimsenin umurunda değil! 
Neden mutsuzsunuz ahali, cevabını bilmediğiniz haller yakışıyor mu size?

Neden mutsuzduk gerçekten? Neyimiz eksikti, eksik olan neyimiz vardı? Bir yerlerde bir şeyler eksikti ama, nerede ne eksikti, cidden bilmiyorduk!
Nasıl bir insan coğrafyasıdır lan bu! Bütün ülkeleri gezsek yine mutsuz olur muyduk? Köpekler gibi sevsek, köpekler gibi sevseler bizi, yine mutsuz olur muyduk?

Tuttuğumuz takım ne kadar kupa varsa silip süpürse, yine mutsuz mu olurduk?

Eylemlere gitsek, gırtlağımız patlayana kadar slogan neyim atsak, yine mi mutsuz olurduk?

Ne istiyorduk acaba biz? 
Aşk mı?
Para mı? 
Şöhret mi? 
İş mi?
Ev mi?
Araba mı? 
Bunlara sahip olanlar da mutsuzlar! Demek daha başka bir şeyler var! Daha derinlerde, daha içerilerde bir yerlerde!

“Peki, nerede bu mutluluk” diye sordum yine gayri ihtiyari,
“hadi siktir olup gidelim artık buradan” dedi…

Gittik!

Gitmek insan icadıydı ve hiçbir boka yaramıyordu, defalarca tecrübeyle sabitlenmesine rağmen, bıkmadan, usanmadan, hiç durmadan insanlar birbirlerinden gidiyorlardı!

Sabitledim gözlerimi bir noktaya, kuşlar gitti, kediler, köpekler gitti, güneş gitti, ay geldi ama, ufak ufak o da gidiyor durmuyor durduğu yerde, yakamoz vardı bu gece, o da yavaş yavaş gidiyordu! Herkes, her şey gidiyordu!

Ben de geçmişte bıraktığım ne varsa bir cesaret onların yanına gideyim dedim…

Gidemedim!

Gitmek çözüm değildi, tecrübeye bunu da sabitle!

Haydi, selametle, çözün bütün palamarlarımı!

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL