Köşe Yazısı

Tek Katlı Ev

Tek Katlı Ev

Edirne Keşan’ da, öğretmen olan babam ev hanımı olan annemle birlikte 80’ li yıllarda babadan kalma arsaya tek katlı bir ev inşa ettiler.

Evi yaparken o kadar maddi zorluk çektiler ki anlatamam. Evin temellerini babam kazdı. Annem kovayla çıkan toprağı taşıdı. El arabası alacak paraları bile yoktu. Eve taşındığımızda yer döşemesi bile yoktu. Betonun üstüne naylon serildi onun üzerine halı kondu. Zamanla yer döşemeleri tamamlandı. Salonda eşya olmadığından ses yankı yapıyordu.

Yıllar geçtikçe evin eksikleri yavaş yavaş tamamlandı. Küçük bahçesi yeşillendi. Mantaloma yapıldı, kalorifer döşendi. 2013’ te babam vefat edince dizlerinden rahatsız olan annem için bu ev daha da önemli hale geldi. Düz ayak olduğundan merdiven inip çıkması çok daha kolay ve annemin anıları bu evde olduğu için dairede oturan çocuklarının yanına gelmek istemiyor bir türlü.

Bu ev olmasa annem için hayat anlamsız olur. Ancak son on yılda çok şey değişti. Yanlarımızda ve arkamızda boş arsa olan yerlere apartmanlar dikildi.  Bizim ev karikatürlerdeki apartmanlar arasında zamana meydan okuyan ev haline geldi.

Ancak gelen geçen, tanıyan tanımayan herkes mahalle baskısı uygulamaya başladı. “Siz evi ne zaman müteahhide veriyorsunuz?” diye sormaya başladı.  Bizde böyle bir şeyin asla mümkün olmayacağını nedenleriyle söyleyip anlatıyoruz.

Aynı kişiler aynı zamanda eve de imrenerek bakıyorlar, Komşular nefes almak istediklerinde bahçemize geliyor, apartman yaşamının kötülüklerinden şikayet ediyorlar. Bizim gibi müstakil ev hayali kuruyorlar.

Bu yaşananlar gösteriyor ki; Türk milleti koyun sürüsü gibi. Koyunlardan biri uçurumdan atlarsa hepsi peşinden gidiyor. Üstelik uçurumdan atlamayan koyunu da diğerleri ısrarla uçurumdan atlamaya çağırıyor. Hiçbir şeye değer vermiyor, sahip çıkmıyor, düşünmüyor, sorgulamıyor.

Bu örneği diğer alanlara da yaygınlaştırırsak Türkiye’nin neden sık sık uçurumun kenarında olduğunu da anlamış oluruz.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL